"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

800 yıllık zikir ve kahve geleneği...

08 Mayıs 2017, Pazartesi 12:42
Tunus'un başkentinde bulunan Cellaz Tepesi'ndeki Şazeli Zaviyesi, zikir ve kahve geleneğini 800 yıldır aksatmadan devam ettiriyor.

Sufi Şazeli Tarikatı kurucusu Ebu'l Hasan eş-Şazeli'nin 1221-1244 yılları arasında uzun süre inzivada kaldığı mağaranın bulunduğu Cellaz Tepesi, tarikat müritleri ve sevenlerinin bir araya geldiği, zikir halkalarının düzenlendiği, Tunus'ta önemli sufi merkezlerden biri kabul ediliyor.

Cumartesi günleri çoğunluğu geleneksel giysileri "cibbe, bernus ve fesleriyle" sabah namazına gelen sufiler, namazın ardından İmam Hasan Şazeli’nin "virdlerini" batı Arap dünyasının kendine has üslubuyla heceleyerek bir ağızdan okuyor.

Şazeli Zaviyesi'nin zikir meclisindeki usulleri anlatan zaviyenin baş kayyumu Şeyh Fethi Derfus, sabah namazıyla başlayan oturumlarda Kuran-ı Kerim kıraatı, İmam Şazeli’nin "Hizbu'lleyl (Gece Duası)", "Hizbu’l Bahr (Deniz Duası)" gibi dua manzumelerinin okunduğunu söyledi. 

Bazı oturumları Şazeli Postnişini Sidi Hasan Bilhasan'ın yönettiğini dile getiren Şeyh Derfus, "Meclislerin bir kısmında zikir halkasını zakir başı yönetir. Allah ismi şerifini uzatarak vurguyla zikrederler, Yasin ve Tebareke surelerini okuduktan sonra ilahi grubu (Münşidin) gelir ve çeşitli ilahiler okurlar." dedi.

"Zikir sonrası ekmek, zeytin ve su"

Zikir meclisine çantalarıyla gelen müritler, zikirden sonra beraberlerinde getirdikleri ekmek, zeytin ve su ile öbek öbek kurulan sofralarda kahvaltı ediyorlar. 

Kahvaltıdan sonra müritlerin bir bölümünün dağıldığını söyleyen Derfus, Şazeliler ile birlikte anılan kahve geleneğine ilişkin ise şunları söyledi:

"Müritlerden isteyenler aşağıdaki kahvehaneye iner orada kahvelerini içerler. Bunda herkes hürdür. Bu kahve içme geleneği, bize İmam Şazeli'den kalma güzel bir adettir. Tunus'ta kahveye zaten 'Şazeliye' denir. Tunus'a kahveyi İmam Şazeli hazretlerinin getirdiği söylenir. Büyüklerimizden bize geldiği şekliyle, İmam Şazeli, uykuyu engellemesi için kahve çekirdeklerini ağzında tutar ve emermiş."

"Tarihteki ilk kahvehane"

Tarikata bağlı olmasalar da yüz yılların geleneğini sürdürmek için buraya gelenler de bulunuyor. Osmanlı döneminde Tunus'a yerleşen Türk ailelerden olduklarını söyleyen Saide Bilhoca, "Ben Şazeli Tarikatına bağlı değilim. Babam Şazeli müridiydi, zaviyeye zikir için gelir, ardından bu kahveye gelir kahve içerdi. Ben de aynısını yapıyorum." diye konuştu. 

Şazeli geleneği "cumartesi kahvesi"nin içildiği, zaviyenin altındaki denize nazır küçük Şazeli Ocağı'nı işleten Esad Abid ise kahvehanenin tarihinin Hasan Şazeli'nin Tunus'ta geçirdiği günlere kadar uzandığını belirtti. Abid, "Ben 45 yıldır buradayım. Babadan kalma bir yer. Burası İmam Hasan Şazeli’den bu yana var. Tarihte ilk kahvehanenin burası olduğunu söylerler." dedi.

Araştırmacı Yazar Hatem Buriyal'a göre tarihi kayıtlar da bu görüşü doğruluyor. Hasan Şazeli'nin Tunus'ta yaşadığı yıllarda insanların "kahve içmek için bir araya geldiği yer" anlamında ilk kahvehanenin burada açıldığına ilişkin kayıtlar olduğunu aktaran Buriyal, bu dönemde Avrupa, Kahire ve İstanbul'da insanların kahve içmek için bir araya geldiği mekanların bulunmadığına işaret etti. Araştırmacı Buriyal, "Bu bilgiler ışığında tarihte ilk kahvehanenin burada açıldığını söylemek yanlış olmayacaktır." diye konuştu.

***

Risale-i Nur'da İmam Hasan Şâzelî...

Büyük İslam Alimi ve Mütefekkiri Bediüzzaman Said Nursi'nin güzide talebelerinden Mehmed Tevfik Göksu (Şamlı Hafız) Ağabeyin kaleme aldığı ve Risâle-i Nur’un satırlarında çok mühim bir yeri olan Bediüzzaman Said Nursi ve Mevlana Halid-ı Bağdadi mütalâası vardır. 

Üstad Bediüzzaman'ın manevî şahsiyetiyle alâkalı bu çok önemli, ilmi ağırlığı olan ve uzun mektubundan konumuzla ilgili bölümü nazarlarınıza sunuyoruz.

(...) Üstadım kendine ait medh ü senâyı kabul etmiyor. Fakat Risale-i Nur, Kur'ân'a ait olup medh ü senâ, Kur'ân'ın esrârına aittir. Yalnız Üstadımla Hazret-i Mevlânâ'nın birkaç farkı var:

Birincisi: Hazret-i Mevlânâ, zülcenâheyndir. Yani, hem Kadirî, hem Nakşî tarikat sahibi iken, Nakşîlik tarikatı onda daha galiptir. Üstadım, bilâkis, Kadirî meşrebi ve Şâzelî mesleği onda daha ziyade hükmediyor. 

Bu önemli mektubun tamamını okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/risaleinur/sikkeitasdikigaybi/ 

***

Şamlı Hafız Tevfik Ağabeyin mektubu ile ilgili değerlendirmenin yer aldığı ve müceddidlik meselesinin ele alındığı makaleyi istifadenize sunuyoruz:

Okumak için tıklayınız:

Müceddid kime denir ve son asrın müceddidi kimdir?

***

Konuyla benzer içerikler:

Bu yazıda tasavvufun genel bir tarifi yapıldıktan sonra içinde bulunduğumuz ahirzaman asrında Bediüzzaman’ın tasavvuf ve tarikat anlayışı öz olarak izah edilmeye çalışılacaktır.

Okumak için tıklayınız:

Bediüzzaman ve tasavvuf

Risale-i Nur’da tasavvuf ve tecdid

Abdülkâdir Geylânî (ks) ve Bedîüzzamân (ra)

Büyük İslam Alimi Bediüzzaman, Hz. İmam-ı Rabbani hakkında ne demişti?

Üstad, Hazreti Mevlana hakkında ne demişti?

***

Ümmetin Yıldızları, Peygamber varisleri: Müceddidler silsilesi ve Bediüzzaman

Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselamın 'Alimler Peygamberlerin varisleridirler' ifade buyurdukları ulvi, veciz hakikat doğrultusunda ümmetin yıldızları olan Alimler, Evliyalar ve nurani bir silsile olan Müceddidlerin hayatlarının her anı bir ders niteliğinde adeta...

Bediüzzaman'ın hakikatli veciz ifadelerinde, müceddidlik vazifesini ve asırlara göre Asr-ı Saadet'ten gelen Nurun başka başka yaralara tedavi olacak şekilde yansıtıldığı ve ahirzamanda Risale-i Nurun öncelikli söz sahibi olarak İslam davasının nurani bir bürhanı ve son derece önemli bir dava vekili olduğu hakikati vurgulanmıştır.

Mehmet Ali Kaya'nın Müceddidlik konusu ile ilgili olarak kaleme aldığı kapsamlı makalesini istifadenize sunuyoruz.

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/gundem/ummetin-yildizlari-peygamber-varisleri-muceddidler-silsilesi-ve-bediuzzaman_363660

Asrı tanımak, asrın müceddidini tanımakla mümkündür

‘Doğru İslâmiyet nasıl yaşanır?’ın bu asırdaki pratiği, Said Nursî’dir. O, ‘padişahlık, tek parti ve cumhuriyet’i aynı anda yaşamış çağın şahididir. Dolayısıyla bu dönemlerle ilgili önce şahit bir dinlenmelidir.

Devamını okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/sebahattin-yasar/asri-tanimak-asrin-muceddidini-tanimakla-mumkundur_392097

Üstad, Hazreti Mevlana hakkında ne demişti?

Önemli bir hakikati ihtiva eden “Hazret-i Mevlânâ benim zamanımda gelseydi, Risâle-i Nûr’u yazardı. Ben de Hazret-i Mevlânâ zamanında gelseydim, Mesnevî’yi yazardım. O zaman hizmet Mesnevî tarzındaydı. Şimdi Risâle-i Nûr tarzındadır.” veciz ifadeleri nasıl anlaşılmalıdır.

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/gundem/ustad-hazreti-mevlana-hakkinda-ne-demisti_372339

Risale-i Nur, neden bu asra bakan bir tefsirdir?

Risale-i Nur eserleri, muhtevası, telif ediliş tarzı, dili ve düzeni itibariyle diğer İslâmî eser ve tefsirlerden farklıdır.

Zira asrın yaralarına tiryaklar sunan, dinsizlik cereyanlarına karşı delil ve ispat metodunu kullanarak çağın tereddüt ve şüphelerini bertaraf eden; isyanlara, zulümlere ve toplumda meydana gelen kargaşa ve problemlere karşı İslâmî, imanî hakikatler eşliğinde çözümler sunan bir devalar manzumesidir. 

Devamını okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/seyma-turkan/risale-i-nur-neden-bu-asra-bakan-bir-tefsirdir_409998

Büyük İslam Alimi Bediüzzamân'dan naklen ''33 Hadîs'' ve açıklaması

Üstâdımız Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, 3. Defa girdiği Afyon Medrese-i Yusufiyyesinde, şu gelen 33 hadis-i şerifeyi kendi evrad defterinde yazmış, bilâhare bâzı Nur talebeleri de, kendi defterlerinde kaydetmişler.

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/gundem/buyuk-islam-alimi-bediuzzaman-dan-naklen-33-hadis-ve-aciklamasi_394625 

***

Konuyla benzer içerikler:

Risale-i Nur’u niçin çok okumalıyız, Risale-i Nur, neden bu asra bakan bir tefsirdir?

Risale-i Nur eserleri, muhtevası, telif ediliş tarzı, dili ve düzeni itibariyle diğer İslâmî eser ve tefsirlerden farklıdır.

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/suleyman-kosmene/risale-i-nur-u-nicin-cok-okumaliyiz_414017

Mehmet Akif: En büyük âlim odur ki; İşaratü’l-İ’caz’ı anlasın...

Mehmet Akif Ersoy'un Büyük İslam Alimi Bediüzzaman Said Nursi ve Kur'an-ı Hakim'in hakikatli ve nurlu bir tefsiri olan Risale-i Nur Külliyatı ile ilgili değerlendirmeleri Risale-i Nur'un muhteva ve mesajının anlaşılması noktasında oldukça önem taşımaktadır.

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/gundem/mehmet-akif-en-buyuk-alim-odur-ki-isaratu-l-i-caz-i-anlasin_419602

Doğru İslâmı anlama projesi: Medresetü’z - Zehra

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/halil-elitok/dogru-islami-anlama-projesi-medresetu-z-zehra_389766

Din ve fen ilimlerinin birlikte okutulduğu bir Bediüzzaman Üniversitesi

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/gundem/din-ve-fen-ilimlerinin-birlikte-okutuldugu-bir-bediuzzaman-universitesi_370309

AA

Okunma Sayısı: 1854
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı