"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Elif Şiir Sayfası

10 Temmuz 2016, Pazar
Sizden gelen şiirler. Editör: Abdil Yıldırım - siir@yeniasya.com.tr

Güle güle güller sultanı

Kavuşmak güzel, ayrılık olmasaydı.    

Bir, iki, üç demeye vakit kalmadan sonuna geldik.

Ramazanın başı rahmet,

Ortası mağfiret,

Sonu ise Cehennem’den kurtuluştur buyuruyor Rahmet Peygamberi,

30 günde yaka yaka yok ettiğim günahlardan tasaffi ettirirken, 

Sevincimiz ise kursağımızda kaldı.

Valizler dolu dolu hazırlanmış.. Belli ki veda vakti.

Arafat vakfesi gibi ümmeti Muhammed’i (asm) günahlardan arındırmış,

Bembeyaz sayfalarla bırakıp gidiyorsun,

Bir sonraki Haziran’da inşallah diyerek yine geleceksin...

Ya kavuşamazsak?

Ama olsun seninle bir daha başbaşa kalma fırsatı veren Rabbime,

Sonsuz hamd ve şükürler olsun.

Yolun açık olsun Sultanım...

Gözler yaşlı, gönüller mahzun,

Ayrılış hüznünü unutturmak istersin gibi,

Senden sonraki günü bayram ettriyorsun.

Bayramlar sevinç demek,

Bayramlar mutluluğu paylaşmak demek,

Bayramlar hüzün ve dargınlıkları kaldırmak demek...

Ama sen yoksun.

Mutlu musun giderken,

Belli ki hüzünlü bir ayrılık var.

Kadrin bilmeyen gafiller seni çokça üzmüşler.

Camiler, bu kadar mutlu dolulukları seninle yaşamakta,

Seninle açlık hiç bu kadar güzel olmamıştı.

Seninle seni yaşamak çok güzeldi.

Yaktın bütün günahları.

Hasretinle yanacak bu kalp sensizliğe nasıl tahammül edecek?

Al beni de götür gittiğin diyarlara,

Rabb-i Rahim’ime Resul-i Kibriya’ya (asm) Üstadım Bediüzzaman’a...

Güle güle güzeller güzeli,

Güle güle şehr-i Ramazan,

Aziz dost güle güle, 

Güle güle sultanım...

Ayrılıklar kavuşmanın müjdecisidir.

Demek ki yine geleceksin, 

Güle güle Şehr-i Ramazan...

YAŞAR KILINÇ

Yeni Asya’m

Sen evime girmesen ben kururum,

Hem zayıf, hem çaresiz, şaşkın bir kulum,

Hergün nefes olursun, ruhumu doyururum,

Yine gençlik  tazelenmiş şaha kalkmış Yeni Asyam.


Arkanda kabul olmuş nice duâlar var,

Bilmediklerinden hep sana vurur dururlar, 

Sabret gönüllerin fatihi, basının gözbebeği, 

Yolun açık, Al-i Beyt’ten haber var Yeni Asyam.


Sen ki Rıza-ı İlâhiyi maksad yaptın, 

Evlerimizi engin kültürünle bir mektep yaptın, 

Şaşmadın, her şeye Kur’ân’ın Nuruyla baktın,

Haklının yanında, haksızın karşısındasın Yeni Asyam.


Dünya çalkalandı, heyhat istikamet şaştı, 

Yürekler dayanmıyor bebekler sahile taştı,

Ehli dalâlet azgınlaştı, haddini aştı,

Halaskâr görür âlem-i  İslâm seni Yeni Asyam.


Nice parelenmiş masum, nurdan yürekler, 

Sabır, sebat, ihlâs, tevekkülle meşakkat çekenler,

666 zincirinde müsbet yolu seçenler,

Şahs-ı manevinle zamanın müceddidisin Yeni Asyam.

EMİNE BENLİCE

Aşınmayan hatıralar

Müstamel kundurayla, rüya dolu bir gece

Kim bilir? Rüyasında, neler der hece, hece

Anlatması zor duygular rüyalarda yeşerir

Sarmaş dolaş, uyudular, kundurayla o gece


Çocuk bu, insan bu; sel olur bazen, sevinçler

Her zaman farklıdır, gönle süzülen sevgiler

Ya bir duygu, bir inşirah; ya da bir nesne olup

Uçuşurlar, rüyalarda, ruha kisve kareler

     
Mes’ud olmak, bazısına, aşılmaz dağlar olur

Bazısına, bir kundura, seyr-i sülûk yol olur

Hele, bir de, gıcır gıcır boyanmışsa boyası

Ömür boyu aşınmayan, silinmeyen, iz olur


Belki o gün, bir bayram; şehrâyînin günüdür

Duyguları, cûşuhurûş; o an, onun düğünüdür

Yıllar boyu süre gelen “mâzî” olur, o demler

Gün gelip çözülecek, bir ilmeğin düğümüdür.

 ALİ RIZA AYDIN

Geldi geçti Ramazan

Geldi geçti, nasıl da Ramazan,

Rahmet deryasına gel sende uzan,

Bir ek, yüz binler sermayeyi kazan,

Ömrünun sonu olmasın hazan,


Rahmet hazinesi açılmış önümüze,

Bereket katıyor hep ömrümüze,

Rahmet, bereket inmiş şehrimize,

Huzur gelmiş, gönülle çehremize,


On bir ayın sultanı gelmiş misafir,

Bağlanmış zincire şeytan-ı kâfir,

Fakir fukarayı görme asla hakir,

Ramazan bereketi ile ol şâkir.


İnsan melekleşir arşa uruç eder,

Üzerinden günah kirleri hep gider,

Bu güzel ay mağfirete medar,

Kurtuluşa vesiledir belki Ramazan,

HASAN YEŞİLKAYA

At dünyayı arkana

Şu hayatın akıp gitti nereden nereye,

Arzu ve isteğin gitmiyor kabirden öte,

Vücudunda ağrılar gireceksin kabre,

Aldanma dünyaya at dünyayı arkana.


Başında beyazlar, gitti gücün kuvvetin,

Neye yarar dünyada malın servetin,

Makamın, mevkiin, şanın şöhretin,

Aldanma dünyaya at dünyayı arkana.


Sonbaharda nevruzî, nergis, çiçekler soldu,

Kışta kar yağdı, her taraf bembeyaz oldu,

Güneş battı her yer karanlığa boğuldu,

Aldanma dünyaya, at dünyayı arkana.


Dünya dönüyor, mevsimler oluyor bak,

Her yerde acı, her yerde ıztırap, firak,

Herşey fani, fanilere bırak dünyayı,

Aldanma dünyaya, at dünyayı arkana.

CELAL YALÇIN

ELİF

Yıllar boyu mütevazı

Yürüyüşle yürür Elif

Az çıksa da hür avazı

Geleceği görür Elif


İnce fikir yazılarla

Çok değerli kazılarla

Diriltici sızılarla

Dağı taşı bürür Elif


İman nuru ile yaşar

Deryaları yüzüp aşar

Bahtiyarca dolup taşar

Ruha ümit verir Elif


Bir gün gelir çınar olur

Zemzem akan pınar olur

Bal şerbeti sunar olur

Coşmak için erir Elif


Sevgi dolu hürce yürek

Şaşmaz fikir güçlü bilek

Ediplikte edep gerek

Karanlığı kürür Elif


Yol kesse de kuşu, kurdu

Hep mertlikle karşı durdu

CEYHUNÎ bir garip ordu

Toplumları sürür Elif

MUSTAFA AVCU (CEYHUNÎ)

Okunma Sayısı: 912
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı