"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sudaki hayretengiz hikmet

Durmuş Ali İnci
16 Eylül 2018, Pazar 00:21
Bir avuç su, incimad (donma) ile meyelan-ı inbisatı (genişleme isteği) der: “Fazla yer tutacağım.” Metin (sağlam) demir onu yalan çıkaramaz. Sözünün doğruluğu demiri parçalar. (Mesnevî-i Nuriye, s. 254)

Bütün elementler soğudukça hacmi daralır. Su da +4°’ye kadar aynı özelliği gösterir. Ancak bu dereceye geldiğinde birden durum tersine döner. Buzlanma derecesi olan bu sıcaklıktan sonra soğudukça hacmi genişlemeye başlar. Donduğunda demir boru içindeki su, bu emre itaatle demiri parçalar.

Sudaki bu farklı, hikmetli özellik olmasaydı kutuplardaki buzul dağları (aysbergler) denizler üzerinde yüzmeyecekti. Halbuki bu buzullar deniz seviyesini yükseltecek duruma gelen fazla suların bir hikmet ve kudretle dondurulup yedek olarak saklanmasıdır. Eğer donan suyun hacmi daralsaydı buzul dağları denizlerin dibine inecek. Bir daha sıcak ve kurak durumlarda eriyerek denizleri beslemeyecekti. Bu durumda denizler giderek buzullaşıp yeryüzünde hayat imkânı kalmayacaktı.

Hidrojen (yanıcı gaz) ve oksijenin (yakıcı gaz) bileşiminden oluşan su, yanan ve yakan iki gazdan oluştuğu halde ateşi söndüren bir maddedir. Gökyüzünde 10.000 m. yüksekliğe kadar atmosfer içinde bulunan hava içindeki nem ve bulut şeklinde buhar halinde bulunan su miktarı yeryüzündeki deniz ve okyanuslara denktir. Gökyüzünden düşen yağmur tanecikleri ile buhar kazanı hükmündeki deniz ve okyanuslardan yükselen su buharı birbirine denktir. Deniz seviyesi daima sıfırdır. Adl isminin tecellisiyle böyle hassas bir muhasebe ile denizlerin gelir giderleri birbirine denktir.

Su havanın +4°’ye geldiğini ve hacminin daralırken birden genişlemesi gerektiğini nereden biliyor? Sıfır derecede donması gerektiğini ve demiri parçalayan kudreti ve gücü nereden buluyor? Eğer böyle olmazsa hayatın devam edemeyeceğini bilip bize ve diğer hayat sahiplerine acıdığını mı düşüneceksiniz?

Aklı başında her insan basit iki gazdan oluşan su zerreciklerinde herşeyi bilen bir ilim, her şeyi gören bir göz, her şeye gücü yeten nihayetsiz bir kuvvet ve kudretin varlığını mı düşüneceksiniz? Hâşâ bunlar, ancak bir ilâhda olan sıfatlardır. Eğer Allah’ı bütün isim ve sıfatlarıyla kabul etmeyenin herbir su zerresini birer ilâh kabul etmek gibi muhal ender muhal bir batılı kabul etmesi mecburidir.

Gecelerinizin böylesi tefekkür ve duâlarla geçmesi, sabah haşriyle ulaşacağımız yeni günlerin de hayırlı ve bereketli olmasını dilerim.

Okunma Sayısı: 1703
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı