"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İsimleri değiştirmek kolay, ya sistem?

Faruk ÇAKIR
13 Temmuz 2018, Cuma
Anayasa’da yapılan değişikliklerin referandumla kabulü ve sonrasında yapılan çalışmalarla Türkiye yeni bir sisteme geçti.

Cumhurbaşkanı ve başbakanın olduğu sistem geride kaldı, yetkilerin cumhurbaşkanında toplandığı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” dönemi başladı.

Şunu en baştan ifade etmekte fayda var ki, isimlerin değiştirilmesi kolay; sistemlerin değiştirilmesi ise zordur. Bir sisteme ‘dünyanın en iyi sistemi’ adı verilmekle o sistem ‘en iyi’ olmaz. Mühim olan uygulamadır. Meselâ Türkiye uzun yıllar ‘tek parti’ idaresinde olmuştur, ama sorulsa o tarihlerde de milletin taleplerinin yerine getirildiği iddia edilir. 

“Denizli Hapishanesi’nde tecrid-i mutlak ve haps-i münferitte mevkuf” imzasıyla mahkeme başkanına yazdığı mektup ya da savunmasında Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri şöyle der: “(...) zındıklar ve münafıklar, istibdâd-ı mutlaka ‘cumhuriyet’ nâmı vermekle, (...) cebr-i keyfî-i küfrîye ‘kanun’ ismini takmakla hem sizi iğfal, (...) ederek, hâkimiyet-i İslâmiyeye ve millete ve vatana ecnebi hesabına darbeler vuruyorlar.” (Tarihçe-i Hayat, s. 638)

Demek ki mühim olan güzel isimler değil, güzel icraatlardır. Türkiye’nin ihtiyacı olan da budur. Keşke yapılan yenilikler milletin menfaatine olsa. Tabiî bu, ‘en iyi müfessir olan zaman’ın geçmesiyle anlaşılmış olacak. 

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, yeni bakanların ilân edilmesinden sonra yaptığı yazılı açıklamada şöyle demiş: “İş dünyası olarak yeni kabineden üç kritik beklentimiz var; kurlarda oynaklığın bitmesi, işletme faizlerinin makul seviyelere inmesi ve kaliteli büyüme... Kısa sürede bu üç öncelikli beklentimizin başarıyla hayata geçirileceğine inanıyoruz.” (AA, 10 Temmuz 2018)

İşin ehline verilmesi en önemli meselelerden biridir. Bunun yapılıp yapılmadığı icraatlar ortaya çıktıkça anlaşılacak. Fakat şunu unutmamak lâzım ki başarılı olmak ancak ekip çalışması ile mümkün olur. Diyelim ki bir bakan çok ehil. Eğer ekibi ehil değilse ya da iş yaptıracağı bürokratlar ‘ayak bağı’ olmaya devam ediyorsa oradan millete faydalı kararlar çıkar mı?

İTO Başkanının “kurlarda oynaklığın bitmesi ve kaliteli büyüme” istemesi de önemli. Demek ki bu noktalarda sıkıntı var. Şunu da unutmamak lâzım ki ‘kurlarda oynaklığın bitmesi’ ve dolayısıyla ‘Büyük Türkiye’ olabilmek hak, hukuk ve adaletle mümkün. Türkiye mutlak surette istikametini iyi işleyen bir adalet sistemine doğru yönlendirmeli. Bunu yapmadan sadece isimlerin değişmesiyle ‘Büyük Türkiye’ olmayı beklemek eşyanın tabiatına aykırı olur.

Bu güne kadar yapılanlar sistemde temel bir değişiklik olmadığını gösteriyor. Yapılan anayasa değişikliklerinde bile ‘darbeci anlayış’ kökünden temizlenemedi. Sistem değişikliği için atılan adımlara rağmen anayasa hâlâ darbecilerin yaptığı bir metin olarak önümüzde duruyor. Bugün değilse yarın bu anayasa metni Türkiye’nin önünü tıkamaya devam edebilir. Bu bakımdan mümkün olan en erken zamanda gerekten sivil, eskisini aratmayan iyi bir anayasaya Türkiye’nin ihtiyacı vardır.

Hızlı hakaret etmek elbette çok iyidir, ama aynı zamanda isabetli adımlar atmak da gerekir. Yeni sisteme geçişte bazı konularda acele edildiği kanaati hakim. İsim ve resim gibi değişikliklerinden ziyade temelden değişiklikler tercih edilseydi çok daha isabetli olurdu.

Okunma Sayısı: 3304
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı