"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gecenin izinde

15 Mayıs 2011, Pazar 00:00
Gecenin ilerleyen yüzü, kimilerine merhaba derken kimilerine elveda diyor. Her gönlün ayrı yarası, her sevdanın ayrı ağlayanı var. Geceye uyanırken kimisi, kimisi de geceye uzanıyor. Uykunun kolları unutturuyor insana. Yorgunluğunu, sıkıntılarını, hastalığını, hayatı… Nevm, kimine bahar gülleri açtırırken, kiminde kaktüsler bitiriyor.

Sabit der ki:
"Şeb-i yeldayı müneccimle muvakkit ne bilir,
Müptelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat?"
Yani; en uzun gecenin hangisi olduğunu ne müneccim, ne de takvim yapanlar bilir. Gam tutkunlarına sor ki geceler kaç saattir…
Gecenin asumanı inleten sessizliği, her gönülde farklı akisler uyandırsa da, yıldızlarla kaplı nikabını yüzüne örtünce bir peri kızından farksız olduğunda herkes hemfikir. Güneşin elveda deyip el sallayarak buğulu ve hüzünlü gözlerle vedası karşısında gecenin gelişi muhteşem iki san'atçının sahnede yer değiştirmesi gibi. Biri yavaş yavaş giderken diğeri yavaş yavaş geliyor. Ne hoş bir düettir aslında dünya sahnesinde sergiledikleri. Farklı özellikleri, farklı güzellikleri olmasına rağmen, tek bir ismin yeryüzündeki aksi olmanın mutluluğudur onlardaki belki. Bu mutluluğa her gün şahit olan, bu düeti her gün dinleyen bizler, eminim, bu muhteşem kudret yansımaları karşısında “Maşaallah, barekâllah, Rabbim dilemiş ne güzel yaratmış” diyoruzdur.
Gecenin argümanları, eşlik ettikleri muhteşem sahneye garip bir çekicilik, farklı bir munislik, mutantan bir derinlik katıyor. Sihirli bir dünyanın içine dalmışsınız da, her an masal kahramanlarından biri karşınıza çıkıverecekmiş gibi. Hem alıştığınız, hem hiç görmediğiniz, hem ünsiyet veren, hem hiç tanımadığınız bir dekor gibi. Geceyi bu kadar çekici kılan, insanı içine alıp bırakmayan şey, belki de budur. Onun belirsizliği, her gün farklı farklı gelmesi, hep bir ilk defalığı belki. Yıldızlar, ay, gecenin rengi… Hepsi musika-i İlâhiyenin bizlere ulaşmasını sağlayan orkestra elemanları. Gecenin her gün İlâhî membadan beslenerek verdiği konserine kusursuz, misilsiz, nazirsiz, bîhemta eşlik eden muhteşem renkler…
Bütün bunlar leyl düşünceleri, bütün söylediklerim bir gece tefekkürü belki. Biraz sertçe esen bir rüzgârın üzerimde bıraktığı tesir. Hafif bir iç ürpertisiyle birlikte içime dolan akşam kokusunun ruhumdaki akisleri. Şehrin pırıltılı ışıklarının akşamın sessizce göz kırpan yıldızlarıyla birleşerek oluşturduğu o esrarengiz tablo. Ağaçların sallanarak, çiçeklerin küçük küçük kıpırdayarak rüzgârla raksının bu tabloya eşlik etmesiyle görsel bir şölene dönüşen akşam ziyafeti. Gökyüzündeki mavinin laciverte, yeryüzündeki yeşilin siyaha dönüşmesinin seremonisi. Bunlar aslında kader yazıları. Bunlar tefekkür levhaları.
Hâlık-ı Rahman bize seri’ü’t-teessür bir ruh hali ile birlikte; sevinecek, üzülecek, şaşıracak, ürkecek, hayret edecek duyguları vermiş içimize. Dışımıza da, dünyamıza ve çevremize de bu duygularımızı açığa çıkarıp besleyeceğimiz, tatmin edeceğimiz levhalar, fotoğraflar koymuş. Kâinat bu fotoğrafların içinde en büyüğü. Okuyabilmek, her bir mevcudu Yaratıcıdan gelmiş en büyük armağan bilmek lâzım. Bahar mevsimi bunları idrak edebileceğimiz, çıplak gözle kudretin, rahmetin hazinelerini izleyebileceğimiz en büyük fırsat.
Ve tabiî bahar geceleri… Yüzünüzü yalayıp geçen ılık bir rüzgârla kendini hissettiren, pırıl pırıl yıldızlarıyla, rengârenk çiçekleriyle, erguvanı, lâlesiyle, papatyası, çiğdemiyle, pembeli, morlu, beyazlı çiçeklerle süslenmiş gelin-misâl ağaçlarıyla bizlere kendini okutturan bahar mevsiminin geceleri. Kışın poyrazından, boranından, karından, fırtınasından böyle bir güzele kavuşmak insanlara bahşedilen en büyük nimetlerden. O yüzden kışın ne kadar sıkıntı çekiyormuş gibi gözüksek de, bahar gelince bütün sıkıntılarımızı unutuyoruz.
Ne diyor Naili:
"Kadem kadem gece teşrifi Naili o mehin
Cihan cihan elem-i intizara değmez mi?"
Yani; Ey Naili! Geceleyin o ay sevgilinin adım adım gelişi, cihan cihan bekleyiş acısına değmez mi?
Selâm ve duâ ile…

 
HAVVA KÜÇÜK KONUR        
havvakonur@mynet.com
Okunma Sayısı: 658
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    211.

    gün

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı