"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İdarecilere tavsiye

Faruk ÇAKIR
10 Eylül 2017, Pazar
Devlet idarecilerinin çok büyük sorumluluklar altında olduğunu her halde ifade etmeye ihtiyaç yoktur.

Adaletiyle nam salan Hz. Ömer’in, bu sorumluluğu ifade için şöyle dediğini hemen hatırlayalım: 

“Fırat kenarında bir oğlak kaybolsa (yahut bir kurt bir koyunu kapsa) korkarım ki kıyamet gününde onun bile hesabı Ömer’den sorulur!”

Hz. Ömer’in bu hassasiyeti, kendisinden sonra gelen idareciler için bir mihenk taşıdır ve öyle olmalıdır. Elbette bu ağır bir sorumluluktur. Nitekim Hz. Ömer’in bu hassasiyetini gören Hz. Ali’nin; “İnan ki, senden sonra bu milleti idare edecek olanlara ağır bir yük bırakıyorsun! Herkes senin yaptığını yapamaz!” dediği rivayet edilir.

İslâm ve insanlık tarihi bu mânâda çok önemli ikazlarla doludur. Şu nokta da önemlidir: Müslüman olmadıkları halde adil olan hükümdarlar, idareciler de vardır ve onlar da hayırla yad edilmiştir. Meselâ, İslâm’dan önce yaşayan İran Sasani Hükümdarı Nûşirevan bunlar arasında sayılabilir. Elli yıla yakın Sasani hükümdarlığı yapan Nûşirevân, ülkeyi büyük bir maharetle yönetmiş. Asıl adı Hüsrev olan Nuşirevan, “Nûşirevân-ı Adil” olarak zikredilmeye başlandı ve bu lâkapla meşhur oldu. Âdil bir hükümdar olarak ün yapan ve Peygamber Efendimizin (asm) iltifatına mazhar olan Nûşirevânı Adil 579 yılında vefat etti. İyi bir miras devralmadı, ama iyi bir isim ve devleti miras bıraktı. (http://www.risaleinurenstitusu.org)

Bir başka rivayete göre Rum İmparatoru, İran Kralına bir mektup yazarak “Ülkeni nasıl iyi bir şekilde yönetiyorsun?” diye sorar.

İran Kralının şöyle cevap verdiği anlatılır:

* Ciddî konuşurken de, şaka yaparken de yalan söylemem.

* Vaat ettiğim iyiliğin veya yaptığım tehdidin yerine getirilmesinden asla vazgeçmem.

* İşleri yürütürken güçlüklerden yılmam, oyun ve eğlenceye dalmam.

* Hiddet ve kızgınlığımın etkisinde kalıp hiç kimseye ceza vermem. Her suçluya terbiye için hak ettiği cezayı veririm.

* Halka şiddet ve zulüm göstermeden kendimi sevdiririm.

* Kin ve nefretimi karıştırmadan, idarem altındakilere devlet idaresine karşı saygılı olmalarını aşılarım.

* Halkımın ihtiyacını karşılamada fedakârlıktan çekinmem. İsraf da etmem. Daha müreffeh bir seviyeye ulaşabilmeleri için gayret gösteririm.

* Gereksiz harcamalardan, birbirlerinin hakkını yemekten herkesi men ederim.

Bu anlatılanların ne derece tarihi gerçeklere uyduğu, hangi imparatorun hangi krala ne sorduğu çok da önemli değil. Önemli olan her fırsatta adaletin övülmesi ve zulmün kınanmasıdır. Kim yaparsa yapsın zulüm fena, kim uygularsa da adalet iyidir. Bu vesile ile Hz. Ömer’e benzetildiği için “2. Ömer” olarak hatırlanan Emevilerin sekizinci ve en mümtaz halifesi Ömer İbn Abdülaziz’in (d: 682- v: 720) “Şehirler ağır vergilerle değil, adaletle tamir edilir; zulüm ile yıkılır” dediğini hatırlayalım.

Sadece bizim değil, bütün dünyanın daha adil, daha merhametli, daha dürüst, daha iktisatlı idarecilere ihtiyacı var.

Okunma Sayısı: 2566
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı