"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Davud-El Antakî’den reçeteler - 13

Feyzullah ERGÜN
03 Eylül 2018, Pazartesi 00:37

NANE: Nane bulantı, kusma, mide ağrıları, sivilce ve cilt kabarcıklarını önler. Nane, bal ve sirke ile karıştırılıp içilirse, bağırsak parazitlerini düşürür. Nane, çiğ yenirse mide ekşimelerini önler, sindirimi kolaylaştırır. Nanenin çiğnenmesi, diş ağrılarını keser. Damla sakızı, nane ile karıştırılarak çiğnenirse, kalbi kuvvetlendirir. İnsan sağlığına olan desteğinin ve kokusunun uzun süre devam edebilmesi için, gölgede kurutulması gerekir. Nanenin muhtevası, KALBİN DOSTUDUR. Sinir sistemi, sindirim sistemi, kas ve hareket sistemine destek verir. Ruhî kaynaklı heyecanlara, dinlendirici rol oynar. Bağırsaklarda meydana gelen gazları engelleyerek, huzura vesile olur. Karaciğer ve pankreas fonksiyonlarına, kuvvet ve destek verir. Astım bronşit, nefes darlığı ve çeşitli öksürüklere fayda sağlar. Solunumu rahatlatır. İdrar söktürücü olarak, vücuda destek verir. Hassas midelere tonik ve ferahlatıcı etkisi bulunmaktadır. Nane, romatizmal ağrılara, eklem ağrı ve iltihaplarına, rahatlatıcı destek verir. Nane, suda kaynatılıp, gargara olarak kullanılırsa, dişlere fayda sağlar. Ağızda çiğnenirse, ağız kokularını güzelleştirir. Vücutta, özellikle göğüslerde meydana gelen iltihaplı apselere karşı; nane yaprakları sirke ve beyaz ekmeğin içi karıştırılarak, lapa haline getirildikten sonra, iltihaplı bölgenin üzerine kapatılır. Elde edilen nane yağı ile yapılan masajlarla, romatizmal ağrılara karşı rahatlatıcı fayda sağlar. Çay olarak içildiğinde, safra kesesi ağrıları ve bağırsak sancılarına, adet sancılarına, safra kesesindeki küçük taşların sebep olduğu sancılara ve bağırsaklardaki gaz sıkıntılarını rahatlatan, en etkili bir bitki ilâç olup, vücuda huzur ve rahat sağlar. Hazırlanan nane çayından, günde 2-3 bardak içilebilir. İstenirse, biraz süt karıştırılabilir. Diyet uygulamalarında, içmeye uygun olmayıp, ağız kuruluğu, susuzluk hissini arttırma, mide bulantı ve kusmalarını arttırabileceğinden, içilmemesi uygun olur. 

HİNDİBA: Hindiba hakkında İbn-i Kayyim, üç hadis-i şerif zikretmektedir. Birincisi: “Hindiba yedikten sonra, uyuyan kimseye zehir ve sihir tesir etmez.” İkincisi: “Hindibayı, üzerindeki su damlacıklarını silkelemeden yiyiniz. Çünkü, hiçbir gün yoktur ki, hindiba üzerine Cennetten bir damla damlamasın.” Üçüncüsü: “Hiçbir hindiba yaprağı yoktur ki, üzerine Cennetten bir damla damlamasın.” Eski tıp kaynaklarında, hindibanın faydalı özelliklerinden söz edilmiştir. İbn-i Kayyim, Tıbb-ı Nebevi adlı kitabında hindibanın, mideye çok faydalı olduğunu, pişirilip, sirke ilâve edilerek yenirse, sindirim sistemini temizlediğini, özellikle zayıflayan mide fonksiyonlarını ıslah ettiğini söylemektedir. GUT hastalığına, gözün etrafındaki şişlere fayda sağlar. Ayrıca karaciğerde daralıp, tıkanan kanalları açar. Dalak hastalıklarına ve tıkanmalarına destek sağlar. Böbrek kanallarını açar. Karaciğere en faydalı olanı, en acı olanıdır. Sıkılarak elde edilen suyu, sarılık hastalığına fayda sağlar. Özellikle, taze rezene ile karıştırılırsa, daha etkili olur. Ezilip, merhem haline getirilirse, şiş ve iltihaplı apselere fayda sağlar. Göğüs ve akciğeri temizler. Kan ve safra kaynaklı sıcaklık hallerini dindirir. Sıkılarak elde edilen suyu içilirse, böcek ısırmaları, yaban arısı ve akrep sokmalarına fayda sağlar. Hindiba, MİDE VE KARACİĞERİN GÜÇLÜ DOSTUDUR. İdrar söktürücü etkisi vardır. İdrar yollarını temizlemede faydalıdır. Kabızlığa ve idrar tutukluğuna devadır. Birçok cilt hastalığında, şifaya vesile olur. Vücut hararetini düşürerek, normalleştirir. Bağırsak parazitlerini düşürür. Yeterli olmayan safra kesesi fonksiyonlarını düzenler.

Hindiba köklerinin, ilkbaharda sıkılarak suyunun içilmesi ile, tıkanan karaciğer kanallarının açılmasına ve hemoroide fayda sağlar. Elde edilen bu su, az miktarda sütle karıştırılarak, günde üç defa, birer küçük kaşık ölçüsüyle alınmalıdır. İlkbahar dışındaki diğer mevsimlerde, hindibanın diğer kısımları sıkılarak elde edilen sıvı, bu amaçla kullanılabilir. Kabızlık için: Yaprakları ile birlikte, 4 dal hindiba alınarak, bir litre suyun içinde 10 dakika kaynatılır. Bu sudan günde 4 bardak içilir. Hindibanın kökleri kurutularak, hafifçe kavrulup toz haline getirilir. Bundan yapılacak kahve türü içecek, bağırsakları yumuşatarak, güçlendirir. İştah açıcı olarak da fayda sağlar. Gıda olarak pişirilip yenirse, safra salgılanmasını rahatlatır. Hindiba pişirilirken, sarımsak ilâve edilirse, sindirim zorluğu çekenlere, çok fayda sağlar.

KABAK: Dışarıdan bakıldığında, oyuklarla dilimleri belli olan ve Kur’ân lisanında ‘YAKTİN’ olarak bilinen, büyük bir nebattır. Ayakta dik duran diğer ağaçlar gibi olmayıp, hikmetle kavun, karpuz ve salatalık gibi, toprak seviyesinde büyütülmektedir. Cenâb-ı Hak (cc), Kur’ân-ı Kerîm’de “Ve enbetne aleyhi şeceraten min YAKTİN” “Üzerine -Yunus (as)- gölge yapması için, orada kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.” Saffat Sûresi, Âyet: 146. İbn-i Kayyim, Tıbb-ı Nebevi kitabında, sahih iki hadisi aktarmaktadır. Enes ibn-i Malik (ra) rivayet ediyor: “Bir terzi, Resulullah’ı (asm) yemeğe dâvet etti. Ben de beraberinde gittim. Sofraya arpa ekmeği ile içinde kurutulmuş et (kadid) ve kabak bulunan sulu bir yemek kondu. Enes (ra) diyor ki; Resulullah’ın (asm) kabakları tercih ettiklerini gördüm. O günden sonra, kabak yemeğini çok sevdim.” Yine Enes (ra) kabak yemeği yerken “Ey kabak, Resulullah (asm) seni sevip, tercih ettiği için, ben de seni seviyorum” diye nakletmektedir.

Kabak, vücuda faydalı ve besleyici bir gıdadır. Sindirimi kolay olduğundan, zayıf midelere uygundur. Suyu, susuzluk hissini sakinleştirir, baş ağrısını keser. Mide ve bağırsakları yumuşak tutar. Gülsuyuna karıştırılarak, kulağa veya göze damlatılırsa, ağrılı şişlere fayda sağlar. Temirhindi veya sirke ile, karıştırılarak yenirse, vücut sıcaklığını rahatlatır. Kabağın, sıkılarak elde edilen suyu, psikolojik dengeyi sağlar, HUYU GÜZELLEŞTİRİR. İdrar söktürücüdür. Çekirdekleri ise, idrar yanmaları ve mesane yaralarına, diğer idrar yolları hastalıklarına ve PROSTATA (Hasr-ül bevl) faydalıdır. Kabızlık ve HEMOROİT sıkıntılarına, sindirim zorluğuna, bağırsak iltihaplarına, UYKUSUZLUK ve DİYABET hastalığına devadır. Müshil olarak, her sabah aç karna, bir bardak kabak suyu içilir. Bağırsak parazitlerini düşürmek için: Kabukları soyulmuş kabak çekirdeklerinden, 30-50 gram toz haline getirildikten sonra, sütle karıştırılarak, içilir. Gerekirse üç gün sonra, tekrar edilir. Yanında bir bardak kabak suyu içilmelidir. Uykusuzluk ve idrar yolları iltihaplarında, bir miktar kabak çekirdeği soyularak, toz haline getirilir. Suya veya süte karıştırarak, her gün bir miktar alınır.                     

SAĞLICAKLA KALIN 

Okunma Sayısı: 1346
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı