"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Genç Said’ler müfritane irtibat için yollarda

03 Aralık 2017, Pazar 00:10
Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin, ağabeylerin hizmetin geleceği hakkındaki bazı endişeleri için, “Kardeşim, siz hizmeti düşünmeyin. Hizmeti en muhalife dahi Cenâb-ı Hak yaptırır. Sizin düşüneceğiniz; uhuvvet, muhabbet, ittihat ve tesanüd’dür. Bugün bize en fazla lâzım olan da budur” diyor.

Bir Risale-i Nur dersi ardından kardeşlerle “Neden Erzurum’da veya Kars’daki dershaneleri görmüyoruz, ziyaret etmiyoruz, oralardaki ağabey ve kardeşlerle tanışıp kucaklaşmıyoruz” dedik. Hemen yola koyulduk. Ankara’ya sabah saatlerinde giden ilk trenden biletimizi aldık. Ankara’ya vardığımızda Risale-i Nur hizmetleriyle iştigal eden Ahmet Paşalıoğlu Ağabey bizi karşıladı ve o günün akşamında üniversiteli talebelerin Risale-i Nur dersine gitmemize vesile oldu. Prof. Dr. Ömer Önbaş Ağabey’in “Alyuvarlardan Nurlar’a” seminerini dinledik ve gençler olarak istifade ederek Nur’un, Nurculuğun bu eksende adâlet, meşveret ve kanunun önemini daha da iyi anladık. “Tam istediğimiz tarzda kırmızı” cümlesi Risale-i Nur’un ve Yeni Asya’nın Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin istediği tonda olduğu vurgusu gecemize damgasını vurdu. Ardından sabah namazına kadar “Şefkat” Medrese-i Nuriye’sinde kardeşlerle uhuvvet, muhabbet ve tesanüd içerisinde geceyi ihya ettik. Ertesi gün Risale-i Nur Enstitüsü Ankara temsilciliğinde aynı semineri cemaat ile dinlemek nasip oldu. Ankara’da bulunan kardeşler bizi gara bıraktılar ve yolculuğumuz başladı. 

Kırıkkale, Kayseri, Sivas, Erzincan ve Erzurum’a doğru san’at-ı İlâhiyi tefekkür edecek, gündüzleri kâinatı, geceleri ise Risale-i Nur’u okumak için saff-ı evvel ağabeyler gibi tren yolculuğu yapacaktık. Tren rayları tadilatta olduğu için Ankara’dan Irmak’a otobüs ile aktarma yaparken yanımızdaki oturan yolcularla konuşma fırsatımız oldu. Biraz muhabbetten sonra otobüsün büyük bir çoğunluğunun  Erzincan’dan Ankara’ya okuma programına gelen üniversiteli Nur Talebesi kardeşler olduğunu anladık. Güzel ve şevke medar olan bir tevafuk oldu. Yıllardır anlatılan doğu bölgesini kendi gözlerimizle görme vakti gelmişti. 

Doğu Bölgesi deyince, her zaman nehir, göl olmayan sadece dağlardan ibaret bir yerdi görene kadar zihinlerimizde...

Ancak düşündüğümüz gibi değildi. Her yer nehir, akarsu, inanılmaz dağlar ve tarihî güzellikler ile “Bir saat tefekkür bir sene nafile ibadet hükmüne geçtiği” hadis-i şerifin sırrına nail olmaya çalıştık.  Tabi bu güzellikler dışında dikkatimizi çeken terk edilmiş, harabe haline gelmiş ve terk edilmediği halde çok kötü durumda gözüken yerleşim yerlerini de gördük. 

Dikkatimizi çeken bir şey, bu yerlerde küçük çocukların trene taş atmasıydı.. Neden harabe halinde olmayan yerdeki çocuklar koşup el sallarken, harabe yerlerde yaşamaya mecbur kalan çocuklar taş atıyordu ?

İkisi de aynı yörenin insanı değil miydi? Bunun sebebini,  yörelerdeki çocukların yeterli eğitimden mahrum olmalarına, fakirliğe ve farklı muamele görmelerine bağladık. 

Üstad Hazretleri’nin teşhis ve tedavi yöntemini hatırladık: “Bizim düşmanımız cehalet, zarûret, ihtilâftır. Bu üç düşmana karşı san’at, marifet, ittifak silâhıyla cihad edeceğiz.”

Burada herkese görev düşmektedir. Devlet, vatanın neresinde yaşarsa yaşasın vatandaşına adaleti, hürriyeti, medeniyeti aynı oranda götürmek zorundadır. Burada Nur Talebelerinin en mühim görevlerinden biri ise yaşanan, dumanı tüten en ücra köşelere dahi Nur ve Nur’un mesleğini taşıma gayesi olacaktır. Erzurum’a vardığımızda dershanemizde kalan Said Demirel kardeşimiz bizi karşıladı. Erzurum’un görülmeye değer tarihî mekânları ve bin yıldır hizmet veren medrese ile camilerini gezip görmemize vesile olduktan sonra, dershanemize geçerek diğer Nur Talebesi kardeşlerle tanıştırdı. Geceyi Erzurum “Yakamoz” dershanemizde geçirdikten sonra geri dönüş serüvenimiz başladı.

Yolculuğumuz Ankara’dan sonra Erzurum’a kadar 20 saat sürmesine rağmen “Doğu Ekspresi” denilen eski adıyla “Kara Tren” ile gerçekten muazzaman bir yolculuk deneyimi geçirdik. Bu süre zarfında kompartımanda seyahatlerde imkânsızlıktan sıkıntıya düştüğümüz abdest alarak namaz kılma hususu dahi çok keyif vericiydi.  

“Doğu Ekspresi” bizlere vatanın en ücra köşesindeki yerleri cüz’î bir fiyata ziyaret edebilmemizi ve bu süreçte san’at-ı İlâhiyeyi tefekkür ile okuma programı gibi bir imkân tanımaktadır. Bütün Nur Talebeleri ve özellikle Genç Saidlere bu tren yolculuğu ile gözden ırak olan medrese-i Nuriyelerimizi ziyaret etmelerini can-ı gönülden tavsiye ederiz.

Uğradığımız yerlerde bizleri tanımadığı halde tefani sırrınca muhabbetle kucaklayan ve hizmet için daha nicelerini bekleyen Nur Talebesi ağabey ve kardeşlerden Allah ebeden razı olsun. 

Etiketler: yeni asya, genç said
Okunma Sayısı: 1970
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • asyalılar

    3.12.2017 23:37:40

    maşallah sizlere maşallah. tüm türkiye de gençlerimiz hareketlenmesine vesile olun.

  • zeki şimşek

    3.12.2017 22:08:12

    Tebrikler.maşallah.

  • Ethem Erbaş

    3.12.2017 16:31:07

    Yerköy e de bekleriz selamve dua ile

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı