"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hamasetle nereye?

Faruk ÇAKIR
11 Ağustos 2018, Cumartesi
Ekonomi meselesinin kendisine has kuralları, kaideleri vardır. Çalışmadan yemek, üretmeden zengin olmak mümkün değil.

En başta ekonomik anlamda hal ve gidişin iyi olmadığı aylar değil, yıllardan beri söyleniyordu. Ne var ki gerçekleri duymak istemeyen bir irade, bir idare söz konusu. Göstergelerden bir de döviz fiyatlarındaki hareketlilikti. Elbette döviz fiyatları tek  başına bir anlam ifade etmeyebilir, ama görmezden de gelinebilecek bir delil değildi.

Maalesef tahminlerin de üstünde artan döviz fiyatları ekonominin iyice ısındığını ve sıkıntının büyüdüğünü görmek istemeyenlere de göstermiş durumda. Buna rağmen işi oluruna bırakana, sanki her şey yolunda gibi davranan idareciler var. Daha da fenası, idarecileri ikaz etmesi gereken işin ehli bazı uzmanlar dostları olduklarını söyledikleri yöneticileri bugün bile yanıltmaya devam  ediyorlar. İsimlerini belirtmeye gerek yok, bazı ticaret ehli insanlar “Döviz fiyatlarının artması bizi ilgilendirmez. Biz ne  mücadelelerle, ne sıkıntılarla buralara geldik. Bu günler de aşılır. Bunlar hep dış mihrakların oyunu” anlamana gelen beyanlarda bulunmayı tercih ediyor.

Tabiî ki hiç kimse “Mahvolduk, öldük, bittik” demesin, ama sıkıntıları görmek de icap etmiyor mu? Türkiye’yi idare edenlerin dostu  olanlar, idarecileri iyi bir lisan ile ikaz etmek durumunda. “Böyle gitmez, dertleri, yaraları, sıkıntıları görün ve çare arayın” demek yerine “Sizin her yaptığınız doğrudur. Kimseyi dinlemeyin, devam edin” demek dostluk mudur? 

Ekonomi meselesinin kendisine has kuralları, kaideleri vardır. Çalışmadan yemek, üretmeden zengin olmak mümkün değil. Türkiye’nin de üretmek yerine tüketmeyi tercih ettiği çok belli. İğneden ipliğe her şeyi dışardan hem de ‘borç para’ ile alan bir  memleketin sıkıntıya düşmemesi mümkün mü? Hem ekonomi sadece Türkiye’yi idare edenlerin bildiği bir mesele değil ki! Uluslar  arası kabul görmüş kaideler, ölçüler var. Bunları dikkate almadan, “Dediğim dedik, kararım karar” tavrı yeter mi? 

Diyelim ki bakanlar ya da üst düzeydeki danışman ve bürokratlar arasında çok başarılı olmuş ekonomi uzmanları vardır. Peki, danışman ya da bakan olmadığı halde yine de başarılı olan, dünyadaki ekonomik gidişatı iyi okuyan ekonomi uzmanları yok mu? Niçin bunlar hiç dikkate alınmaz? “Yangın var, bu yangını hemen söndürelim. Yoksa bütün mahalleyi yakabilir” diyen bir ‘itfaiye eri’ne “Sus, sen ne anlarsın?” denilebilir mi? Yılları bırakalım, aylardan beri “Bu gidişi iyi değil. Ekonomide dengeler bozuluyor. Köklü reformlar yapılsın. OHAL şartları sona ersin” diyenlere niçin kulak verilmedi? 

Yine ekseriyetin ittifak ettiği üzere mesele sadece ekonomi ile de sınırlı değildir. Ekonomideki bu sıkıntının temelinde hak, hukuk ve adalet eksikliği olduğunu dünya âlem biliyor ve görüyor. Keşke iddialı lâflar söyleyerek sıkıntıları aşmak mümkün olsaydı. Bazı  insaflı iktidar destekçileri mevcut krizi aşmak için en önce devletin ciddî bir tasarrufa gitmesi gerektiğini hatırlatıyorlar. Haklıdırlar. Türkiye büyük bir israf kuyusuna düşmüş vaziyette. Tepeden tırnağa kadar israf içindeyiz ve bu israf çarkı mutlaka kırılmak durumundadır. Peki idarecilerden böyle bir tavır, böyle bir anlayış, böyle bir niyet görüyor musunuz? Elbette devletteki  israf sona erse büyük bir iş yapılmış olur, ama bunun olabileceğine ihtimal vermiyoruz. Çünkü yapılanları ‘israf’ olarak değil de  ‘itibar’ olarak gören yanlış bir anlayış var.

Mutlaka ve inşallah bu kriz de aşılır, ama hamasete son vermek şartıyla. Ne kendimizi, ne milleti ne de başkalarını kandırmaya çalışmayalım. Sıkıntı var, bunu görelim ve hamasi nutukları erteleyelim. Aksi halde ortaya çıkan büyük faturayı hep birlikte  öderiz ve ödüyoruz. Ya Rabbi! Bizi maddî ve manevî sıkıntılarla imtihan etme. Amin.

Okunma Sayısı: 2688
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı