"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şehirlerin zor günü

Faruk ÇAKIR
09 Mayıs 2018, Çarşamba
Büyük tecrübeler neticesi söylenmiş atasözleri hepimiz için yol gösterici sayılır, ama ne hikmetse bu sözler pek de dikkate alınmaz. Atasözleri dikkate alınmadığı için şehirlerimiz de yaşanmaz hale geldi.

Farklı kelimelerle kullanılmış olsa da şu mealde bir atasözümüz vardır: “Sen işini yokuş tut, düz olursa ne ala.” Şehirleri planlayanlar en başta işleri ‘yokuş’ tutmadığı için bugün, büyük faturalar ve büyük bedeller ödüyoruz. Yüz yıl belki de 200 yıl sonrası düşünülerek adım atılması gerekirken kısa vadeli planlar yapılmış ve şimdi büyük şehirlerin ölümüne şahitlik ediyoruz.

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleşen “Ulusal İtfaiye Sempozyumu’nda” konuşan AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu, şöyle demiş: “Eğer şehirlerimizde otopark kültürünü oturtamazsak müdahalede geç kalacağımızı ve bu sorunun ileride daha da büyüyerek devam edeceğini düşünüyorum. Onun için otopark kültürünün gelişmesinin afetlere müdahaleyi kolaylaştıracağını düşünüyorum. Şehirlerimizi tasarlarken, a- fetleri düşünerek tasarlamamız gerekiyor. Son üç gündür Ankara (6 Mayıs 2018) ve diğer şehirlerimizdeki seller, bize, bunu bir kere daha hatırlatıyor. 

Altyapıları zor günleri düşünerek tasarlamamız gerekiyor. İtfaiye ve afet kültürünü daha üst bir başlıkla güvenli yaşam kültürünü nesillerimize vermemiz gerektiğini düşünüyorum.” 

“Şehirlerimizi tasarlarken, afetleri düşünerek tasarlamamız gerekiyor” tesbitine kim itiraz edebilir? Peki, işlerin ‘yokuş/zor’ olduğu düşünülerek planlanan bir şehrimiz var mı? Kesin konuşmak isabetli olmaz, ama hal ve gidişe bakılırsa zor günler düşünülerek planlanan bir şehrimiz yoktur. Bu nokta en yaralı şehir de her hal de İstanbul’dur. Tahminlerde fazla yağmur yağdığı zaman yolların sel olduğunu her halde hatırlatmaya gerek yok.

Üzücü olan, sel ve benzeri afetlere rağmen gerekli tedbirlerin alınmamış olmasıdır. “Hazırlıksız yakalandık. Bundan sonra gerekli tedbirleri alacağız. Önce altyapı yatırımları yapacağız” denilir, ama maalesef bu vaadler hep sözde kalır. Geçen yıllarda İstanbul’un İkitelli civarında meydana gelen sel baskınlarından sonra verilen sözler yerine getirildi mi? “Dere yataklarına yakın binalar yıkılacak” denildi, ama o bölgede bir tane binanın yıkıldığına şahit olmadık. Yıkılan binalar varsa da onların yerine, yakınlarına onlarca, belki de yüzlerce yeni ‘kule’lerin dikildiğine bütün İstanbul şahittir. 

Söz İkitelli’den açıldığına göre sormak icap eder: Bu bölgede, bu vadide, bu prestij yolunda bunca kule, bunca bina, bunca otel yapılıyor. Peki bu oteller, bu kuleler, bu binalar dolduğunda yolların ne hale geleceği düşünüldü mü? Bu binalar tamamlanmadığı halde trafik yoğunluğu yaşanırken, tamamlandığında nasıl olacak? Bu meseleyi düşünen bir yetkili, planlayan bir idareci var mı?

İstanbul’un bir de deprem meselesi var. Allah muhafaza etsin, 1999’dakine benzer bir deprem yaşanırsa şehrin ne hale geleceği tahmin ediliyor mu? 

Depreme karşı alınması gereken ve alınacağı daha önce ilân edilen tedbirler alındı mı? Evlerden çıkıp toplanılabilecek alanlar, parklar, boş araziler kaldı mı?

Keşke bu tedbirler alınmış olsa, ama böyle bir çalışmanın yapıldığını söylemek kolay değil. Son yıllarda işimiz, gücümüz İstanbul’a kule dikmek ve bununla övünmek. Bu ihmalin faturası ağır olmaz inşallah.

Okunma Sayısı: 1747
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı