"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Adalete olan güven nasıl artar?

Faruk ÇAKIR
16 Ocak 2019, Çarşamba
Türkiye’nin adaletle olan imtihanı bitmiş değil. İdareciler “Adalet mülkün temelidir” tesbitini kabul etmiş görünse de, icraatlarla bu söz desteklenebilmiş değil. Bu sebeple haklı olarak adalet çağrıları tekrarlanmak durumunda kalınıyor.

2018 yılını değerlendiren Kamu Denetçiliği Kurumu Başdenetçisi Şeref Malkoç da benzer bir tesbit ve çağrı  yapmış. Kurumları bakımından geçen yılı değerlendiren Malkoç, “Osmanlı’nın son 300 yılı ile Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana en çok talep adalet duygusunun güçlendirmesidir. Adalete olan güveni arttırmalıyız”  şeklinde konuşmuş.

Sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve medya ile buluşmalar yoluyla Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) tanınmışlık düzeyini arttırmaya çalıştıklarına dikkat çeken Malkoç, gazetelerin sayfalarına bakıldığında cinnet  toplumu haline gelindiğinin görüldüğünü ifade etmiş ve şöyle demiş: “Bu durumun mutlaka düzeltilmesi gerekir. Buna çözüm bulamazsak hedeflerimize ulaşmamız zor. Kanunlarda insan hak ve hürriyetleriyle ilgili birçok konu olmasına rağmen vatandaşlar bu haklarını yeterince bilmiyor. Hakların kullanılması konusunda  vatandaşlarımızda zaafiyet var.” (Yeni Asya, 15 Ocak 2018)

Vatandaşın hakkını, hukukunu bilmediği ve arayamadığı bir sır değil. Hakkını bilmemek ve arayamamak  netice olarak yine millete fatura ediliyor. Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) Başkanı Şeref Malkoç’un bu tesbiti idare eden ve idare edilen herkese şu özlü sözü hatırlatması gerekir: “Evet, bir millet cehâletle hukukunu bilmezse, ehl-i hamiyeti dahi müstebit eder.” (B. Said Nursî, Münâzarât, s. 28)

Buradan yola çıkarak bu milletin bilerek ve isteyerek cahil bırakıldığını söylemek mümkün değil mi? Cehaletle hukukunu bilmeyen, hakkını arayamayan insanları idare etmek çok daha kolay değil mi? 

Sosyal hayatta herkesin şahit olduğu üzere, hakkını arayanlara iyi gözle bakılmadığı sır mıdır? İdarecilerin yaptığı herhangi bir yanlışa itiraz eden kişilere karşı, “Bir sen mi akıllı çıktın? Kimse itiraz etmiyor da sana ne  oluyor? Bu milletin akıllısı sen misin?” diye itiraz edildiğini görmeyen ve duymayan var mıdır?

Adalete olan güvenin arttırılması Türkiye’nin önünde duran en büyük meselelerden biridir. Zaten “Adalet mülkün temelidir” deyip de bu meseleyi birinci öncelikli mesele olarak görmemeyi kimse izah edemez. Mesele, bu güvenin nasıl sağlanacağı, nasıl arttırılacağıdır. İlk adım olarak cehaletle savaş başlatılmalıdır.  

Millet, bilgisiyle adaletsizliğe itiraz ederse hamiyet sahibi olmayanların dahi adaletle hükmetmesine sebep olabilir. “Bana ne! Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın!” demeyen insanlardan müteşekkil bir cemiyette insafsız idareciler dahi adaletsizliklere imza atamaz. Hakkını arayan, yanlış yapan idareciden hesap soran bir cemiyette adaletsizlik yol bulabilir mi?

Adalete olan güvenin artması için en büyük görevlerden biri de idarecilere düşer. Hiçbir idareci, “Ne de olsa itiraz eden yok. O halde ben keyfimin istediğini yapayım” dememeli. Çünkü cehaletle hukukunu bilmeyenler itiraz etmese bile, her hal ve hareketin kayıt altına alındığı ve bunların hesabının ahirette sorulacağı unutulmamalı.

Bakınız, adalet söz konusu olduğunda da yine mesele eğitime gelip dayanıyor. İlk okuldan son okula kadar hem adalet anlayışı hem de ‘insan hakları’mız en güzel şekilde anlatılmalıdır. Haklarını bilmeyenlerin ‘hak’larını savunması mümkün olur mu?

Hak, hukuk ve tam adalet Türkiye’nin ve Dünya’nın en önemli meselesidir. O halde hep gündemde tutalım, vesselâm.

Okunma Sayısı: 2079
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı