"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

AB yolculuğunun artıları

Faruk ÇAKIR
08 Eylül 2018, Cumartesi
AB ile ilişkileri ileriye taşımak amacıyla kurulan ‘Reform Eylem Grubu’ üç yıl aradan sonra ilk kez yeniden toplandı.

Bir müddet AB Bakanlığı da yapan TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, AB ile ilişkilerin Türkiye’ye neler kazandıracağını sıralarken önemli bir tesbitte bulunmuş: AB (üyeliği) havayı da  suyu da temizler.

Hemen itiraz edip, “AB üyeliğinin artıları, getirileri, faydaları da var, ama zararları, götürdükleri ve eksileri yok mu?” diyenler çıkabilir. Elbette bu yolculuğun eksileri de vardır, ama artıları dikkate alındığında yolculuğun devam etmesinin daha isabetli olduğu ortaya çıkar.

“(İlişkilerin devamı için) Avrupa’dan Türkiye’ye bir mesaj geldi” diyen Volkan Bozkır, “AB’den nasıl bir mesaj aldınız?” sorusuna şu cevabı vermiş: “Türkiye için kalp kırıklığı olan nokta, vize muafiyeti sürecinde son aşamaya kadar gelmişken Avrupa Birliği tarafından Türkiye’nin o günkü şartlarda yerine getirmesi mümkün olmayan bir şartın ortaya atılmasıydı: Terörle Mücadele Yasası’nda değişiklik! Bugün belli ölçülerde değişiklik yapılabilir, ama o gün hiçbir şekilde yapılamazdı. (...) Siyasî olarak Türkiye’nin o günkü çıkarları bakımından öyle bir değişikliği ağza almak bile mümkün değildi.”

Volkan Bozkır, önemli bir diplomasi tesbiti de yapıyor: “Ben her zaman bir diplomat olarak üç kelimeye çok önem verdim. ‘Mahremiyet, ketumiyet ve müphemiyet’... Müphemiyet şudur: Hiçbir şeyi tam olarak ifade etmezsiniz. Bir yerlerde esneklik bırakırsınız ki, sonraki aşamalarda o esneklik bölümünden yararlanırsınız. Profesyoneller arasında yüz yüze konuştuğunuzda bu üç kelimenin etkisiyle sonuca doğru gidebilirsiniz. Ama bir basın toplantısında açıklama yaptığınızda üçü de yoktur.” (www.hurriyet.com.tr, 3 Eylül 2018)

Hemen şu soru sorulabilir: İdarecilerimiz bilhassa ‘ketumiyet’ kuralına uyuyor mu? Siyasetçilerin miting meydanlarında dış politika ile ilgili olarak hemen her şeyi konuşması diplomatların işini zorlaştırmaz mı?

AB üyelik görüşmeleri esnasında kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri de “AB üyeliğinin Türkiye’ye ne kazandıracağı”dır. Hadiseye çoğunlukla maddî pencereden bakılır, ama işin bir de maddî olmayan yönü vardır ve belki de bu daha önemlidir. TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Bozkır, ‘maddî olmayan fayda’lara da şöylece dikkat çekmiş: “Bakın AB üyeliği, NATO, ya da başka bir teşkilat üyeliği gibi değildir. AB’ye üye olduğunuzda günlük yaşamınız etkilenir. 80’li yıllarda Türkiye’de 20 civarında sivil toplum kuruluşu vardı, bugün 108 bin. Sivil toplum, demokrasinin temel direğidir. AB sürecinde bunlar gelişti. AİHM kararları ve sözleşmesi bizim hukuk sistemimizde artık yer bulmuştur. Hâkimler ve savcılar bunlara referanslar verirler. (...) Demokrasi ve insan hakları değil sadece, insanımız soluduğu havanın, içtiği suyun daha temiz olduğunu  görüyor. Gıda güvenliği, iş güvenliği gibi konularda AB müktesebatının yararlarının farkında…”

Aslında meselenin nirengi noktası belki de bel kemiği burada: AB üyeliği sadece hak, hukuk ve adaletin iyileşmesi ile de sınırlı değildir. Belki ne alâkası var diye akla gelebilir, ama insanların temiz suya kavuşması ya da şehirlerin havasının temiz olması dahi dolaylı olarak AB üyeliği yolundaki ilerlemeye bağlı hale  gelmiştir. Çünkü işin özünde insan ve hakları var ve öyle olmalı. 

“AB üyeliği olmazsa Türkiye’nin havası bile kirlenir” denilse yanlış olmaz.

 

Okunma Sayısı: 808
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali Tam

    8.9.2018 10:26:42

    Türkiye müflis proje Kemalizmden kendi gücüyle siyrilabilse ve Demokrasiye dönse ve Hukuka rücu etse AB ye ihtiyac yok. Lakin Türkiye kendi gücüyle bir adim dahi atamiyor. Siyasal Islami gördük en dindar lideri Kemalizmi bastaci yapip beni mukayese ederseniz ancak onunla kiyaslayin diyerek son noktayi koymustur. LOZANin mahremiyeti, ketumiyeti ve müphemiyeti siyasetcilerin gemini elinde tutuyor. Türkiye AB siz ne oldu iste BUGÜN. Nokta.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı