"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İslâm dünyasının ve Türkiye’nin menfaati

Faruk ÇAKIR
19 Ekim 2016, Çarşamba
Hal ve gidişi özetleyen güzel bir slogan var: Zengin yeraltı kaynaklarının fakir bekçileriyiz.

Tabiî ki bu söz, bu slogan sadece Türkiye’nin halini göstermiyor. Bir bütün olarak İslâm dünyası da bu durumda. Sahip olduğumuz imkânları milletin hizmetine sunabilmiş değiliz.

En hakkaniyetli, en adaletli olması gereken Müslüman idareciler maalesef adaletli olamıyor. Dünya üzerindeki ‘fakir ülke’lerin çoğunluğunu İslâm ülkelerinin meydana getirmesi acı bir gerçek değil mi? Aynı zamanda bu fakir İslâm ülkelerin idarecilerin ekseriyetle zengin olması da başka bir çelişki değil mi? Ve yine bu ülkeler gelir dağılımının adaletsiz olduğu ülkeler arasında değil mi? Çelişki içinde çelişki...

İslâm dünyası ve Müslümanlar bu çelişkileri hak etmiyor. 

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da bir konuşmasında bu çelişkilere dikkat çekmiş. Hisarcıklıoğlu, İslâm Ticaret Sanayi ve Tarım Odası (ICCIA) Yönetim Kurulu’nun Konya’da düzenlenen toplantısındaki konuşmasında İslâm ülkelerinin en fakiri ile en zengini arasında 100 kattan fazla gelir farkı bulunduğuna dikkat çekerek, “Allah bunun hesabını bizlere soracak” demiş. 

İslâm ülkelerinin 1.5 milyar Müslümanla dünya nüfusunun yüzde 23’üne sahip olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu, şöyle konuşmuş: “(Hepimiz) Bir Çin yapmıyoruz. Yüce Allah verdikçe vermiş. Peki biz bu nimetlerin hakkını verebiliyor muyuz? Ne yazık ki hayır. Bütün bu imkânlara rağmen dünya zenginliğinden aldığımız pay sadece yüzde 12. Tek başına ABD dünya zenginliğinin yüzde 19’una, Çin ise yüzde 13’üne sahip. 57 İslâm ülkesinin toplamı bu rakama ulaşamıyor. Daha vahimi, dünyanın en az gelişmiş 48 ülkesinin 21’i maalesef İslâm ülkeleri. İslâm ülkeleri arasındaki gelir farklılığı da çok büyük. En zengin İslâm İşbirliği Örgütü üyesiyle en fakirinin kişi başı milli geliri arasında 100 kattan fazla fark var. Avrupa’da böyle bir fark göremezsiniz. Çok açık söylüyorum, Allah bunun hesabını bizlere soracak.” (Vatan g., 21 Eylül 2016)

Mevcut tabloyu değiştirmenin tek yolunun İslâm ülkelerinin birbirleri ile ticaret yapması olduğunu hatırlatan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, şunları da ilâve etmiş: “Her zaman ifade ediyorum; ‘huzur-ticaret-zenginlik’. Avrupa ülkeleri ticaretlerinin yüzde 70’ini birbirleri ile yapıyor. Doğu Asya ülkeleri ticaretlerinin yüzde 50’sini, ABD yüzde 30’unu komşuları ile yapıyor. (...) İslâm ülkeleri olarak ise biz ticaretimizin sadece yüzde 19.9’unu birbirimizle yapıyoruz. İşte bu yüzden, aramızdaki ticareti arttıracak adımları acilen atmak zorundayız.”

İslâm ülkeleri hem fakir bırakılmış hem de huzursuz edilmiş. Hem huzurlu hem de zengin olmak için gerekli adımları atmak mecburiyetindeyiz. Bunu yapmak kolay olmasa da imkânsız da değil. Hastalık teşhis edildiğine göre gecikmeden tedaviye başlamak durumundayız.

Cehalet, fakirlik ve ihtilâfı bertaraf ederek; san’at, bilgi, ittihad yolunda ilerlemeliyiz. Bu da ‘kavga’ ederek değil konuşarak yapılır. Hem maddî hem de manevi birlikler için başka yolumuz da yok. İslâm dünyasının ve Türkiye’nin menfaati sulhta, barışta, diplomasidedir. Görelim ve gereğini yapalım.

Okunma Sayısı: 1013
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı