"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

5 dakikada aday seçilir mi?

Faruk ÇAKIR
12 Mayıs 2018, Cumartesi 00:18
Her olağanüstü hal dönemlerinde olduğu gibi şimdilerde de gazetelerin iyi imtihan vermediği bir devreden geçiyoruz.

Türkiye tarihi incelendiğinde gazeteler ve bir bütün olarak medyanın ekseriyetle imtihanı kaybeder şekilde yayın yaptığı görülür. Medyanın her türlüsü hak, hukuk ve adalet demiş olsaydı ülkemiz bu kadar sıkıntı çeker miydi?

Medyanın en çok eleştirildiği dönemlerden biri de 28 Şubat 1997 sürecindeki yayınlarıdır. Elbette eleştiriler sadece bu dönemle sınırlı değildir. Tarihe geçtiği üzere 27 Mayıs 1960 öncesi ve sonraki yayınlar da demokrasi tarihi bakımından kara bir dönemdir. O dönemde de yalan, iftira, abartma ve yanıltma at başı  seyretmiştir.

Muhtemelen çoğu kişi günümüzdeki medyanın 28 Şubat süreci ya da 27 Mayıs dönemleriyle kıyaslamanın haksız olduğunu düşünür. Elbette farklar vardır, ama bazen o dönemi de aratan insafsız yayınlar yapıldığı görülüyor. Şimdilerde güya medya vasıtaları, gazeteler ve televizyonlar ekseriyetle ‘mütedeyyin’ insanların kontrolünde. Fakat yayınlara bakıldığında bu kanaati destekleyen mesajları görmek kolay değil. Hem ne zamandan beri ‘kötü’ emsal olmaya başladı? Günümüzdeki medya sahiplerine bu mesele hatırlatıldığında, “Eskiden de onlar şöyle yayın yapardı, böyle yayın yapmışlardı” demek suretiyle kendilerini temize çıkarmak istiyorlar. Mümkün değil, çünkü onlar zaten ‘fena’ydılar ve milletin ahını alıp gittiler. Şimdiler de aynı yanlışları yapmaya devam ederse merak etmesinler onlar da bir şekilde ah alıp gitmeye mahkûm olurlar.

Türkiye’nin gündemini meşgul etmiyor, ama bahsettiğimiz ‘sahipleri mütedeyyin olan ya da bilinen medya’nın müstehcenlikte en kötülerle yarıştığı görülmüyor mu? Türkiye’yi idare edenlerin bir defa olsun bu konuda söz söylediğini, bu gazete ve televizyonların sahip ve yöneticilerine “Siz ne yapıyorsunuz? Gençliği ateşe atan bu yayınlar neyin nesi? Kendinize çeki düzen verin” dediğini duydunuz mu? Bu müstehcen yayınları dert olarak görmeyen biri Türkiye’yi arzu edilen istikbale götüremez.

Bazı yayınlar da vatandaşla dalga geçmeyi marifet biliyor. Bir gazete manşetine göre bir parti milletvekili adaylarına “Fırat Kalkanı ve Afrin için de düşündüklerini” soruyormuş.

Okuyucu ile dalga geçme anlamına gelecek haberde şu bilgiler de var: (Milletvekili adaylarını seçen) Parti  

yetkilileri 5 dakikalık kısa görüşmelerde aday adaylarından dünyadaki güncel gelişmeler ve TSK’nın Suriye’deki operasyonları hakkındaki düşüncelerini öğrenmek istiyor. Adaylara ayrıca aday oldukları bölgenin demografik yapısı ve STK’lara üyelikleri de soruluyormuş.

Şimdi böyle bir haberi okuyan okuyucu ne düşünür? Tabiî ki okuyucu ise. Yok, ‘resimlere bakan’ bir kişi ise mesele yok. Böyle bir haberden en başta haberde adı geçen parti yöneticileri rahatsız olması gerekmez mi? “Biz burada ciddî bir iş yapıyoruz. Ne demek adaylara ‘5 dakika’ ayırmak? 5 dakikada hasta bile muayene edilmezken bir milletvekili adayı tanınır mı?” diye sormaları ve bu haberi manşete taşıyanlara itiraz etmeleri gerekmez mi?

Tabiî ki bahsettiğimiz mesele, gerçekten bir ‘aday tanıma ve seçme’ söz konusu ise yapılır. Yok, mesele ‘dostlar aday seçtiğimizi zannetsin’ diye düşünülüyorsa o başka. 

Böyle bir tablodan, böyle bir anlayıştan, böyle bir medyadan millete fayda gelir mi? Ve tabiî ki böyle bir  medyaya itiraz etmeyen ‘tarafgir’ idarecilerden...

Okunma Sayısı: 2473
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı