"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Konya Nur talebelerinin Bozyazı’da kâinatı ve Risale-i Nur’u okuma programı

17 Haziran 2012, Pazar 00:00
Zübeyir Ağabeyin “Hiçbir Nur Talebesi yoktur ki, sınıfının en fazîletlisi, en çalışkanı olmasın” sözüne mazhar olan genç Saidler tefekkür âlemine dalmak için hazırlıklarını tamamladılar. Artık yolculuk zamanı gelip çattı.
 Bir yandan Bozyazı’ya ulaşma ümidi, bir yandan karneleri alma sevinciyle 8 Haziran saat 16.00 sularında virabismillah diyerek yola çıkıldı. Minibüsün ön tarafında Yusuf ve Bilâl Ağabey kontrolünde, arkada Yasin Ağabey himayesinde sûreler, Risâleler okuyarak yalçın kayalıkların arasından tefekkür ederek geçiyorduk. Yolda sık sık durarak Kadîr–i Zülcelâlin haşmetli yaratmış olduğu dağları tefekkür ediyor, Allah’ın (cc) dağlardan buz gibi rahmet çeşmesinden akıtmış olduğu suları içerek yolculuğumuza devam ediyorduk. Dağları, taşları, meyveleri, ağaçları tefekkür etmek olur da acıkmak olmaz mı? Bütün ağabey ve kardeşler iyice acıkmışlardı ve onları Danyal Ağabeyin yerinde bekleyen bir şeyler vardı. Ve nihayet Danyal Ağabeyin Silifke Ortaören Köyünde bulunan Göksu manzaralı yerine vardık, ama açlıktan da kaldık. Göksu manzarasına karşı yemeğimizi yiyor ve kömür ateşinde pişmiş çayımızı yudumlarken Mersinli Ahmet Ağabey, Umut kardeş ve nice Saidlerle görüşerek ve birbirimizden şevk alarak hem maddî, hem manevî gıdamızı alarak ayrıldık. Yolculuğumuzu Gülnar, Aydıncık ve sonunda Bozyazı’yla tamamladık. Merakla beklediğimiz ve Bozyazılı ağabeylerimizin büyük bir himmetle almış oldukları dershanemize vardık.
Sahralarda susayan bedevî gibi âhirzaman fitneleri içerisinde iman hakikatlerine susayan genç Nurcular, Kur’ân-ı Kerim’den tereşşuh etmiş ve sünûhat-ı kalbiye olan Risale-i Nur’u okuyorlar; okudukça da kâinatın ve insanın yaratılış gayesini anlıyorlar ve ona göre hayal âlemlerine ve dünya hayatlarına müsbet anlamda yönler veriyorlardı. Risale-i Nur’u okudukça Kur’ân-ı Kerim’in nasıl bir kelâmullah olduğunu, beşer kelâmı olmadığını anlayan Nur gönüllüleri her gün bir cüz okuma kararı ile günde bir cüz okuyorlar ve maneviyatlarını arttırıyorlardı.
İlmelyakîn, aynelyakîn mertebelerinden hakkalyakîn mertebesine ulaşma gayretinde ve şübehat ordularını def etme savunmasında adeta cennetâsâ bahar da yaşıyorlardı. Böylece günler geçiyor, gidiyor, farkında bile olunmuyordu…
Programda müzakereli derslerle kardeşlerimizin katılımları ve fikir alış verişi sağlanıyordu. Ağabeylerimizin derslerinden lâtîfelerini tatmin eden kardeşlerimizde değişik ufuklar açılıyor ve bir ağaca baktığında veya insanın simasına baktığında Allah’ın birliğini ve kâinatın tek bir yaratıcısı olduğunu üç küllî muariften birisi olan kitab-ı kebîr-i kâinatın zemin sayfasında ve insan satırında okuyorlar, okuyorlardı… Zaman su seli gibi akıp gidiyordu.
Bozyazılı ağabeylerimizin Nur gönüllülerine hazırlamış oldukları bir sürpriz vardı. Sürprizi görmek için yolculuğa çıkmak gerekiyordu ve biz de yolculuğa çıktık. Anamur Kalesi’nden, yalçın kayalıklardan yolumuza devam ediyor, adeta tefekkür âlemine dalıp gidiyorduk. Sefine-i Nur’un kaptanı Bülent Ağabeyimiz bir anda bir yerde durdu. Durduğumuz yer Yaşar ailesinin valideyninin evi idi. “Bediüzzaman Beşlemesi” ile Üstadın maddî cihetine ve şahs-ı mânevîsine akıcı bir üslûpla değinen İslâm Yaşar Ağabeyle, Pozitif Pencere ile okuyucularına farklı hayat pencereleri açan Sabahattin Yaşar Ağabeyin ve Nur hizmetleri ile aktif bir şekilde çalışan, ayrıca bizi yalnız bırakmayan Alaadin Yaşar Ağabeyin anne ve babasını ziyaret ettik ve duâlarını aldıktan sonra yola devam ettik.
Elmakuzu Yaylası’na varırken, tek katlı evler bizi karşıladı. Patika bir yolun ardından Hüseyin Ağabeyin evinin önündeki asırlık ardıç ağacının altına oturup, Tekeli eski belediye başkanı Arif Kır Ağabeyle tatlı bir sohbete başladık.
Yayla havası ve odun ateşiyle bütünleşmiş olan çayımızı yudumlarken uzaktan bir traktör sesi duyduk. Fazla zaman geçmeden traktör yanımızda durdu. Bozyazılı ağabeylerimizin bize hazırlamış oldukları sürprizi, bir anda karşımızda boynuzlarıyla duran mübarek hayvan koçu gördük. Yayla havası ile açılan iştahımız koçu görünce iyice açıldı…
İslâmın şeâiri olan Ezan-ı Muhammedi okunurken kardeşlerimiz namazlarını kılma şevki ile camiye doğru yol alındı. Büyük bir maneviyatla namazımızı kılıp, tesbihatımızı yaptıktan sonra caminin avlusunda ağacın altında konakladık. Arif Ağabey namaz dersi yaparken risâleden gelen manevî bir coşkuyla şuurlandık. O şuurla tefekkür âlemine dalarak tekrardan Hüseyin Ağabeyin evine gelmek için yola devam ettik.
Namaz dönüşü yolculuk bitti, Kaplan ailesinin evine vardık, vardık ama gördüklerimize inanamadık. Kaplan ailesinin büyük bir özen ve himmet ile hazırlamış oldukları saç kavurmayı görünce, Üstad Hazretlerinin Dördüncü Mesele’de bahsettiği kalp ve mide dairesini tatmin etmek için yemek yemeye başladık. Lokmalar birbirini takip ederken karnımızın iyice doyduğunu hissedince Yasin Yıldırım Ağabeyimizin yemek duâsı ile yemeyi tamamladık. Ama daha bitmemişti, Mersin’in meşhur tahin helvasıyla yemeğimize bir haşiye koyduk. Böylece piknik programı genç Nurcuların kardeşlik hissiyatları içerisinde futbol oyunları, tefekkür yürüyüşleri içerisinde tamamlandı.
Bu programda bizlere büyük bir itina ile hizmet eden Bozyazılı ağabeylerimize Danyal Ateş Ağabeyimize, Arif Ağabeyimize, Kaplan ailesine, Yusuf Ağabeyimize ve ailesine, ayrıca Anamur ve Bozyazı vakfı Ahmet Yıldırım Ağabeyimize teşekkürü bir borç biliriz. Allah (cc) hizmetlerini kabul etsin inşâallah…
 
ZÜBEYİR NURLUYÜZ
Okunma Sayısı: 701
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    206.

    gün

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı