"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Irza Hoca’nın kıblesi

Durmuş Ali İnci
10 Şubat 2018, Cumartesi
Tavşanlı Karcık Köyü’ndeki öğretmenliğimin bir yılı dolmuştu.

Herkesi tanıyor, herkese misafir oluyordum. Hac zamanıydı, köyümüzden de gidecekler vardı. Yörenin güzel bir adeti, hacca gidecekler birlikte köyde bir “HAC HAYRI” tertiplerlerdi. Sınır komşusu bütün köylerin ve köyümüzün insanları dâvet edilir, öğle namazı camide cemaatle kılınır, duâlar edilir sonra hacca gideceklerle dâvete katılan insanlar helâlleştirilirdi. Hacı hayrına katılan bütün dâvetlilerle, odun ateşinde pişirilen kazanlar dolusu yemekler yenir, dostlar hasret giderir, eski günler hatırlanırdı.

Köyümüzün eskimiş camii, yaşanan deprem sonrası duvarları köşelerden ayrılmış üstümüze çökecek gibiydi. Hacı hayrı için köyümüz insanları çoluk çocuk camideydi. Etraf köylerden, Karapelit, Aliköy, Vakıf Köy Dulkadir Köyü yaşayanları bu dâvete katılmışlardı. Hatta Dudaş’ tan, Yağmurlar’dan, Şahmelek’ten bile gelenler vardı. Caminin yıkılacak gibi ayrılmış duvarlarına rağmen, hepimiz bir heyecan ve huşu içinde namaz kılıp duâlarımızı yaptık. Lezzeti unutulmaz yemeklerimizi kaşıklarken herkes camiyi konuşuyordu. Bizler ideal Gökçeada mezunu öğretmenlerdeniz. Köyde hem muhtar, hem sıtma savaş memuru, hem doğum ve ölüm ilmühaberi yazan memuru idik. Kısacası köyün her faaliyetinde bulunurduk.

Cami yaptırmak için gençlerle oluşturulan derneğimiz yardım toplamak için izin bile almıştı. Kısa zamanda lâzım olan malzemeler hazırlanmıştı. 14x16 boyutunda cami projemiz Ali Köylü Süleyman Usta tarafından hafızaya çizilmişti. Hatta usta ekibiyle meccanen camimizi inşa etmek üzere gelmiş, köy odasına yerleşmişler nöbetleşe köylülerin getirdiği yemeklerle köyümüzde yaşamaya başlamışlardı.

Beklediğimiz gün gelmiş, yıkılan eski caminin yerine yenisinin temelini atacaktık. Ustanın temele koymak için istediği herbiri bir kağnı arabasıyla taşınabilen koca taşlar bile hazır edilmişti. Tavşanlı, Tunçbilek Belediye  Başkanları hatta Kütahya Tugay Komutanı bile valimizle beraber dâvetlilerimiz arasındaydı. Ha- fifçe yağmur çiseleyen bir günde köy odasında müthiş bir yemek hazırlığı vardı. Gençler şekerden çekme helva bile yapmışlardı.

Öğle vaktine kadar bekledik, belki hava yağışlı olduğu için beklediğimiz dâvetliler gelmedi. Biz de köy ahalisi olarak temel atma törenini kendimiz yapalım dedik. İşte hiç düşünmediğimiz bir mesele bizi bir an durdurdu. Eski caminin kıblesi doğru muydu? Yaşlılar yıkılan caminin ayakta kalan minaresini göstererek;

- Bunun kıblesini IRZA HOCA gösterdiydi.

- Eski caminin duvar yerleri de belli.

- Hem IRZA HOCA bu köyün kıblesi garşı dağın çatağıdır dediydi. 

Okuldan kocaman dünya haritası ve pusula getirdim. Haritayı yönüne uygun şekilde yere serdim. Pusulayı üstüne koyup müftülükten aldığım kıble açısını da hesaplayarak kıbleyi belirlemiştim. Kıble istikametinde yapacağımız duvarın başlangıç noktasına çaktığımız kazığa bağladığımız ipi, bulduğumuz kıble yönü istikametinde 16 metre çektiğimizde eski duvardan 2 metreden fazla doğuya kaydığını gördük. Bize göre doğrusu bu idi. Ama ihtiyarlarımız ayakta duran minarenin kapısını göstererek, “Bunu IRZA HOCA yaptırdıydı. Buna göre yapceniz. Biz kilise mi yaptırıyoz da doğuya döndürüyonuz enkini?”

İhtiyarları ikna etmekten başka çaremiz yoktu. Doğru kabul edilen minare, ortası oyulmuş kazılan yere yerleştirilmiş kocaman bir taş, oyuk yerine dikey olarak yerleştirilmiş uzun bir ardıç gövdesine çakılmış merdiven, dışı tahta ve üzeri sacla kaplanmıştı. Zaman içinde ağaç gevşemiş minare kuvvetli rüzgârda bile döner hale gelmişti. Hatta köyün en güçlü genci Şahinlerin Alirıza tutup yüklendiğinde minarenin kıblesi değişiyordu. Zor oldu, ama komşuları kıblenin doğruluğu noktasında ikna etmeyi başardık sonunda...

Okunma Sayısı: 1281
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı