"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Asgari ücret Avrupa ülkelerinin en düşükleri arasında

08 Ekim 2018, Pazartesi 10:36
Lira'daki değer kaybıyla birlikte bu yıl asgari ücretin alım gücünde de önemli bir azalma oldu.

2018 yılı başında 1404 liradan 1603 liraya çıkarılan net asgari ücretle 353 euro almak mümkündü. Bahar aylarından itibaren TL'nin değer kaybetmeye başlamasıyla bu miktar 197 euroya kadar geriledi.

Türk Lirası'nın en düşük seviyesinden bir miktar yükselmesi ile birlikte 4 Ekim 2018 itibarıyla asgari ücretin euro karşılığı 225 euro oldu.

Fakat bu miktar, asgari ücretin euro bazında zirve yaptığı 2016 yılının yüzde 45 gerisinde.

2016'da aylık brüt asgari ücretle 518 euro almak mümkündü. 4 Ekim 2018 kuruyla aynı miktarda euro alabilmek için brüt asgari ücretin 3682 TL olması gerekiyor. Ancak brüt asgari ücret aylık 2029 TL ile bu oranın çok gerisinde.

Türkiye'deki asgari ücret Batı Avrupa ülkeleri ve Yunanistan'a kıyasla her zaman daha düşüktü. Fakat Türkiye'de asgari ücretle çalışan işçiler tarihsel olarak bazı Doğu Avrupa ülkelerinden daha yüksek maaş alıyordu.

2001 yılında Türkiye'de yaşanan ekonomik kriz ve kur şokuna rağmen asgari ücret Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Litvanya gibi ülkelerin üzerinde kalmıştı.

Fakat 2016'dan itibaren değer kaybetmeye başlayan Türk Lirası nedeniyle asgari ücret neredeyse tüm AB ülkelerinin altına geriledi, uzun yıllardır üzerinde yer aldığı Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan gibi ülkelerin çok gerisinde kaldı.

Türkiye'deki asgari ücret, bir zamanlar iki katına yaklaştığı Sırbistan, Karadağ, Arnavutluk gibi ülkelerin seviyesine düştü.

2016'da Türkiye'de asgari ücretle çalışan bir işçi Polonya'daki işçiden yüzde 20 daha fazla maaş alırken bugün yüzde 42 daha az kazanıyor.

Peki bu durum asgari ücretli çalışan işçilerin hayatlarını nasıl etkiledi? Önümüzdeki yıl asgari ücrette nasıl bir artış talep ediliyor? Bu soruları uzmanlara sorduk.

Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde endüstri ilişkileri, emek tarihi ve çalışma hukuku üzerine çalışmalar yürüten Doç. Dr. Aziz Çelik'e göre 2018 asgari ücreti TL'nin değer kaybından önce bile dört kişilik bir ailenin açlık sınırının altındaydı.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (Türk-İş) yaptığı hesaplamalara göre Ağustos 2018 itibarıyla dört kişilik bir ailenin aç kalmamak için 1800, yoksulluk yaşamamak içinse 6000 TL kazanması gerekiyor.

Türk-İş Danışmanı Bağdadioğlu: İşçi bütçesinde aylık 700 TL açık var

Çelik, 2018'de asgari ücrette yaşanan erimenin yüksek olduğunu söylüyor:

"Asgari ücretin alım gücü enflasyon karşısında ciddi oranda gerilemiştir. Asgari ücret 2018 yılında yüzde 14 oranında artırılmıştı. 2018 yıl sonu enflasyon yüzde 20-25 bandında beklenmektedir. Bu durum asgari ücretin en az 10 puan gerilemesi anlamına gelmektedir. Ayrıca 2018 yılı büyüme oranlarının da asgari ücrete yansıtılmamış olduğu düşünülecek olursa asgari ücretteki göreli kaybın çok daha yüksek olduğu görülecektir."

Türk-İş Danışmanı Enis Bağdadioğlu, asgari ücretli işçilerin bütçesinde ortalama aylık 700 lira açık oluştuğunu, faizdeki artışla birlikte borçlanma maliyetinin de arttığını, bunun "işçileri çifte kıskaç altına aldığını" söylüyor.

Aziz Çelik, bu nedenle asgari ücrete yıl sonunda enflasyondan düşük zam beklemediğini belirtiyor.

Hükümetin yıl sonu enflasyon hedefinin yüzde 20'den fazla olduğu ve eylül itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 25'e yaklaştığı göz önünde bulundurulduğunda, bu beklenti en az yüzde 20'lik bir asgari ücret zammına tekabül ediyor.

Bağdadioğlu ise "Talebimiz asgari ücretin bir an önce 2 bin liraya çıkarılması, komisyonun asgari ücret zammı pazarlığını 2 bin TL üzerinden yapması" diyor ve ekliyor:

Yüksek zam işverenleri nasıl etkiler?

Çelik, asgari ücretin işverenleri zorlayacağına yönelik endişelere ise şöyle cevap veriyor:

"Asgari ücret artışı genel ücret seviyesini artıran, alım gücünü artıran bir etki yaratır. Dolayısıyla asgari ücret artışı talep olarak tekrar ekonomiye geri dönecektir. Bu nedenle piyasası canlandırıcı bir etkisi olacaktır. Asgari ücret artışının kısa vadede yaratabileceği mikro ekonomik etkiden daha çok makro ekonomik etkisine odaklanmak gerekir. Krizde temel sorunlardan biri alım gücünün düşmesi nedeniyle talebin düşmesidir. Alım gücünü güçlendirici politikalar ekonomiyi de canlandıracaktır. Dolaysıyla krize karşı talep yönlü, alım gücünü koruyan ve artıran politikalarla da mücadele etmek mümkündür.

"Bu noktada bir iktisadi paradigma değişikliğine ihtiyaç var. Arz yönlü politikalar yerine talep yönlü politikaları benimsemek ve ücretlerin alım gücünü koruyan politikalarla krize karşı mücadele etmek mümkündür."

BBC Türkçe

Okunma Sayısı: 698
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı