"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Öğretmeni geliştir, dünyayı değiştir

Faruk ÇAKIR
12 Eylül 2017, Salı
Eğitim sisteminden yana şikâyetçiyiz, ama bu şikâyetleri nasıl sona erdireceğimizi, işe nereden başlayacağımızı tam olarak bilemiyoruz.

Okul binalarını yenileyip sınıflara ‘akıllı tahta’ koyarak ya da mecburî eğitim yılını arttırarak sistemi düzelteceğimizi düşünüyoruz. Ancak netice değişmiyor, şikâyetler bitmek yerine belki de artıyor.

Aslında bunun cevabı basit, ama yapması zor: “Eğitimi düzeltmek isteyen işe öğretmenlerden başlamalı.”

Nitekim eğitim sistemi noktasında başarısı kabul edilen ülkelerden olan Finlandiya öyle yapmış. Eski, ama tazeliğini koruyan bir Finlandiya tablosu var karşımızda: 

“Bundan aşağı yukarı 40 yıl önce gerçekleştirilen bir reformun sonunda doğmuş Finlandiya’nın eğitim sistemi. (...) Sistemin felsefesinde ‘eğitmek’ yok; çocuklar daha bebeklikten itibaren ‘öğrenmeyi öğreniyor’lar. Okul öncesi eğitim zorunlu değil, ama okullaşma oranı yüzde 100. Okul çağı orada beş yaşında değil, yedi yaşında başlıyor. 9 yıllık zorunlu eğitimden geçiyor bütün çocuklar. Bu dokuz yılın ilk altı yılında hiçbir sınav yapılmıyor; çocuklar hiçbir biçimde akademik anlamda ölçülmüyor. (...) 

“Bütün öğretmenler üniversiteden ‘master’ derecesine sahip. Öğretmenlik, ülkede doktorluk ve avukatlıkla eş prestije sahip bir meslek ve öğretmen olmak çok zor. (...) Ülkede üniversite mezunu oranı dünyanın en yükseklerinden, Avrupa’nın da birincisi. (...) Öğretmen, genel ilkelere uymak şartıyla dersi nasıl öğreteceği, hatta hangi ders kitabını seçeceği konusunda bile geniş bir otonomiye sahip. (...) Ve üstelik, Finlandiya’nın öğrenci başına eğitim harcaması, meselâ Amerika’dan yüzde 30 daha az!” (İsmet Berkan, Hürriyet, 9 Kasım 2013)

Türkiye’de faaliyet gösteren bir eğitim kurumu da bu anlamda bir çalışma yapmış ve bunu “Öğretmen değişirse dünya değişir!” sloganıyla özetlemiş. Geliştirilen bu sistemle öğretmenlerin, nitelikli ve kültürlü olmalarının yanında sürekli olarak meslekî ve şahsî gelişim içerisinde bulunmaları ve öğretmenlik mesleğini okul ortamında deneyerek yapmaları amaçlanıyor. Günümüzde meslekî gelişim çalışmalarının büyük bir çoğunluğu öğretim ortamlarından uzakta, eğitim öğretim süresi tamamlandıktan sonra veya önce gerçekleşirken bu programda çalışmalar okul ortamında yürütülüyormuş.

Öğretmenlerin günün şartlarına uygun şekilde yetiştirilmiş olması yeni okul binalarından da, sınıflardaki ‘akıllı tahta sayısı’ndan da çok önemlidir. Arzu edilen seviyede yetişmiş, işini gerçekten seven öğretmenler ‘kara tahta’yla da dersini en iyi şekilde verir, tahtasız da. Yeter ki öğrenme ve öğretme şevki kişinin içinde olsun.

Tabiî ki bu mesele bir kişinin, kurumun, bir iki özel eğitim kuruluşunun yapabileceği bir şey değil. Öğretmenleri günün şartlarına uygun şekilde yetiştirmek, geliştirmek ve bunu her daim takviye etmek eğitim sisteminin temeli ve özü olmalı. Türkiye bu meseleyi hallettiği gün eğitim sisteminin sıkıntıları aşmış olur. Bunu yapmamak ya da yapamamak gibi bir lüksümüz olamaz.

Formül bellidir: Öğretmeni iyi yetiştir, geliştir, sürekli takviye et ve dünyaya adaletle hükmet.

Okunma Sayısı: 1052
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı