"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yol da bitmez, notları da

Faruk ÇAKIR
06 Ağustos 2017, Pazar
Uzun sayılabilecek bir zaman sonra otobüsle şehirler arası yolculuk yapmak nasip oldu. Bu vesileyle daha önce yaptığımız ve değişik problemlerle karşılaştığımız yolculukları da hatırlamış olduk.

Otobüsle yapılan yolculuklarda en önemli problem namazların vaktinde kılınıp kılınamayacağı olur. Tabiî ki bu tesbit, namaz kılanlar için geçerlidir. Bazı yolculara göre otobüsteki ikramlar önemli olur, bazılarına göre de otobüsteki internet ya da tv yayınları. Her ne ise...

Karadeniz istikametinde çalışan otobüsler ekseriyetle namaz vakitlerine riayet eder, mola verir. Bir müddet önce Rize’ye giden bir otobüs firmasının şoförüne, “Namaz vakitlerinde duruyor musunuz?” diye sorunca “Tabiî ki duruyoruz. Zaten bu otobüsün şoförü hacıdır. Ama merak etmeyin hacı değil, kahveci de olsa bu firmanın şoförleri namaz vaktinde durur, karar öyledir” demişti.

Bir cenaze vesilesiyle, daha doğrusu belediyenin tahsis ettiği cenaze arabasıyla memleketimize (Çayeli) gittik ve cenazeyi defnettikten 2 gün sonra Rize-İstanbul hattında çalışan bir otobüsle İstanbul’a döndük. Hem giderken hem de gelirken karşılaştığımız bazı manzaralar, aradan yıllar geçmesine rağmen bazı şeylerin değişmediğini hatırlattı. Maalesef, otobanların dışındaki mola yerlerinde temizliğe dikkat edilmediği gibi fiyatlar da çok yüksek. Şükürler olsun ki artık büyük ölçüde mescitsiz tesis yok, ama bazılarının mescidi 2017 yılı şartlarına uymuyor. İbadet yerlerinin ilk şartı temiz olması ve aynı zamanda mahremiyete dikkat edilmesidir. Meselâ Tosya’ya yakın bir mola yerinde (İstanbul istikametinden giderken) hanımlar, erkekler için ayrılan abdest şadırvanının içinden/önünden geçerek kendileri için ayrılan mescide gitmek mecburiyetinde kalıyorlar. Koca tesiste mahremiyetin dikkate alınmamış olması yanlış değil mi?

Yine, Bolu Dağı tünelini (Ankara istikametinde) geçtikten sonra hizmet veren bir tesis var ki, her halde temizlikte sınıfta kalır. Bu kadar mı bakımsız, bu kadar mı ilgisizlik olur? Afedersiniz, abdest alma mahallinde kokudan durulmuyor. İlgililere durumu izah ederek şikâyette bulunduk, ama bir kulaklarından girip öbüründen çıktığı daha orada anlaşıldı. Çünkü dönüşte de aynı tesiste mola verildi ve hiçbir değişiklik olmadığına şahit olduk.

Çok önemli nokta da bu tesislerdeki fahiş fiyatlardır. Serbest piyasa demek, zor durumda kalan insanları canından bezdirmek değil ki! Olur da itiraz eden çıkar diye listelerin fotoğraflarını dahi çektik. Meselâ bir kap çorbanın 7 lira olması normal midir? Onu bir yana bırakalım, bir litre paket sütün 5 TL’ye satılması (Tosya yakınlarında bir tesis) Türkiye gerçeklerine uygun mudur? İndirimli mağazalarda 2 TL olan, lüks mağazalarda bile 3 ya da 4 TL’ye satılan bir litre sütün (hem de meşhur olmayan bir markanın) 5 TL’ye satılmasının makul bir izahı var mı? Bu hal, “Mecbur kalıp alacaklar. O halde vurun abalıya” anlayışı değil midir? Bu işyerleri hiç kontrol edilmez mi? Edilmesi gerekmez mi?

Peki çare nedir? Kanaatimizce çare, ‘hava’ yoluyla seyahat eden idarecilerin belli aralıklarla kara yolunu tercih etmesi ve bu tesisleri vatandaş olarak ziyaret etmesidir. İnanın bu fiyatları ve bu muameleyi gören vatandaş, Türkiye’yi idare edenleri hayırla yad etmiyor.

Yol notları bitmese de dertlerimizin bitmesi için duâ edelim...

Okunma Sayısı: 1404
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı