"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Suriyeliler dönmek istiyor

10 Temmuz 2017, Pazartesi
Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Kaya, savaş sonrası yüzde 95’ten fazla Suriyeli’nin ülkelerine dönmek gibi bir arzuları olduğunu söyledi.

Birleşmiş Milletler, 2017’nin başından beri Suriye’deki evlerine geri dönenlerin sayısının yarım milyona yaklaştığını açıkladı.

DW’de yer alan habere göre, açıklamada ülkenin henüz geri dönüşler için hazır olmadığı  belirtildi. Rakamlara göre, Suriyeli sığınmacılar çok büyük  oranda Türkiye toplumu içinde yaşıyor. Yalnızca yüzde 10’dan  azı kamplarda kalıyor. Pek çok göç uzmanı, Türkiye’de genel olarak kabul gördüklerini söylüyor. Ancak ev kiralarının yükselmesinden, ucuz işçiliğe, Suriyeli sığınmacılar sıklıkla toplumdaki pek çok olumsuz durumdan sorumlu tutuluyor.  Uzmanlara göre, en önemli tartışma konusu, kalıcı mı, gidici mi  oldukları yönünde. Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset  Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Murat Erdoğan’a  göre, Suriye’deki savaşın kısa sürede sonuçlanacağını düşünen hükümet, sığınmacıların kalıcı olmalarını beklemiyordu. Fakat  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Yüzde 90’ı kalıcı”  diyor. Bunun başlıca sebebi ise geride bıraktıklarını yeniden bulamayacakları düşüncesi. Bilgi Üniversitesi Uluslararası  İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Kaya ise aksi  görüşte. Kaya, “Savaş biter-bitmez yüzde 95’ten fazla  Suriyeli’nin ülkelerine dönmek gibi bir arzuları olduğunu  görüyoruz” diyor.

Suriyelilere yönelik şiddet endişe sebebi

Türkiye’de yaşayan Suriyeli sayısı giderek artarken, son dönemde Suriyelilere yönelik şiddet eylemleri de tırmanıyor. Hafta başındaki manşetlerde, İstanbul’da Suriyeli sığınmacıları hedef alan kitlesel saldırılar vardı. İstanbul’da polis, Suriyeli bir aileye yönelik linç girişimini, ailenin mahalleden uzaklaştırılacağı sözüyle engelleyebildi. Ankara’daki saldırı ise polisin gaz ve plastik mermi kullanmasıyla sona erdirildi. Suriyeli sığınmacılara ait çok sayıda ev ve işyerinin camları kırıldı, iki kişi yaralandı. Sakarya’da Suriyeli dokuz aylık hamile kadınla 10 aylık bebeğinin katledilmesi ise büyük tepkilere sebep oldu. Zanlılar güvenlik güçlerinin korumasıyla linçten kurtarılarak cezaevine gönderilebildi. Hükümetten de konuyla ilgili peş peşe iki açıklama geldi. Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak sağduyu çağrısı yaparak, “Hoşgörüyü elden bırakmayalım” ifadesini kullandı. Başbakan Binali Yıldırım ise misafirperverliğe laf getirecek davranışlardan kaçınmak gerektiğini söyledi. Sığınmacılara da “Suç işleyen kendini sınır dışında bulur” uyarısı yaptı.

Türkiye ile Almanya’dan Suriyeli çocuklar için iş birliği

MEB ile Alman Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Bakanlığı kuruluşu Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu (GIZ) arasında ‘Türkiye’deki Suriyeli Mülteciler ve Ev Sahibi Topluluklara Yönelik İş Gücü Piyasası Hizmetleri ve Meslekî Teknik Eğitim Projesi’ne ilişkin anlaşma imzalandı. Protokole göre, 12 ay süreli, 1 milyon 50 bin euro bütçeli proje ile 100 binin üzerinde Suriyelinin yaşadığı Gaziantep ve Bursa’da faaliyet gösteren 4 meslekî ve teknik anadolu lisesi ile 2 meslekî eğitim merkezi için donanım sağlanacak. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, MEB’de gerçekleştirilen törende, projeye ilişkin anlaşma Müsteşar Yardımcısı Ercan Demirci ve GIZ Türkiye Direktörü Carl Taestensen tarafından imzalandı. Ülkelerin güvenli ve sağlam ekonomik kalkınmasının ulusal ve küresel düzeyde iyi bir eğitimle mümkün olabileceğinin altınını çizen Taestensen, Yaklaşık 3 milyon mülteci barındırıyorsunuz. Dünya çapında gerçekten en fazla sayıda mülteci barındıran bir ülkesiniz. Dolayısıyla bunun bir uluslar arası yanıta ihtiyacı var. Biz de bakanlıklarımızı bu konuda bilgilendiriyoruz ve bu konunun önemini vurguluyoruz, her zaman desteğe olan ihtiyacı vurguluyoruz. Bu konuda da iş birliğimizin boyutu genişleyecektir” ifadelerini kullandı.

Çocuklara meslek öğretmeliyiz

Müsteşar Yardımcısı Ercan Demirci ise ‘’ “Bu tür ülkeler iki şekilde bir ilişki formunu benimserler. Potansiyelde bu kadar büyük bir benzerlikten kaynaklanan bir rekabet ilişkisi. İkincisi ise bu kadar büyük bir benzerlikten kaynaklanan nitelikli bir işbirliği olması. Ben üçüncüsünün olması gerektiğini düşünüyorum. Bu kadar büyük bir benzerliğin nitelikli bir iş birliğine dönüşmesi, bu da ‘kazan kazan’ esasıyla bir rekabeti barındırmasıdır. Bu konuda belki meslekî eğitim bizim açımızdan da bir araç, bir vesile olur.” dedi. MEB Meslekî ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Osman Nuri Gülay da Suriyeli çocukların olduğu diğer illerde de bu projeyi yaygınlaştırmak istediklerini ifade ederek, “Suriyeli çocukları mutlaka meslekî eğitim merkezlerine yönlendirerek onlara bir meslek öğretmemiz gerekiyor. Böylece onları hayata hazırlamak, gerek Almanya’nın gerek bizim insanlık görevimizdir” değerlendirmesinde bulundu.

 

Etiketler: suriyeliler
Okunma Sayısı: 1114
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı