"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Müslümanlara karşı çok ciddi önyargılar var

07 Mart 2016, Pazartesi
TED Konferanslarında konuşan Sınırsız Gençlik Vakfı'nın kurucusu ve aynı zamanda mühendis olan Yassmin Abdel-Magied, insanların önyargılarıyla ilgili konuştu. Konuşmasında özellikle başörtülü Müslüman kadınlara karşı çok ciddÎ önyargıların bulunduğunu vurguladı.

Dünyanın en fakir şehirlerinden biri olan Hartum'da doğdum diyen Sınırsız Gençlik Vakfı'nın kurucusu Yassmin Abdel-Magied, kendisine benzer insanların da daha fazla önyargıya maruz kaldığını ifade etti. Yassmin, “Bana benzeyen birisi sokakta yanınızdan geçiyor. Onun bir anne, bir mülteci veya zulüm mağduru olabileceğini mi düşünürsünüz? Yoksa bir kardiyolog, bir avukat veya yerel bir siyasetçi olabileceğini mi düşünürsünüz? Beni tepeden tırnağa süzüp ne kadar terlediğimi mi yoksa bu kıyafeti kocamın zoruyla giyip giymediğimi mi merak edersiniz?” diyerek çeşitli önyargılara dikkat çekti. İnsanların, Müslüman kadınların başındaki başörtüsüne bakarak onlar hakkında yargılarda bulunmasının anlamsız olduğunu söyleyerek; onların, tercih ettiği kıyafetlerden çok daha fazlası olduğunu ifade etti ve “Mesele önyargılarınızı aşmaktır” dedi.

ÖNYARGILARIN ALTINDA YATAN

Kendisine olan önyargılara karşın kendisinin yarış arabası mühendisi olduğunu söyleyen Yassmin, aynı zamanda üniversitesinin yarış takımını da yönetmiş olduğunu belirtti. Herkesin önyargısının olduğunu ifade eden Yassmin, “Kimseyi suçlamıyorum, önyargı bir suçlama değildir. Aksine, bu tanımlanması, kabul edilmesi ve terbiye edilmesi gereken bir şeydir. Önyargı ırk veya cinsiyet hakkında olabilir. Ayrıca sınıf, eğitim, engellilik hakkında da olabilir. İşin gerçeği, hepimizin farklı olan şeylere karşı önyargıları var, sosyal düsturlarımıza farklı olan şeylere karşı” diyerek önyargıyı tanımladı. 

ÖNYARGI DENEYİ

Ardından önyargıyla ilgili 1970’lerde yapılan çok meşhur bir deneyden bahsetti. Deney, orkestraların çoğunlukla erkeklerden oluşması incelenerek başlıyor. Normalde orkestralarda yüz yüze seçmeler olmasına rağmen deneyde, araya bir perde çekerek seçilecek kişinin cinsiyeti gizlenmeye çalışılıyor. Deneyin devamında ilginç bir noktaya değinen Yassmin, “Tuhaftır ki, katılımcılara odaya girmeden önce ayakkabılarını çıkartmaları söylenene kadar ani bir değişime rastlanmamış. Çünkü ahşap zeminde topuklu ayakkabı sesi bayanları ele veriyormuş” dedi. Deneyin sonucunda sanatçının cinsiyeti bilinmediği takdirde bayanların geçme şansı yüzde 50 artıyor. Erkeklerin ve bayanların farklı çalmadığını ifade eden Yassmin, “Ne yazık ki erkekler aslında farklı çalmamıştı, ama oluşturdukları bir algı vardı. Ve (jürinin) kararlarını etkileyen şey bu önyargıydı” dedi.

HEPİMİZ SİSTEMİN BİR PARÇASIYIZ

Kendisine önyargı toplayacak farklılıklara değinen Yassmin, “Dünya'nın en fakir şehirlerinden biri olan Hartum'da doğdum. Kahverengi doğdum, dişi olarak doğdum ve kontrol edemediğim sebeplerden dolayı bizden şüphe edilen bir dünyaya Müslüman olarak doğdum. Lâkin, ayrıcalıklı doğduğum gerçeğini de kabul ediyorum. Harika bir ailede doğdum, eğitim gördüm ve Avustralya'ya göç etme nimetine sahip oldum” diyerek herkesin eşit başlangıca sahip olamamasına dikkat çekti. Konuşmasının devamında bu farklılıklara sahip olmanın olumsuz bir etki bırakmaması gerektiğini ifade etti. Önyargıları kırmanın önemini vurgulayan Yassmin, “Bilinçsiz önyargımızı aşmak zorundayız. Kendi fikrinize tam ters birisini bulun, çünkü yapısal değişim zaman alır ve bende o kadar sabır yok. Yani eğer bir değişim oluşturacaksak, eğer bu tür imkânlara sahip olacağımız bir dünya oluşturacaksak, o zaman insanlara imkân tanımayı tercih edin. Çünkü çeşitliliğin sizinle alâkası olmadığını düşünebilirsiniz, fakat hepimiz bu sistemin bir parçasıyız ve bizler çözümün bir parçası olabiliriz” dedi. 

Mustafa Sait Önal / İstanbul

 

DOĞRU İSLAMİYETİ VE İSLAMİYETE LAYIK DOĞRULUĞU YAŞARSAK EĞER...

Bediüzzaman, doğru İslamiyeti ve İslamiyet'e layık doğruluğu layıkıyla yaşayabildiğimiz ölçüde sair dinlerin tabilerinin cemaatler halinde fevc fevc İslamiyet'e dahil olacakları müjdesini vermektedir. Risale-i Nur'un farklı bölümlerinde bu yöndeki ifadeler dikkat çekicidir.

Bediüzzaman'ın Risale-i Nur'daki veciz ifadelerinden bir bölüm:

''Eğer biz doğru İslâmiyeti ve İslâmiyete lâyık doğruluğu ve istikameti göstersek, bundan sonra onlardan [diğer din mensuplarından] fevc fevc dahil olacaklardır.''

''Eğer biz ahlâk-ı İslâmiyenin ve hakaik-i imaniyenin kemâlâtını ef’âlimizle izhar etsek, sair dinlerin tâbileri, elbette cemaatlerle İslâmiyete girecekler; belki küre-i arzın bazı kıt’aları ve devletleri de İslâmiyete dehâlet edecekler.''

Konuyla ilgili haberleri istifadenize sunuyoruz;

Dünyaca ünlü yazar Gaarder: ''Medine vesikası'' anlayışına ihtiyacımız var

http://www.yeniasya.com.tr/dunya/dunyaca-unlu-yazar-gaarder-medine-vesikasi-anlayisina-ihtiyacimiz-var_371732

Medine Vesikası nedir?

http://www.yeniasya.com.tr/elif/islam-devletinin-ilk-anayasasi-medine-vesikasi_109260

NECİSİN, NEREDEN GELİYORSUN VE NEREYE GİDİYORSUN?

Bütün insanların en ziyade alakadar olduğu "Necisin? Nereden geliyorsun? Ve Nereye gidiyorsun?" suallerine en güzel cevapların verildiği Kur'an-ı Hakim'in hakikatli ve parlak bir tefsiri olan Risale-i Nur Külliyatı'nı okumak için tıklayınız;

http://www.yeniasya.com.tr/risaleinur/

Risale-i Nur'dan bir bölüm;

“…  Nereden geliyorsunuz? Nereye gidiyorsunuz? Bu dünyada işiniz nedir? Reisiniz kimdir?"

"Bu suale, benî-âdem namına, emsali olan büyük peygamberler gibi, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm, nev'-i beşere vekaleten karşısına çıkarak şöyle cevapta bulundu:"

'Ey hikmet! Bu gördüğün insanlar, Sultan-ı Ezelî'nin kudretiyle yokluk karanlıklarından ziyadar varlık âlemine çıkarılan mahluklardır. Sultan-ı Ezelî, bütün mevcudatı içinde biz insanları seçmiş ve emanet-i kübrayı bize vermiştir. Biz haşir yoluyla saadet-i ebediyeye müteveccihen hareket etmekteyiz. Dünyadaki işimiz de, o saadet-i ebediye yollarını temin etmekle, re's-ül malımız olan istidadlarımızı nemalandırmaktır.' ”

(İşârâtü’l-İ’caz, Fatiha Suresi Tefsiri)

İlgili bölümün devamını okumak için tıklayınız;

http://www.yeniasya.com.tr/risaleinur/isaratulicaz/#28

Avrupa İslam’dır, İslam da Avrupa’dır

http://www.yeniasya.com.tr/dunya/avrupa-islam-dir-islam-da-avrupa-dir_343159

Kur’ân-ı Azîmüşşân'ın ders verdiği tarzda doğru 'Allah' inancı nasıldır?

http://www.yeniasya.com.tr/gundem/kur-an-i-azimussan-in-ders-verdigi-tarzda-dogru-allah-inanci-nasildir_355363

Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz 'Doğru İslamiyet'i arıyor

http://www.yeniasya.com.tr/dunya/avusturya-disisleri-bakani-sebastian-kurz-dogru-islamiyet-i-ariyor_341823

İsveçli Emniyet Müdürü: İsveç'teki camiler halk için güvenilir mekanlar

http://www.yeniasya.com.tr/dunya/isvecli-emniyet-muduru-isvec-teki-camiler-halk-icin-guvenilir-mekanlar_359650

Ehl-i kitapla aramızdaki ortak söz nedir?

http://www.yeniasya.com.tr/suleyman-kosmene/ehl-i-kitapla-aramizdaki-ortak-soz-nedir_369698

Bono: Bunun İslam’la alakası yok!

http://www.yeniasya.com.tr/dunya/bono-bunun-islam-la-alakasi-yok_369000

Etiketler: mustafa sait önal
Okunma Sayısı: 2157
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı