"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Lütfen ölçülü olur muyuz?

Faruk ÇAKIR
29 Kasım 2016, Salı
Ölçülü ve dengeli olmak her zaman tavsiye edilir.

Abartmak, hayali hakikat göstermek insanları bir süreliğine oyalasa da gerçeklerin ortaya çıkmasına mani olmak mümkün değil.

Türkiye’nin çok sayıda derdi var ve eğitim sistemindeki dertler belki de en başta gelir. Öğretmeninden öğrencisine, velisinden yöneticisine kadar herkes bunu bilir ve bunu söyler. Aksini iddia etmek, “Türkiye’de eğitim sisteminin sıkıntısı yok” demek mümkün değil. Elbette eğitim sisteminin sıkıntı olduğu tek yer ülkemiz değildir. Başka pek çok devletin de benzer sıkıntıları vardır. Önemli olan bu sıkıntıların farkına varmak ve çare arayışını sürdürmektir. Problemleri inkâr ederek, yok sayarak bir yere varmak mümkün olmaz.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Bursa’da yaptığı bir konuşmada “Türkiye’nin eğitim açısından hiçbir problemi yok” demiş ve itirazı hak etmiş.

Bakan Yılmaz’ın bazı tesbitleri şöyle: “PİSA’da (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) Türkiye’nin bilmem kaçıncı sırada olduğu söyleniyor. PİSA’ya bakarsanız Vietnam Amerika’nın önünde. Dolayısıyla tek bir kritere bakarak başka ülkeleri Türkiye’nin önüne koymak doğru değildir. Türkiye’nin petrolü, doğalgazı ve çok büyük madenleri yok ama beşeri sermayesi güçlü. (...)

“Türkiye müteahhitlik sisteminde Çin’den sonra ikinci sırada. Eğitim sisteminden çıkan mühendisler dünyanın her yerinde havaalanı, otoyol ve binalar yapabiliyor ve eserler ortaya koyuyor. Bu durum eğitimimizin başarısıdır. Türkiye, kendi mühendisiyle ATAK helikopteri yapıyor. Türkiye kendi mühendisi, işçisiyle tank yapıyor. Türkiye uydu yaptı mı? En zor teknolojik kazanımlardan birisi. Göktürk 2 uydusunu yaptık ve gönderdik. O halde Türkiye’nin eğitim açısından hiçbir problemi yok.”

Manevî eğitim açısından sıkıntıların bulunduğuna dair eleştirileri de kabul etmeyen Yılmaz, şunları söylemiş:

“(Manevî eğitim olmadığı iddiası) Onun da doğru olmadığı 15 Temmuz’da ortaya çıktı. Bu ülkenin vatanını, bayrağını, milli iradesini ve bütün değerlerini kurtarmak için eşiyle beraber el ele tutuşup çocuklarını da yanlarına alarak sokağa çıkan öğretmenlerimiz oldu. Öğretmenimiz şehit oldu. (...) Dolayısıyla bu insanların olduğu ülkede değerler eğitimi de verilmiyor demek insafsızlık olur.” (AA, 26 Kasım 2916          

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, ‘’Önümüzdeki dönemde biz 15 Temmuz’u, milli irade destanını müfredatlarımıza koyacağız. Hem devlet hem özel okullarda hem de üniversitelerde’’ tesbitinde de bulunmuş.

Milli Eğitim Bakanı olarak eğitim sistemini savunması normal görülse bile, verilen örneklerin isabetli olduğu söylenebilir mi? Elbette tek bir ‘ölçü’ ile eğitim sisteminin iyi ya da kötü olduğu söylenemez ama ortada bir gerçek var. Bakanlar Kurulunda bir anket yapılsa mevcut eğitim sistemini yeterli görenlerin sayısı mı yoksa yeterli görmeyenlerin sayısı mı fazla olur?

“Türkiye’nin eğitim açısından hiçbir problemi yok” dedikten sonra eğitim sisteminin hatalarını düzeltmek mümkün olur mu? “Hastalık yok” diyen tedavi çareleri arar mı? Motoru yabancılara ait tanklarla övünmek ne derece doğrudur? 15 Temmuz vurgusunda aşırıya kaçmak bıkkınlık getirmez mi?

Lütfen hepimiz her konuda ölçülü olmaya çalışalım...

 

Okunma Sayısı: 1494
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı