"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

'Bölgesel cazibe merkezi olmak için AB üyeliği müthiş bir olanak'

07 Aralık 2018, Cuma 11:25
TÜSİAD'ın Yüksek İstişare Toplantısı'nda konuşan TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, Türkiye'nin AB üyeliğinin her zaman vazgeçilmez bir hedef olduğunu belirterek, "AB üyeliği bölgesel cazibe merkezi olmak için de müthiş olanaktır ve bir kazan - kazan durumudur" dedi.

Erol Bilecik TÜSİAD'ın Yüksek İstişare Toplantısı'nda konuştu. Bilecik, sahip olduğu potansiyele rağmen Türkiye'nin hak etmediği zorlu bir dönemden geçtiğini belirtti.

Bilecik, "Bugün ABD, bazı Avrupa, Latin Amerika ve Asya ülkelerinde olmak üzere demokrasi tarihsel sınav veriyor. Küreselleşen ekonomi daha zorlu rekabet koşullarını da beraberinde getiriyor. 4. Sanayi Devrimi iş yapma şeklinden günlük yaşamımıza kadar yıkıcı siyasi eğilimlere de neden oluyor. Kısaca dünya küçülürken sorunlar maalesef büyüyor. Bugün, su ne kadar bulanık olursa olsun bizim demir atacağımız ana liman batıdır " dedi.

TİCARET SAVAŞININ KAZANANI OLMUYOR 

Bilecik, ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşlarında her ne kadar geçici ateşkes imzalanmış olsa da pek çok ülkeyi etkilemeye devam ettiğini ifade etti.

Bilecik, "Ticaret savaşları, Atlantik ile Asya rekabetinin de derinleştiğinin göstergesi. Korumacılık önlemleri uluslararası ticaretin daralmasına da yol açtı. Ticaret savaşlarının hiçbir daim kazananı olmuyor" dedi.

Bilecik, TÜSİAD için Türkiye'nin AB üyeliğinin her zaman vazgeçilmez bir hedef olduğunu belirterek, "AB üyeliği bölgesel cazibe merkezi olmak için de müthiş olanaktır ve bir kazan - kazan durumudur" diye konuştu. 

Bilecik, önümüzdeki yıl gerek küresel gerek yerel düzeyde belirsizlik ve risklerin devam edeceğini, ticaret savaşlarının küresel büyümeyi etkileyeceğini kaydetti.

İĞNEYİ KENDİMİZE BATIRMALIYIZ

Bilecik, sözlerini şöyle sürdürdü: "ABD Merkez Bankası faizleri yavaşlatacak olsa da bırakmayacağını görüyoruz. Türkiye ekonomisinin bugünkü hale gelmesinde küresel güçlerin payı var ama önce iğneyi kendimize batırmalıyız.

Kredi daralması maalesef devam ediyor. Nakit sıkışıklığı her sektörde hissediliyor. Şirketler ve tüketiciler bu kur ve faiz yükü altında eziliyor, KOBİ'lerin sorunları yükseliyor...Kredi daralması bitmeden krizin bitmeyeceğini kabul etmeliyiz..

Ekonomide inat olmaz, dengeyi siyaset tercihleri sağlamadığında ekonomi kendi dengesini ciddi bedeller ödeterek sağlıyor. Ekonominin kuralları çok net belli. Geçici tedbirlerden ziyade, uzun vadeli, dengeyi gözeten politikaları tercih etmeliyiz. Şu an ekonomi yönetimi olumlu yönde görevlerine devam ediyor. Ekonominin alabora olmamasının yolu yapısal reformlardır."

Okunma Sayısı: 526
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÜSEYİN İLHAN

    7.12.2018 12:01:14

    60Yaşımıza merdiven dayadık.Daha dünya ya gözlerimizi açtığımızda ülkemiz AET olan şimdi AB 'ne girmek için teşebbüs esiyor.O ilk zamanlar ekonomik göstergeler yeterli değil deniyor ve tabiiki 1960 darbesi,12 Mart 71 muhtıraları bunda mani olan unsurlar. Fakat şimdi ise sivil iktidar olamsına rağmen TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİN İHLALİ,YARGIDAKİ KEYFİLİKLER,SİYASETİN YARGI ÜZERİNDEKİ VESAYETİ,ÜLKE İDARECİLERİNE GÜVENSİZLİK bu birliğe girmemize engeldir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı