"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Elif Şiir Sayfası

22 Ekim 2017, Pazar
Sizden gelen şiirler. Editör: Abdil Yıldırım - siir@yeniasya.com.tr

Hepimiz birimizde

 

Şenlikte yok bizde benlikte yok bizde

Zerrat-ı âbız bir tek âleminde,

Allah’ın sevgisi pırıl pırıl nur ile,

Coşarak taşar tüm benliğimizde.

Her iki cihanda en büyük huzur,

Tevhid cümlesidir cümlemizin (dilinde) teksinde?

Cennetin asude güzelliği taravetiyle,

Rabbani nakışlarla süslenmiş güllerimizde.

İhlâs, sadâkat, tesanüd derken,

Allah’ın rızası esas olmuş amelimizde

Birer feragat numunesi her bir ihvanımız,

Halka himmet, Hakk’a hizmet duâdır kollarımız.

Âyet âyet şekillenir, hadis hadis yaşanır,

İslâm her türlü güzelliği ile yollarımıza,

Ebedî hayatı kazanmak için bir sermaye

O yüce cihad ruhudur, sinmiş yıllarımıza.

Ayrılık yok, gayrılık olamaz Nur’da,

Birer müşfik el gibidir her bir ilimizde,

Zerrelerle kürelerle, arzla coşup arşı aşan,

Hava sahifesiyle beraber söylenir dilimizde.

Muhtaçlara ab-ı hayat sunar fasılasız,

Cennet ifadesini hatırlatır her bir benizde,

Asr-ı Saadet tablosunu tamamlayan,

O yüce ruhtur ki, yaşayan birliğimizde.

Bütün İslâm şahlanır cihana karşı,

Dünya dolusu huzur dolar dileğimizde.

Bakanlar Allah’ın emrinden başka,

Bir gaye görmesin amellerimizde.

Kur’ân okunur dilimizde, Resulullah(asm) gönlümüzde,

Sünnet hadis hadis yaşanır bizde.

Birimiz şarkta, birimiz garbta olsak bile,

Kavmiyetçilik sevdası yoktur sinemizde.

Yönümüz Hakk’a, hayatımız ahirete bakar,

Dünya sevgisi asla yoktur kalbimizde.

Feda ettik cismi canı, neyleriz biz bu cihanı,

Hak ve Habibullah sevgisi nakşolmuş amelimizde.

Ashab-ı Resullullah’ı (asm) hatırlatır bu tablo,

Hepimiz birimiz, birimiz hepimizde…

AŞIK İHVANİ

***

Hangi mevsimin yağmuru bu?

Yağmur!

Yine yağmur yağıyor

Üstüme, karıncalara

Islanıyor benimle beraber

Kimsesizler ve kediler de

Bu hangi mevsimin yağmuru?

Üşütüyor beni iliklerime kadar.

Yağmur! 

Yine yağıyor üstüme üstüme

Islatıyor beni baştan aşağı

Hangi mevsimin yağmuru bu?

Damlalar değer değmez buharlaşıyor

Serinletiyor ta ruhumun içlerini.

Yağmur, yine yağıyor.

Dağlara, taşlara, ovalara, çimenlere.

Sanki rahmet katreler halinde iniyor, 

Canlılar adeta bayram ediyor,

Hangi mevsimin yağmuru, bu,

Ferahlatıyor Rahman’ın kullarını.

Yağmur!

Yine yağıyor ince ince,

Eritiyor beni bir tuz misali

Hangi mevsimin yağmuru bu?

Sanki ruhumun içlerine yağıyor.

Yağmur!

Yine yağıyor elif elif

Çiseliyor, yüzümü yalarcasına

Okşuyor kalbimi, rahatlatıyor ruhumu

Hangi mevsimin yağmuru bu

Bilmiyorum, karar veremiyorum.

Yağmur

Yine yağıyor

Tokatlarcasına yüzümü

Kendime getiriyor beni, vicdanımı.

Hangi mevsimin yağmuru bu,

Özüme dönmemi sağlıyor.

Yağmur

Yine yağıyor.

Uhuvvet, ihlâs, muhabbet yağıyor

Sağanak sağanak topluluklara.

Hangi mevsimin yağmuru, bu?

Belli, bu, nur mevsimin yağmuruydu.

M.FAHRİ UTKAN

***

Bunlar kim mi?

Susmaz ve susturulmaz bir dâvânın erleri,

Bir nuru hakikatin onlar gönüllüleri.

 

Halleri hep ortada tavırları gayet net,

Mazlûma dost olurlar zalimlere ise set.

 

Dünden bu güne aynı, aynı tavır aynı hal,

Rabbim öyle buyurmuş dost doğru ol öyle kal.

 

Dün neler demişlerse bugünde onu derler, 

İstikamet üzere yol alırda giderler.

 

Elde Kur’ân’ın nuru dilde onun tekrarı,

Onlara tasa olmaz bu dünyanın efkârı.

 

Allah’ın rızasıdır maksat niyet tek gaye,

İstenen hiçbir şey yok dünyevî hiçbir paye.

 

Mazlûmun yanındalar, zalimin karşısında.

Tercih hak ve hakikat her işin en başında.

 

Uhrevîdir tek amaç, yoktur başka bir niyet,

Bu böyle bir metoddur bu böyle bir zihniyet.

 

Hakk’a teslim olan da yalan ve riya olmaz,

Hak yolunda gidene niye diye sorulmaz.

 

Başka türlü davranmak onları hiç açmıyor,

Kim ne yaparsa yapsın onlar korkup kaçmıyor.

 

Dâvâdır esas asıl Hakk’ın muradı maksat,       

Hakkı murat edenler yapmaz dünyevî hasat.

 

Devirler hep değişse öğünse zaman çarkta,    

Onların yolundaysa görülmez hiçbir farkta.

 

Hiçbir devir onları durdurmaz engellemez,

Onlar güce eğilip teslim oldum hiç demez.

 

Tasa olmaz onlarda muhabbettir öz asıl,

Geçmişten geleceğe böyle gider bu fasıl.

 

Dün ve bu gün aynıdır aynı hal aynı tavır,

Sebatsız teslim olsa onlara dense savrul.

 

Onları durdurmak mı beyhude boşa umut,

Nafiledir o arzu gerçekleşmez bir komut.

 

Husûmete vakit yok yanlışa denmez tamam,

İsterse hep değişsin başkalaşsın tüm zaman.

Nadir Nazik

***

Başlık eksik

İnsan  hayat sefinesinde birer nefer,

Ebede doğru gider, eder seyru sefer,

İyiliğe meyyaldır, bazende işler şer,

O nedenle, adına denilmiş  beşer,

 

Gâh sığmaz iken, şu koca dünyaya,

Hayalen seyru suluk eder, çıkar aya   

Bazen atlı olur, bazen de kalır yaya,

Bazen de karışır dereye çaya            ,                                                        

 

Şer işlemeye kabil, iyiliğe meyli var

Feryad-u figanla, eder hem ah-u zar,

Koca âleme sığmaz, dünyası olur dar,

Eşref-i mahlûkat, hem de çok kibar.

Yenilir bazen, nefs-i emmaresine ,

Bazen hasreder, verir hep çenesine,   

Toz kondurmaz nefsi pür hevesine,

Kulak vermez, hakikatin o gür sesine.

 

Ey insan, bu arayış niçin nereye,

Kim bindirmiş onu, bu koca sefineye,

Talip olsa,imandaki gizli defineye,

Allah’a (cc) kul olup, kavşur o hazineye.

Hasan Yeşilkaya 

 

Okunma Sayısı: 508
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı