"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Suriye unutuldu mu?

Faruk ÇAKIR
04 Ağustos 2018, Cumartesi
Bir dönem her gün konuştuğumuz komşumuz Suriye’de son zamanlarda neler olup bittiğini unutmuş görünüyoruz.

Suriye ile  yaşadığımız inişli çıkışlı görüşmeler dış politika bakımından tek başına ibret ve derslerle dolu. Buna rağmen gerekli dersleri  aldığımızı söylemek kolay değil.

Babadan oğula geçen idaresiyle Suriye, sıkıntılı bir ülkeydi. İdarecilerimiz, kilometrelerce sınırımız olan bu ülke ile hep mesafeli olmuştu. Sonra ilişkiler gelişti, ortak bakanlar kurulu toplantısı yapar hale geldik. Her şey iyi giderken araya ihtilâflar girdi yıllar süren bir kavga başlamış oldu. 3 ya da 5 ayda Suriye’nin çok daha demokrat, çok daha yaşanır, çok daha adil bir ülke olmasını beklerken başka ülkelerin de devreye girmesiyle Suriye’de savaş başladı ve şehirler yerle bir oldu. Milyonlarca insan Suriye’yi terk etti ve ülke yaşanmaz hale geldi. “Haberimiz olmadan bölgede yaprak yere düşmez” anlamında beyanatlar veren idareciler acaba bu tablo karşısında ne düşünür? Şu anda Suriye’de kimin ya da kimlerin dediği oluyor? Ve daha da önemlisi bundan sonra kimlerin planı, projesi, programı uygulanacak? Suriye en yakın komşumuz, ama Şam’a en uzak olan ülkeler kadar burayı tanıdığımız söylenebilir mi?

Çoğu zaman olduğu gibi bu meselede de plansızlığın, hamasetin ve bin adım sonrasını düşünmeden atılan adımların bedelini  ödüyoruz.

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), Suriye’de sadece Temmuz ayında büyük bir kısmı rejim tarafından olmak üzere 887 sivilin öldürüldüğünü açıklamış. Savaş şartlarının kısmen hafiflediği bir dönemde, bir ayda bile 887 sivilin ölmesi karşısında dünya ne  yapıyor? İnsanlık nasıl olup da Suriye meselesinde bu kadar ilgisiz hale geldi? Neticede çocuklar ve kadınlar başta olmak üzere ölenler sivil değil mi?

Raporda, Esad rejiminin yanı sıra bu rejime hava desteği sağlayan Rus güçlerinin ve YPG/PKK’nın de sivilleri öldürdüğü  belirtilmiş. Savaşlarda en önce ‘doğrunun, gerçekler’in öldüğü bilindiğine göre Suriye’den gelen haberlerin ülkede yaşanan  durumu ne ölçüde gösterdiği de ayrıca merak konusudur.

İŞİD/DEAŞ’ın yanı sıra ‘uluslar arası koalisyon güçleri’ de sivil öldürenler kervanına katılmış. Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) aralarında kadın ve çocukların da olduğu 547 sivilin ise işkence sebebiyle öldüğü bilgisini paylaşmış. SNHR, Suriye’deki krizin  başladığı Mart 2011’den Ağustos 2018’e kadar 13 bin 692 sivilin işkence edilerek öldürüldüğüne de dikkat çekip sorumluların  yargılanmasını istemiş. (AA, 2 Ağustos 2018)

Suriye’yi kurtarıp demokrasi getirme iddiasıyla yola çıkan uluslar arası koalisyon güçlerinin şimdiye kadar bunu yapamadığı  görülüyor. Suriye’nin uzun yıllar tek adam idaresinde kalması ve yönetimin babadan oğula geçmesinde acaba ‘uluslar arası  güçler’in sorumluluğu yok mu? Bu güçler gerçek anlamda hak, hukuk ve adalet istemiş olsa Suriye uzun yıllar bir hanedanın  idaresinde kalır mıydı?

Kimin ne planlar yaptığını bilemeyiz, ama uzun dönemde Suriye’ye de adil bir idarenin gelmesi en büyük temennimiz. Ne  Suriye’yi, ne Afganistan’ı, ne Irak’ı ve ne de diğer mazlûm milletleri unutmayalım.

Okunma Sayısı: 1027
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    4.8.2018 06:32:14

    YENİASYA yayınları arasında yayınlanmış'SURİYE BU HALE NASIL DÜŞTÜ,eserini okudum. Şimdi de SURİYE BU HALE NEDEN DÜŞÜRÜLDÜ bir eser bekliyorum. Çünkü karşılıklı tel örgülerin kaldırılması,2 KIBRIS ADASI BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ VERİMLİ ARAZİNİN TAMPON BÖLGE den kurtarılarak ülke ve insanımıza gelir kapısı olacak hale getirilmesi ve en önemlisi aynı din inanca sahip tarihi ve kültürel bağları olan bu komşu ve kardeş ülkenin BOP EŞBAŞKANI SIFATI ile bu hale düşürülmesi mutlaka tüm detaylarıyla kitap olmalıdır. Müslüman ve insanım diyen biri komşusunun aile kavgasında tartışan-kavga edenleri AYIRIP HUZURA KAVUŞTURUR olması gerekir.Ellerine silahlar vermek,o ocağı yangın yerine çevirmek İSRAİL gibi insanlık ve müslüman düşmanının ekmeğine yağ sürmek olduğu nettir. ' AKILSIZ BAŞIN CEZASINI AYAKLAR ÇEKER,atasözünü yaşatan bu akılsız başlardan İSLAM DÜNYASINI KURTARSIN.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı