"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

En tesirli yerler, hastaneler

Esmanur Alyakut
12 Temmuz 2018, Perşembe
Belâ ehlinin elde ettiği bu sonsuz ödülleri gören mahşer halkı, “Ah keşke dünyada iken biz de hastalansaydık da cesetlerimizi makaslarla kesseydiler”1 diyerek onların elde ettikleri mükâfatlara imreneceklerdir.

Bediüzzaman Said Nursî’nin gençlere bulunduğu ikazda gidin hastanelere sorun dediği kısmı bizzat staj anımda tatbik etmiş bulunmaktayım. Ne kadar tesirliymiş gelin beraber görelim. Oradaki hatıralardan birkaç tanesini dile getireceğim.

Evet hastanenin kapısından girdiğinizde yüzünüze çarpan ilâç kokuları ve bir yığın hasta; genç, yaşlı, çoluk çocuk her yaştan. Hastalığın yaşı yok yani. Koridorlarda gezerken, koltuk değneğiyle, ki onlar şanslılar çoğu koltuk değneği bile kullanamayıp tekerlekli sandalyeyle hava almaya çıkıyorlar yanlarında refakatçilerle. Tedavi odasına girdiğinizde hepsi sizi bekleyen onlarca felçli yetişkinler, yaşlılar ve bebekler. Anında değişmiş hayatlar, dün işe koşmak için yola atılan gençler bugün başlarına gelen elim hadiselerden ötürü umutla seni beklemekteler. Gencecik bedenlerdeki umutlar, hayaller, emeller. Bir genç kızın hayaliydi, eğer yürüyebilirse üniversiteye gitmek; boynundan altı felçli, bir yıl tedavi sonucu dirseğini hareket ettirme kabiliyetini tekrar kazandığı için binlerce hamt eden bir adam. Tekrar yürüyüp asker olmayı isteyen bir çocuk. 

Hatta bazıları hayatında yürümek fiiliyatını hiç gerçekleştiremediği için o umudu bile besleyemeyen çocuklar, bebekler. Ayaklarına o koca koca demir/plastik cihazları giydirip ayağa kaldırdığında, attığı mutluluk kahkahaları, konuşamayan çocukların el çırpışları ve yaşadıkları o tarifsiz his. 

Bazılarının hayaliyken ayağa kalkmak, bazılarının hayali kendi elleriyle yemek yemek, bazılarının ki ise ağızlarındaki salyaları yutkunabilmek. Evet, ağız kasları gelişemediği için tükürük sıvısını dahi yutamayan bir sürü insan. 

Siz hiç ayakkabınız eskidiği için sevindiniz mi veya ayağınızı sıkıp, vurduğu ve acıttığı için mutlu olup, şükrettiniz mi? Cevap, hayır. Ama onlar aldıkları ayakkabıyla yürüyemedikleri için hiç eskitemediler. Ayakkabı ayaklarını vurdu, sıktı, acıttı, ama hiç hissedemediler yara oldu hatta yaralar büyüdü, derinleşti kömür gibi oldu (Dekübit ülseri) hiç anlamadılar bile.

Evet, ne kadar tesirliymiş gördük mü?

Bu vak’alara şahit oldukça farkına varıyorsun sahip olduğun nimetlerin değerini. O zaman anlıyorsun bir hareketinle elini ağzına götürüp kolayca karnını doyurabildiğini. Hatta bir anlık kararınla düşünmeden ayağa kalkıp, adım alıp yürüdüğünü, koştuğunu. Daha sonra âyet-i kerimeler, hadisler ve Hastalar Risalesi reçete oluyor hem bizlere, hem onlara. İnsanın bu dünyaya keyif sürmek ve lezzet almak için gelmediğini. Hastalığın, ömür dakikalarını birer saat ibadet hükmüne  getirebildiğini. Bire bin mükâfat aldıklarını. Ondan şekva değil belki bu cihette ona teşekkür etmek gerektiğini.

Kıyamet gününde şehitler getirilip, hesap için durdurulur. Sadaka verenler getirilip, hesap için durdurulur. Dert verilip belâya uğratılanlar da getirilir, ancak onlara ne mizan kurulur ve ne de divan. Kendilerine yağmur gibi sevaplar yağdırılır. Belâ ehlinin elde ettiği bu sonsuz ödülleri gören mahşer halkı, “Ah keşke dünyada iken biz de hastalansaydık da cesetlerimizi makaslarla kesseydiler”1 diyerek onların elde ettikleri mükâfatlara imreneceklerdir.

Dipnot:

1) Hadis-i Şerif (Taberani, Mu’cemul-Kebir).

Okunma Sayısı: 811
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • recep

    12.7.2018 12:14:41

    derdim derdime derman imiş çok güzel bir yazı allah razı olsun imanınız ve kaleminiz güçlü olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı