"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mazlûmların hasret kaldığı güneşi kirlettik

Emin Fırat
26 Kasım 2017, Pazar
İnsanoğlunun yaratılmasıyla birlikte başladı kirlenme.

Su temizlenmek arınmak için var edildi. İlk başta tertemiz bir dünya bahşedildi beşere. Fakat insan bu, kirletmekte geç kalmadı kendi elleriyle dünyasını. 

Bir gün gelip bizi de yakabileceğini düşünmesek de, aslında her şey ateşin bulunmasıyla başladı. Ateş yandıkça kolaylaştırdı hayatımızı. Işık oldu aydınlattı, sıcaklık oldu ısıttı yuvamızı. Lâkin dumanını hesap edemedik. Dumanıyla birlikte başladık kirletmeye. Hiç kirlenmez zannettiğimiz havayı kirlettik. 

Demiri keşfedip çeliğe dönüştürdük. En sağlam makinaları ürettik çelikten. Daha rahat, konforlu, bir hayat için, hırsa kapıldık ve daha çok ürettik. Ürettiklerimiz çöp dağlarına dönüştü. Çöplerimizle toprağı kirlettik. 

Kuraklıktan ağzımız kurudu. Bazen bir yudum suya muhtaç olduk. Yokluğunda neler olabileceğini hiç düşünmek bile istemezken, en çok da israf ettiğimiz suyu kirlettik.

Sadece havayı, suyu, toprağı değil, hayata, insana dair ne varsa her şeyi kirlettik. Kirlerimizden arınmak için temizlenmek istedik. Ancak temizlendikçe kirlettik ve kirlendik. 

Bizi diğer canlılardan ayıran yegâne nimet aklımızdı. Aklımıza gelen her şeyi yaptık. Yerinde kullanamadık. Aklımızı kirlettik. 

Harama nazar etmekten gözlerimizin nuru gitti. Bakışlarımız değişti. Asla yalan söylemeyen gözlerimizi kirlettik. “Yalan söylemek münafıklık alâmetidir “ dese de Efendimiz (asm), yalan ve kem sözlerden geri durmadık. Yalan ve kem sözler hayatımızın bir parçası oldu. Oysa çok küçük yaşlarda öğretmişlerdi bize yalan söylememeyi. Yalanlarımızla, duâlarımıza amin diyen dillerimizi kirlettik. 

Her şeyimiz olsun istedik, çok çalıştık. Çalıştıkça kazandık. Kazandıkça hırslandık. Dünya sevgisi kalbimize yerleşti. Sevgi, şefkat, merhamet, acıma, yardımlaşma gibi hasletlerimiz kayboldu. Her atışında lisan-ı hal ile Allah (cc) diyen kalplerimizi kirlettik.

Parayla saadet olmaz, para elimizin kiridir desek de, çok sevdik böylesi kirlenmeyi. Kölesi olduk maddiyatın. Eşref-i mahlûk olan insanlığımızı kirlettik. “Kötü hasletler, batıl itikatlar, günahlar, bid’alar manevî kirlerden olduklarını unutmamalıyız” diye uyarıda bulunsa da Üstad. Ne kötü huylarımızdan vazgeçtik, ne de günah işlemekten geri durduk. Dünyanın cazibesine kaptırdık kendimizi, aldandık. Allah’a (cc) kul olmayı unuttuk. Kulluğumuzu kirlettik.

Vicdanın rengi beyazdır. Her ne kadar beyazın kirlenmesi mukadder olsa da, Vicdan asla kir kabul etmez. Zira kirlendiğinde vicdan, bir kıymet ifade etmez. Ne yazık ki şimdilerde, kırıntıları dahi kalmamış olan vicdanımızı kirlettik.

Elleri kelepçeli, eksi yedinci katta, soğukta yedi saat adaleti bekleyen Nur gibi, nice mağdur ve mazlûmların hasret kaldığı güneşi kirlettik.

“Hayallerim vardı geleceğe dair. 

 İsterdim ki güzel günler görelim.

 Ama burada tüm insanlık ölmüş. 

 Tut elimden anne beraber gidelim.” 

diyerek, annesiyle birlikte yaşayacağı, güzel günlerin özlemini çeken, zindanda karanlığa mahkûm ettiğimiz yavrularımızın hayallerini kirlettik. 

Günahlar içinde boğulup kaldık. Ezildikçe ezildik altında. Kahrettik meylettiğimiz dünyaya. Oysa şükür ve tövbe ile arınmak varken kirlerimizden, unuttuk tövbe ve şükretmeyi. Katran haline gelmiş günahlarımızla, ruhumuzu kirlettik.

Okunma Sayısı: 2546
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı