"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Mühim bir âlim”den helâl lokma vasiyeti

Faruk ÇAKIR
07 Şubat 2019, Perşembe 00:01
Sormamız gereken sorulardan biri de şu olmalı: Acaba ‘helâl lokma’ hassasiyetini kaybetmiş olmamızın bugün çektiğimiz sıkıntılara bir ilgisi var mı?

En başta ifade etmekte fayda var ki umumî anlamda ‘helâl lokma’ konusundaki hassasiyet gittikçe zayıflamış ve “Haram helâl ver Allah’ım/ Fakir kulun yer Allah’ım” feci anlayışına gelinmiştir. Ve maalesef, helâl ve haram noktasındaki hassasiyetin kaybolmasının bize ve milletimize nelere mal olduğunu hesaplamaktan dahi uzağız.

Hayatın gerçekleri göstermiştir ki “Dedesi koruk [olgunmaşmamış üzüm] yer, torununun dişi kamaşır.”  atasözü bir hakikattir. Bu sebeple ceddimiz ‘helâl lokma’ hususunda çok dikkatli davranmışlardır. Bu hususta çarpıcı misallerden biri de Bediüzzaman’ın babasının tavrıdır. “Tarihçe-i Hayatı”nda anlatıldığı üzere, Said Nursî Hazretlerinin babası Mirza efendi, ineklerini otlağa/tarlaya götürürken ağızlarını bezle bağlarmış. Sorulduğunda ise, “Yolda komşuların çimenlerini yemesin, hak geçmesin” diye cevap vermiş. Bu hassasiyetten günümüzde eser kaldı mı?

İşte, Bediüzzaman’ın “Tarihçe-i Hayatı”na ‘Önsöz’ yazan merhum Ali Ulvi Kurucu’nun da mühim bir ‘helâl lokma’ vasiyeti varmış. 3 Şubat 2002’de Medine’de vefat eden ve “Cennetü’l-baki” mezarlığına defnedilen merhum Kurucu için İstanbul’da bir anma toplantısı düzenlenmiş. Medine’den gelerek programa iştirak eden merhum Ali Ulvi Kurucu’nun kızı Seher Bulut, babasıyla vefatından önce hastanede konuşma arasında muhatap olduğu ‘vasiyeti’ şu şekilde aktarmış: 

“Seher kızım! Aman aman kul hakkına riayet edin. Zira sorgusu vebali çok zor olan bir meseledir’ demişti. Ruhunda titreşen, geceleri de uykusunu kaçıran, şehirlerinde ve duâlarında yer alan, damarlarında dolaşan kan gibi hep helâl lokma kaygısı taşıyordu. Şüphesiz helâl bir gelir, sular gibi berrak bir özgeçmiş elde edilecek en büyük kazançtır. Kul hakkına geçme, Allah-u Teâlâ’nın sınırlarına yaklaşmak demektir. Şüphelerle döşenmiş bir ömür, onun için mayın tarlasında dolaşmak demekti. Ne pahasına olursa olsun dalâvere ile bezenmiş, kazanç pahasına girmeden dürüstlük, sadâkat ve emanet prensiplerini gözetmekteydi. Hayat yolculuğunu mertçe tamamladı.” (İlkha, 3 Şubat 2019)

‘Halâl lokma’ noktasında böyle bir hassasiyet ortaya konulmuş olsa günümüzdeki haksızlık, hukuksuzluk ve usûlsüzlükler bu derece yol alabilir miydi? ‘Helâl lokma’ anlayışının eğitim sistemimizin en temelinde yer almasında fayda vardır. 

Tabiî ki helâl ve haram meselesi sadece ‘yemek’le sınırlı bir hadise değildir. Kişiye hakkını vermemek, hak edileni gaspetmek de ‘haram’dır. Kul hakkının sorgusunun ve vebalinin ağır olduğunu bilen idareciler, haksızlıklara imza atabilir mi? Helâl lokma kaygısı taşıyan amir ve memurlar adaletsizliklere yol verir mi?

Helâl bir gelirin en büyük kazanç olduğunu bilen ‘kirli ve haram kazanç’lar peşinde koşar mı? Kul hakkına geçmenin, Allah’ın sınırlarına yaklaşmak olduğunu idrak eden bir kişi bu pervasızlığı irtikâp edebilir mi?

Çok önemli ‘helâl lokma’ hatırlatması yapmış olan merhum Ali Ulvi Kurucu’yu bu vesile ile bir defa daha rahmet ve duâlarla yad ediyoruz. Mekânı Cennet olsun. 

“Medine-i Münevvere’de bulunan mühim âlim”in Risale-i Nur hakkındaki şu tesbitini de hatırlayalım: “Risale-i Nur Külliyatı, Kur’ân-ı Kerîm’in cihanşümûl bahçesinden derilen bir gül demetidir.”

Okunma Sayısı: 2004
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı