"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risale-i Nur ve hastalar

Fazilet Kırmızı
11 Kasım 2018, Pazar
Risale-i Nur Külliyatı öyle büyük bir eczane ki içerisinde; her hastaya bir ilâç, her derde bir deva bulunuyor.

Şu dehşetli ve tehlikeli bir zamanda Risale-i Nur’u  tanımak, okumak ve bir Nur Talebesi olmak  Rabbimizi bizlere bir lütfudur.  Allah’a sonsuz şükür olsun.

Risale-i Nurlar’ı çocukken tanımak çok güzel bir duygu. Anne ve babanın elinde o kırmızı kitapları görmek, okuduklarını dinlemek tarifi olmayan bir lezzet. Ağaç yaşken eğilir misali küçük yaşta ailemizden Risaleleri dinleyerek ruhumuza o büyük nur hakikatleri işlenmiş oldu.

Ben annemden en çok Bediüzzaman’ın Lem’alar adlı eserinde, 25. Lem’a yani Hastalar Risalesi’ni dinlerdim. Gerçek anlamıyla eşsiz bir şifa ve deva kaynağı.

Her gün annem ile beraber bir deva okumaya gayet ederdik. Sonra şahsî okumalar başladım. Büyüdükçe daha fazla idrak ettim. Daha fazla okudum ve okuyorum.

Hastalar Risalesi aslında bir sabır anahtarı. Ve aynı zamanda bir şükür reçetesi. 

Her satır ve her deva bir hasta için bir müjde veriyor. Hastalığı o kadar güzel anlatıyor ki, bir hasta kendine düşenin isyan değil sadece sabır ve şükür olduğunu bütün ruhuyla, bütün kalbiyle kabul ediyor. Sonsuz hamd ve sena olsun. Hasta olmak veya engeli olmak ağır ve zor bir imtihan, ama asla bir isyan sebebi değildir ve olamaz. 

Bediüzzaman’ın Hastalar Risalesi birinci devada diyor ki;

“Ey bîçare hasta! Merak etme, sabret. Senin hastalığın sana dert değil belki bir nevi dermandır. Çünki ömür bir sermayedir, gidiyor. Meyvesi bulunmazsa zayi’ olur. 

Rabbimiz bize vermiş olduğu fizikî hastalıklarla bizi belkide tedavisi veyahut iyileştirilmesi çok zor olan ruhî ve manevî hastalıklardan muhafaza ediyor.  Böylece ömür sermayemizi kısacık bir dünya hayatı için işlediğimiz günahlarla değil, ebedî hayatımız için kazanmış olduğumuz sevaplarla kıymetli oluyor.

Hem hastalık hem sağlık bizler için bir imtihandır. Bir insan için sağlık en büyük nimettir. Ancak farkında olan bir kul için hastalık da bir nimettir. Çünkü Allah kulunu zor bir imtihana tâbi tutuyorsa, bu Rabbimizin bizi sevdiği ve unutmadığı anlamına gelir. Dolayısıyla böyle güzel bir nimet karşılığında bize yaklaşan sabır içinde şükretmektir.

Bizi zorlu bir imtihana lâyık gördüğün için sonsuz şükür etmemiz lâzım. Rabbim bizleri sabreden ve şükreden kullarından eylesin. Ve Allah maddî ve manevî bütün hastalıklarımıza şafi ismiyle şifa versin inşallah. Selâm ve duâ ile.

Okunma Sayısı: 1178
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı