"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Adalet ve Mahkeme-i Kübra

Fatih Yokuş
30 Kasım 2018, Cuma
İnsanlığın varlığı ile önem arz eden konuların başında adalet gelir.

Semavî dinlerin var oluş sebebi, İslâm’ın temel prensibi, bütün ibadetlerin ortak noktası da imandan sonra adalettir.

Kur’ân-ı Kerîm’de mealen: “Allah, size emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.”1

Toplumları yücelten adalet olduğu gibi nice güçlü topluluklar, devletler ve imparatorluklar, adaletten uzaklaştıkları için yıkılmış, yok olmuş ve tarihin tozlu raflarındaki yerini almıştır.

Kişilerin âdil olması güzel olsa da, idarecilerin ve de devleti yönetenlerin âdil olması en güzel olanıdır.

Sevdiklerimize, dostlarımıza, akrabalarımıza, yandaşlarımıza karşı âdil olmak doğru ise de en doğru olanı, herkese ve her kesime karşı adil olmaktır.

Yine Kur’an’da, “O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.” 2 buyruluyor.

İmtihan için geldiğimiz ve ölüm ile terk edeceğimiz dünya hayatını, güzel amellerle geçirmemiz gerekir ki, ölümden sonra Mahkeme-i Kübra da yüzümüz ak olsun.

Allah, insanların nasıl yaşayacağını, yapması veya yapmaması gerekenleri peygamberler vasıtasıyla bildirmiş, en son olarak bütün emir ve yasaklarını içinde barındıran Kur’ân’ı Hz. Muhammed’e (asm) göndermiş, helâl ve haram ile çerçevesini net biçimde belirtmiştir.

Allah tarafından takdir edilen ömür dolduğunda ecel gelir ve her canlı gibi biz de öleceğiz. Cenab-ı Hak,  “Her canlı ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.”3 diyor.

İyilikleri çok olanlar kitapları sağ ellerinden verilir izzet ve ikramlarla asıl yurdu olan Cennete gider. Ya suçlular?

Önce Mahkeme-i Kübra’ya götürülür, yaptığı suçların yazılı olduğu dosyası eline verilir ve savunması istenir. 

 “Kitabı kendisine sol tarafından verilenler ise şöyle der: Keşke kitabım bana verilmeseydi”4

İslâm’ın adalet anlayışında kişinin savunma yapması için suçunu bilme hakkı vardır. 

Günümüzde ise zanlı yakalanır, “suçum ne?” diye sorduğunda “sen daha iyi bilirsin” denir. Bazen de iddianame aylar sonra hazırlanır, bu da ayrı bir adaletsizliktir.

İddia makamının kayıt altına alınan tutanakların sağlam delillere dayanması gerekir. Sadece meleklerin tuttuğu tutanaklar değil, insanın kendi uzuvları da şahitlik edecektir.  “Gün gelecek, dilleri, elleri ve ayakları yapmış oldukları bütün kötülükleri tek tek bildirerek, aleyhinde şahitlik edecektir.”5  

Selâm ve duâ ile... 

Dipnotlar:

1- Nisa. 58. 2- Mülk, 2. 3- Ankebut, 57. 4- Hakka, 25. 5- Nur, 24.

Okunma Sayısı: 1817
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı