"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yolculuk ve mescidler

Faruk ÇAKIR
21 Mart 2017, Salı
Hafta sonunu (18-19 Mart 2017) eş, dost ve akraba ziyaretleriyle değerlendirme imkânı bulduk. Cuma akşam üzeri İstanbul’dan Ankara’ya hareket ettik ve Pazar günü de Eskişehir ve Bursa üzerinden İstanbul’a dönmek nasip oldu. Bu vesile ile ortak dertlerim olan bazı ‘yol notları’nı paylaşmak azru ettim.

Yolculuk bir yönüyle de meşakkat demektir. Bu noktada yol üzerindeki dinlenme tesisleri önem arzeder. Bu noktada geçmiş yıllara nisbetle büyük mesafeler alındığı ortada. Bilhassa otoyollar üzerindeki dinlenme tesisleri yolcuların her türlü ihtayacını karşılayacak şekilde planlanmış, dolayısı ile de takdir görüyor. Ancak aynı şeyi bu yollar üzerindeki ‘özel işletmeler’ için söylemek maalesef kolay değil.

Dinlenme tesislerinde aranan önemli hususlardan biri de, yolcuların ibadetlerini rahat bir şekilde yapabilmelerine imkân sağlanıp sağlanmadığıdır. Bu noktada çok iyi örnekler olduğu gibi hâlen 30 yıl öncenin şartlarında ısrar eden işletmeler de var maalesef.

İsimleri önemli olmamakla beraber, tarif için diyebiliriz ki İstanbul-Ankara istikametinde Bolu dağına yakın özel bir işletme bu hususta bizi hayâl kırıklığına uğrattı. Evet, bu işletmede mescid var, ama sanki 30 yıl öncenin şartlarında gibi, kıyıda, köşede ve ihtiyacı karşılamaktan uzak şekilde hizmet veriyor. En başta bu mescid çok küçük. İki otobüs aynı anda mola verdiğinde ne lavabolar ne de mescidde yer bulmak mümkün olmuyor. Daha uygun, daha büyük mescidler yapmak çok mu zor? Kısa molalarda insanları abdest ve namaz için kuyruklarda bekletmek ‘müşteri memnuniyeti’ne uygun olur mu? Bahsettiğimiz mescidin çok daha vahim bir hatası, ‘mahremiyet’e gerekli ihtimamın gösterilmemiş olmasıdır. Mescid diye ayrılan müstakil, küçük barakaya girildiğinde kadın ve erkek mescidlerinin birbirine çok yakın olması, abdest mahallerinin itinalı olmaması gibi mahzurlar dikkat çekiyor. Daha iyisi mümkün olduğuna göre, niçin gerekli hassâsiyet gösterilmez?

Dönüş yolunda Bursa’ya yakın bir benzin istasyonunda karşılaştığımız mescid manzarası da maalesef günün şartlarına hiç uygun değildi. Her ne kadar küçük bir tesis olsa da erkek ve kadınlar için ayrı ayrı mescidlerin olmaması otoyollardaki mescid meselesinin üzerinde durulması gerektiğini akla getirdi.

Peki ne yapılabilir? En iyi çare ve çözüm, işletme sahiplerini ziyaret edip uygun lisan ile bu ihtiyaçların karşılanması için teşvik edilmeleridir. Meselâ Diyanet İşleri Başkanlığı, müftülükler kanalıyla böyle bir kampanya başlatabilir. Her müftülük, kendi bölgesinde bulunan ve yolculara hizmet veren işletmeleri ziyaret edip yoksa mescid açmaları, varsa bu mescidleri daha iyi ve güzel şekilde planlamaları noktasında taviyelerde bulunabilir. Namazın ehemmiyeti anlatılır ve buna göre insanlar ikna edilirse mescidler ideal şekilde tanzim edilebilir.

“Türkiye’nin bunca derdi varken mescid meselesi de nereden çıktı?” diyenler varsa unutmasın ki asıl ve kalıcı mesele bunlardır. Her türlü tartışma biter, ama her gün ihtiyaç olan namaz ve mescid meselesi bitmez. Bu meseleler ‘küçük’ gibi görünse de temel meselelerdir. Bunlar düzelirse ‘büyük’ görülen diğer meseleler de inşâallah kolaylıkla çözülür, dert olmaktan çıkar.

Yollar ve yolcukular bitmediği gibi yol notları da kolay bitmez. Ara sıra yol notlarını hatırlamak temennisiyle...

Okunma Sayısı: 1191
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı