"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kur’ân öğrenme mevsimi

Faruk ÇAKIR
12 Haziran 2018, Salı 08:00
Her yıl okulların yaz tatiline girmesiyle birlikte camilerde bir hareketlilik başlar.

Okul yaşında olan ya da olmayan herkes tatili daha iyi değerlendirmek için camilerde açılan Kur’ân okumayı öğrenme kurslarına katılır. İnşallah bu sene de öyle olur ve olacak.

Okullarda da seçmeli Kur’ân dersleri başlatıldı, ancak camilerde düzenlenen Kur’ân okumayı öğrenme kursları sanki daha istifadeli gibi duruyor. Bunun bir sebebi de camilerdeki atmosfer olsa gerek. Fakat şöyle bir mahzurun ortaya çıktığını da görmek lâzım ki, bazı veliler “Ne de olsa çocuklarımız okulda Kur’ân okumayı öğrenecek. O halde camilerde açılan yaz Kur’ân kurslarına gidilmese de olur” diyorlar. Elbette okullarda da öğrenilebilir, ama camilerde açılan kursların çok daha istifadeli olduğunu kabul etmek lâzım.

Ramazan ayında açılan ‘Kadir Gecesi’nde sona eren “37. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı” kapsamında düzenlenen bir programda görme engellilerin ‘kabartma Kur’ân ihtiyacı’ gündeme gelmiş. İstanbul Müftülüğü Engelliler Koordinatörlüğü’nde görev yapan bir uzman, kurum olarak İstanbul’un 30 ilçesinde engellilere yönelik din hizmeti verdiklerini hatırlatıp şöyle demiş:      

“Biz İstanbul’da engellilere sadece Kur’ân öğretmiyoruz, sadece ilmihal dersi vermiyoruz. Onlara bir doktorun, psikoloğun dokunamadığı gibi dokunmaya çalışıyoruz. Meselâ Peygamber Efendimiz’in hayatına baktığımızda sahabeden görme engelli Abdullah bin Ümmü Mektum’a acıyarak bakmadı, ona değer verdi ve  önemsedi. Hatta onu birçok kez yerine vekil kıldı. Bu çok değerli bir uygulama. Bu bakımdan Peygamber  Efendimiz’in sosyal hayatını da kendimize örneklememiz lâzım. Eğer Peygamberimiz (asm) kendi yerine Ümmü  Mektum’u bırakabiliyorsa, biz de bugün görme engelli bir şahsı vali yapabiliriz. Kaldı ki Efendimiz (asm), bir ortopedik engelliyi sahabeyi de vali olarak atamıştır.”

Türkiye’de görme engelli vatandaşlar tarafından kabartma Kur’ân-ı Kerîm’e yoğun bir talebin olduğunu da ifade eden aynı uzman, can alıcı noktayı şöyle ifade etmiş: “Maalesef yeterli derecede kabartma Kur’ân-ı Kerîm’imiz yok, yetiştiremiyoruz. Bizim tek Kur’ân’ımız kabartma olarak 6 kitaba denk geliyor. Küçükçekmece’deki kursumuzda kabartma Kur’ân basan bir baskı makinemiz var, ama yeterli değil. Bu  durumla ilgili girişimlerimiz de oldu. Kendi kitaplarımızı müftülük olarak kabartma şeklinde basma gayreti içerisindeyiz. Eğer bu sıkıntıyı halledebilirsek Kur’ân’ımızı, kitaplarımızı tüm dünyaya gönderebileceğiz.” (AA, 7 Haziran 2018)

Eğer bir yanlış anlama ve ifade yoksa, “Yeterli derecede kabartma Kur’ân-ı Kerîm’imiz yok” tesbiti için ne  denilebilir? İhtiyaç var, talep var ve yeteri kadar kabartma metoduyla hazırlanmış Kur’ân-ı Kerîm yok! Böyle bir şey nasıl olabilir? Niçin sadece bir kursta kabartma Kur’ân-ı Kerîm basabilen baskı makinası var da, meselâ yüz tane yok? Bu eksiğin, bu gediğin bu güne kadar çözüme kavuşmamış olması karşısında ne denilebilir? 

Bu bilgi, İstanbul Müftülüğü Engelliler Koordinatörlüğünce paylaşıldığına göre yanlış olmaması gerekir. Nasıl olur da böyle bir ihtiyaç Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından karşılanmamış olur?

Hiçbir iş yapılmasın ve hemen, bir haftada, bir ayda, bir yılda engellilerin talep ettiği “kabartma Kur’ân-ı Kerîm” ihtiyacı karşılansın. Hem de sadece Türkiye’nin değil, mümkünse bütün dünyanın ihtiyacı karşılansın...

Okunma Sayısı: 956
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı