"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İdlib için ‘timsah gözyaşları’

08 Eylül 2018, Cumartesi 00:52
İdlib’e yapılacak operasyonlar için dünyadan farklı mesajlar gelirken, bölgede yaşanacak insanÎ drama karşı yapılan uyarılar ‘timsah gözyaşları’ olarak nitelendiriliyor.

Türkiye, Rusya ve İran liderlerinin katıldığı Tahran’daki üçlü zirvede İdlib’e askeri operasyon masaya yatırıldı. Uzmanlar zirvenin Türkiye’nin Rusya ve İran’la işbirliğinde yol ayrımı anlamına gelebileceği görüşünde. “Putin, zirve masasında Erdoğan’a sivilleri vurmayacağını, seçili hedeflere yöneleceğini söyleyebilir ancak İdlib sahasında Erdoğan’ı unutabilir.

Çünkü savaş sahası sislidir.” Bu sözler stratejist Nihat Ali Özcan’a ait. Ankara, tüm dünyanın operasyonun önlenmesi için birlikte olmasından, muhtemel göç dalgasına karşı Türkiye’ye destek mesajı vermesinden memnun. Ancak bütün uyarılara karşın Rusya’nın zirve öncesi İdlib’deki hedeflere yönelik hava saldırılarından geri adım atmaması Ankara’nın Suriye’de barışçıl çözüm umudunu da boşa çıkarıyor.

Rusya verdiği söze sadık kalmaz 

Peki Ankara Tahran zirvesinin her türlü sonucunu hesaplayabildi mi? DW Türkçe’nin sorularını cevaplayan stratejist Nihat Ali Özcan, Rusya Devlet Başkanı Putin’i İdlib’e askerî operasyondan kimsenin vazgeçiremeyeceğini söylüyor. “Ama yine de Putin zirve masasında Erdoğan’a operasyonun seçili bölgelerle sınırlı olacağının, sivillere zarar verilmeyeceğinin garantisini sunabilir” diyen Özcan, Putin’in böyle bir garantiden söz etmiş olmasının da İdlib sahasında gerçekliğini yitirebileceği riskine dikkat çekiyor.

Özcan, “Bir kere bombalama, operasyonlar başladı. Gerisi de gelecek görünüyor. Rusya, İdlib’de ilerledikçe kimseye verdiği söze, garantiye sadık kalmaz. Suriye’nin yüzde 96’sını temizlemiş Rusya, yüzde 4’ünü temizlerken de göç gibi insani bir konuyu kolaylıkla gözardı edebilir, edecektir de” öngörüsünde bulunuyor.

Amaç, Putin’i “sivil katil” ilÂn etmek 

İdlib konusunda ABD Başkanı Trump’ın “felaket olur, insanlar katledilir” çıkışlarını “timsah gözyaşı” olarak niteleyen Özcan’a göre, Amerika da Rusya’nın İdlib’de ilerleyeceğini biliyor ve dünyaya verilen mesajlarla Putin’i “sivil katil” ilân ediyor. Özcan, “Batı’nın Suriye’ye ne kadar insani amaçlarla yaklaştığını da bize İdlib açıkça gösterecek. Yalnız bu süreçte tüm dünya zarar görecek” uyarısında bulunuyor.

Esad’dan kurtulmak bizim işimiz değil

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, gündeme ilişkin yaptığı değerlendirmede “Suriye’de (Devlet Başkanı Beşşar) Esad’ın yönetici olarak bir geleceği yok” ifadesini kullandı, ancak ‘Esad’dan kurtulmanın’ ABD’nin işi olmadığını belirtti.

ABD’nin başşehri Washington’da basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunan Jeffrey, İdlib’deki durumun kötü olduğunu söyledi. Kısa süre önce Türkiye, İsrail ve Ürdün’ü ziyaret eden Jeffrey, “İdlib’de durum çok tehlikeli; (İdlib için) kimyasal silâh hazırlandığına dair birçok delilvar” iddiasını ileri sürdü. Ülkesinin Esad’a yaklaşımıyla ilgili de konuşan Jeffrey, “Suriye’de Esad’in yönetici olarak bir geleceği yok” ifadesini kullandı, ancak Esad’dan kurtulmanın ABD’nin işi olmadığını belirtti.  

Büyük güçler topraklarımızı çoktan bölüştü 

Reuters haber ajansı İdlib’de sivillerin Suriye hükümetinin muhtemel askerî harekâtı öncesinde gıda va sığınak hazırlığı yaptığını ve harekâtı engellemesi için Türkiye’ye umut bağladıklarını yazdı. İdlib’de yaşayan siviller Reuters’a harekâtın engellenebileceğini düşündüklerini aktarıyor. Ma’arat el-Numan kasabasında yaşayan 50 yaşındaki eski inşaat işçisi Cafer Ebu Ahmed “İdlib’e bir saldırı olacağına inanmıyorum.

Bu bir medya savaşı. Dünyanın büyük güçleri çoktan anlaştı ve topraklarımızı bölüştü” diyor. Reuters, “Buna karşın yedi yıldır süren savaş Ahmed’e hazırlıklı olmayı öğretmiş. Ahmed ve ailesi kazmayı sürdürdükleri ve gıda depoladıkları barınakta son beş yıldır hava saldırılarından korunuyor” diyor.

Ruhani: Suriye ile organize olmalıyız

Suriye’de İdlib’e yönelik muhtemel bir operasyonun zamanı belirsizliğini korurken, Astana sürecinin garantör ülkelerinin liderleri olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Tahran’da bir araya geldi. İran’ın başşehri Tahran’da İdlib’in kaderi için belirleyici olacağı belirtilen zirvenin başında söz alan ilk isim olan İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani şu ifadeleri kullandı: “Suriye’de terörizmle mücadele için bu buluşma ne geçmişte ne gelecekte kendi kararımızı kabul ettirmek üzerine olmamıştır. Suriye halkı dostumuzdur. Bölgedeki bazı ülkelerin terörizmle ilgili endişelerini anlıyoruz, ama bu endişeler için en iyi yönetimin Suriye hükümetiyle organize olmadan doğrudan müdahalenin krize sebep olacağını biliyoruz. Suriye’nin geleceği için her türlü rol Suriye’ye aittir. İdlib’te teröristlere karşı mücadele sivillere zarar vermemelidir ve yakıp, yıkıcı olmamalıdır. Yabancı askerî güçlerin topraklardan çıkması Suriye’nin geleceği açısından önemlidir.

Putin: Kimyasal saldırı tezgâhlanıyor 

Ruhani’nin ardından konuşan Rusya lideri Vladimir Putin de Suriye’de normalleşme sürecinde önemli bir yol alındığını belirten Putin bu ülkede terörist tehdidin ise başta İdlib’de olmak üzere devam ettiğini söyledi. Rus lider, İdlib’deki terörist grupların bir kimyasal saldırı tezgâhlayarak provokasyon yapmaya hazırlandığını da kaydetti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise konuşmasına Ruhani ve Putin’e teşekkür ederek başladı: “Asgarî müşterekler Suriye’nin siyasi birliğinin sağlanması, toprak bütünlüğünün korunması ve ithilâfa barışçıl bir siyasî çözüm bulunmasıdır. Bu amaçla baştan beri sahada şiddetin durdurulmasını, insanî durumun iyileştirilmesini ve siyasî sürecin önünün açılmasını hedefledik.

Erdoğan: Operasyon felÂketle sonuçlanır

Aynı anlayışla Cerablus, El Bab ve Afrin gib iyerlerde sahaya inerek terörist unsurları bölgeden temizledik. Böylece Suriye topraklarını güvenli hale getirerek huzur ve istikrarı temin ederek, mültecilerin evlerine dönebileceği şartları hazırlamaya çalıştık. Diğer taraftan yine Astana kapsamında hayata geçirdiğimiz en kritik adım gerginliği azaltma bölgelerinin tesisidir. Ancak zamanla bunlar farklı bahanelerle tek tek tasfiye edildi. Bugün sadece İdlib kaldı. Her ne gerekçeyle olursa olsun İdlib’e yapılan ve yapılacak bir saldırı felâketle, katliâmla ve çok büyük bir insanî durumla sonuçlanacaktır.”

AA

Etiketler: Suriye, İdlib, Türkiye, Rusya, ABD
Okunma Sayısı: 1463
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı