"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Beşikten mezara kadar zulüm

Faruk ÇAKIR
16 Ekim 2016, Pazar
Gelişen teknoloji sayesinde dünya bir köy haline geldi. Dolayısıyla dünya köyünün bir ucundaki haksızlığın diğer ucunda duyulması için saat değil, dakikalar yeterli oluyor. Bununla birlikte haksızlıklara, zulümlere ve savaşlara itiraz etme hızı bu ölçüde gelişmiş değil.

Bazı savaş ve zulümler var ki 3 ya da 5 yıl sürüyor. Bazıları da var ki neredeyse bir asır sürüyor ya da sürecek. Filistin meselesi bunlardan biri. İsrail’in Filistinlilere yaptığı haksızlığı, zulmü, işkenceyi ve adaletsizliği saymakla bitiremeyiz. Haksızlık o kadar büyük ki İsrail merkezli sivil toplum kuruluşu B’tselem de bu zulme ciddî manada itiraz etmiş. 

İsrail’in Batı Şeria’daki yasadışı yerleşimleri, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun gayri resmî nitelikteki “Arria Formülü” açık oturumunda ele alınmış. B’tselem’in Başkanı Hagai El-Ad, oturumda yaptığı konuşmada, İsrail’in Filistin’i haksız işgalinin 50’nci yılına yaklaştığını belirterek, “Filistinliler, beşikten mezara kadar askerî işgal ve şiddet altında yaşıyor” demiş.

Uluslar arası anlaşmalara rağmen İsrail’in yasadışı yerleşim birimlerinin genişlemeye devam ettiğini anlatan Hagai El-Ad, “Harekete geçilmeden önce kaç Filistinlinin evinin daha yıkılması gerekiyor?” sorusunu sormuş. İsrail’in hem Filistin’i işgal edip hem de demokrasiden bahsedemeyeceğine dikkati çeken El-Ad, BMGK’ya bu konuda sorumluluklarını hatırlatarak, harekete geçmesi çağrısında da bulunmuş. (AA, 15 Ekim 2016)

Venezuela’nın BM Daimî Temsilcisi Rafael Ramirez ise oturumda İsrail’i “Filistin’de savaş suçu işlemek”le suçlamış. Ramirez, “İsrail bitmez tükenmez insan hakları ihlâlleri işliyor ve bu ihlâllerin kurbanları da Filistinliler. İsrail’in savaş suçu işlediğinden eminiz ve bu suçların araştırılıp cezalandırılması gerekiyor” tesbitini de ilâve etmiş. ABD ve Rusya’nın oturumdaki temsilcileri de İsrail’in yasadışı yerleşimlerini eleştirmiş.

Hadiseyle ilgili iki konu özellikle dikkat çekiyor. Öncelikle İsrail’in zulmüne kökten ve esaslı itiraz eden insan hakları teşkilâtının İsrail merkezli olması önemli. İkincisi de haberde Venezuela, Amerika ve Rusya’nın da İsrail’i sözle dahi olsa kınadığını okuyoruz. 

Merak ettim acaba başta Türkiye olmak üzere İslâm dünyasını temsil eden ülkelerin temsilcileri bu toplantıda konuşma yapmadı mı?

50 yıl devam eden bir zulme dünyanın seyirci kalmasını anlamak mümkün değil. Amerika ve Rusya İsrail’e ciddî olarak itiraz ediyorlarsa bu itirazlarını hayata geçirmek durumundadırlar. Üstelik bu ülkeler Birleşmiş Milletler’in 5 daimî temsilcileri arasında bulunuyor. Toplantılarda İsrail aleyhinde konuşup kapalı kapılar ardında onun lehinde çalışıyorlarsa uzun dönemde kendileri kaybeder. 

Küçük ya da büyük, kim haksızlık yapıyorsa bu haksızlığın sonsuza kadar devam etmesi mümkün değil. İsrail de kaybedecek, ama bu esnada olan mazlûm Filistinlilere oluyor. İsrail’in uyguladığı ‘beşikten mezara kadar işgal ve işkence’ politikası mutlaka son bulmalı. Kimin bu hususta yapacağı bir şey varsa hemen yapmalı. 

Başta Filistin olmak üzere bütün dünyada zulüm ve haksızlıklar sona ermeli. Gayretimiz bunun için olsun ve olmalı.

Okunma Sayısı: 3626
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı