"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yargı güven vermeli

Faruk ÇAKIR
07 Temmuz 2017, Cuma
Hak, hukuk ve adalet ne ölçüde gündeme gelir ve taraftar bulursa haksızlıkların azalması da o kadar mümkün olur.

Hakkın küçüğüne ve büyüğüne bakılmayacağı da hep hatırda tutulmalı. Adaletin tecelli ettiği bir sistem hepimizin menfaatinedir. Aksi durum, yani adaletsiz uygulamaların devam etmesi de yine hepimizin aleyhinedir.

Adalet sistemine karşı ciddî bir güvensizlik olduğu her halde inkâr edilemez. Elbette bu güvensizlik sadece bu günün meselesi de değildir. Yıllardan beri devam eden bir sıkıntı, bir kriz, bir güvensizlik vardır. Ancak son yıllarda bu güvensizliğin daha da ayyuka çıktığı her halde umumî bir kanaat olarak tescil edilmiştir.

Hukukun siyasetten üstün olduğuna dikkat çeken gazeteci yazar Taha Akyol, “Son anayasa değişikliğine göre bütün HSK üyelerini ‘siyasî irade’ atıyor. Böyle bir yargı ‘siyasî irade’den ‘bağımsız’ ve onun karşısında ‘tarafsız’ olabilir mi?” diye sormuş.

Tabiî ki, hukukun uzun yıllar siyasete müdahalesinden dolayı sıkıntı yaşayan bir ülkede bu defa da siyasetin hukuka, hukukçulara müdahalesini ‘etme bulma dünyası’ olarak görenler de olmuştur. Bazılarının hoşuna giden bu durum uzun dönem için Türkiye’nin menfaatine değildir. Kötü, kötüdür ve hiç kimse kötüyü emsal olarak göstermesin. “Onlar yaptı, biz de yapalım” tavrı adaleti kökünden yıkabilir.

Hâkimlerin tayin ve terfilerinde kıdem, liyakat ve ehliyetin dikkate alınmadığı şeklinde şikâyetler var ki bu da fecî bir durumdur. Her işte ve her zaman liyakat ölçü olarak alınmalı değil midir? ‘Bizden, sizden’ gibi ölçülerin hükmettiği bir sistemden adalet beklenebilir mi?

Adalet sistemindeki sıkıntılara dikkat çeken Taha Akyol, yazısında şunları da söylemiş: “İşte AİHM’in referans kaynaklarından biri olan Venedik Komisyonu, 13 Mart 2017 günlü raporunda, yargı bağımsızlığının ‘ciddî surette tehlike’ altında olacağını yazdı! (Paragraf 119). Dünyaya ‘bizim yargımız da bağımsız’ dediğimizde ne ölçüde inandırıcı olur? HSK üyelikleri için benim 2010 yılından beri savunduğum model, üyelerin ‘kıdem, kariyer, liyakat’ gibi objektif kıstaslara göre belirlenmesidir. İktidar ise adalete siyasî gözle bakıyor. Bugünkü HSK üyelikleri için aday ayıklamasını da Meclis Komisyonu yani iktidar bloku yaptı. Bu ayıklamayı hangi ‘kıstaslar’a göre yapacağını bir tüzük halinde kamuoyuna açıklamaları için ‘açık çağrı’ yazmıştım. Fakat hiçbir ‘kıstas’ ortaya koymadılar. Temel kıstas ‘siyasî’ olmasaydı, kıdem, liyakat falan diye açıklamalar yapmazlar mıydı? Yargıyı ‘bizden yana’ hâle getirmek her devirde bir süre siyasî kazanç sanılır, fakat zamanla ülkede büyük tedirginliklere yol açar; ülke itibar kaybeder. Hukukçu için de onurlu yol, hukuku siyasetten üstün tutmaktır. Siyaset için doğru yol, adaletin siyasetten üstün olduğunu kabul etmek, yeni bir anayasayla bunu gerçekleştirmektir.” (Hürriyet, 6 Temmuz 2017)

Yargıya, adalet sistemine ve hukuka hepimizin güven duyması lâzım. Daha doğrusu hukuk sistemi millete, ülkede yaşayan herkese güven vermeli. Bugünkü hâlde ‘güven veriyor’ diyen kaç kişi çıkar?

Güvenilir bir yargı sistemi kurmak hepimizin meselesidir. “Şeriatın kestiği parmak acımaz”ı temin edebildiğimiz ölçüde güçlü ve büyük ülke olabiliriz. Aksi hâlde bir yanlıştan başka bir yanlışa sürüklenmek ihtimâli var ki, böyle bir hâlden Allah’a sığınırız.

Okunma Sayısı: 1162
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı