"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

OHAL’den önce, OHAL’den sonra

Faruk ÇAKIR
03 Ağustos 2018, Cuma
Hiç kimse OHAL ya da sıkıyönetim halinin ‘olağan hal’den daha iyi olduğunu savunmamış, olağanüstü hallerden bir an önce ‘normal hal’e geçmek gerektiğini söylemişlerdir.

Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamalarının anayasa ve kanunlara uygun bir yönetim şekli olduğu bellidir. Ancak bu durumun geçici olması ve mümkün olduğu kadar erken ‘olağan hal’e geçilmesi gerektiği de tartışılmazdır. Buna rağmen gerçekleri görmek  istemeyen bir kısım insanlar Türkiye’de ilân edilen OHAL’i iki yıl boyunca savundular. 

İhtiyaç halinde değil OHAL, sıkıyönetim hali de ilân edilebilir ve geçmişte edilmiştir. Fakat hiç kimse OHAL ya da sıkıyönetim halinin ‘olağan hal’den daha iyi olduğunu savunmamış, olağanüstü hallerden bir an önce ‘normal hal’e geçmek gerektiğini söylemişlerdir.

20 Temmuz 2016’da ilân edilen OHAL ise bazı taraftarlarca sonuna kadar savunulmuş, bütün dertlerin çaresi OHAL’da  görülmüştür. Bu noktada yaşanan çelişkiyi anlamak cidden zordu. OHAL’i ilân eden iktidar, bu halin çok kısa süreceğini  açıklamıştı. Hatta bazı bakanlar bu durumun 45 günde sona erebileceğini belirtmişlerdi. Türkiye şahit oldu ki 45 günde sona  ermesi beklenen OHAL iki yıl devam etti. Her uzatma tarihinde de OHAL’in ne kadar da iyi bir hal olduğu ve aslında bu halin vatandaşı değil, sadece ‘teröristleri’ etkilediği söylenip duruldu. Aradan 2 yıl geçti ve OHAL uygulaması sona erdi. Gerçi OHAL’in  gerçek anlamda sona erip ermediği dahi tartışmalıdır. Bazı sivil toplum kuruluşları OHAL’in ‘SOHAL’e döndüğünü, yani ‘Sürekli OHAL’ uygulanmasına geçildiğini iddia ediyorlar.

Şunu bir defa daha ifade etmek gerekir ki olağanüstü haller ne kadar uzun süre devam ederse Türkiye o nisbette maddî ve manevî zarar görmüştür. Devam eden OHAL sebebiyle ekonominin tahrip olduğu bugün çok daha net olarak görülmüyor mu? Hem OHAL iyi olmuş olsaydı 2 yıl sonra kaldırılır mıydı? Demek ki OHAL’i uygulayanlar da bu halin Türkiye’ye fayda getirmediğini idrak ettiler. Olağanüstü halin devam ettiği dönemlerde bazı kanun ve kuralların askıya alınması uzun dönemde milletin ve  Türkiye’nin menfaatine olmamıştır. Kısa dönemde faydalı gibi görünse de hak, hukuk ve adaletin askıya alınması kimseye bir fayda vermez ve vermemiştir.

Nitekim, 2 yıl boyunca OHAL’i savunan bazı sivil toplum kuruluşları da bu uygulama sona erdiğinde bu defa OHAL’in  ‘kötülüklerinden’ bahsetmeye başlamışlardır. Meselâ, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı, “Olağanüstü Halin (OHAL) İki Yılı ve Sonrası” başlıklı analizinde, “gereksiz yere uzatılan OHAL’in devletin işleyiş yapısına kötü yönde etkileri olacağı için  kaldırılmasının doğru bir karar olduğu” belirtmiş. (AA, 1 Ağustos 2018)

OHAL’in devletin işleyiş yapısına kötü yönde etkileri olduğu ve olacağı bilindiğine göre ilk günden bu hale itiraz edilip uzatılmaması gerektiği ifade edilmeli değil miydi? OHAL’in 2 yıl sonra dahi olsa kaldırılması ‘doğru bir karar’ ise ki öyledir, 2 yıl devam etmesinin yanlış olduğu 2 yıl boyunca ilân edilmeli değil miydi?

Türkiye’nin uzun dönemdeki menfaati hak, hukuk ve adalet yoludur. Kısa dönemde idarecilere fayda sağlayacak diye haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizliğe göz yummak doğru bir davranış olmaz. Hem iki yıl boyunca “OHAL kalksın” diyenler her türlü menfiliği lâyık görenler iki yıl sonra olsun bir vicdan azabı çekiyorlar mı?

Nasıl ki OHAL yanlıştı, aynı şekilde o hal anlayışını sürdürecek ‘yeni hal’ler de yanlıştır ve yanlış olur. Tekrar pişman olmamak için gerçek anlamda ‘normal hal’e geçmek gerekir. Milletin menfaati oradadır...

 

Okunma Sayısı: 9083
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı