"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hayatî kimya laboratuvarı: Karaciğer (2)

Feyzullah ERGÜN
12 Şubat 2018, Pazartesi
Sindirim sisteminin kumanda merkezinde bulunup, fonksiyonlarıyla vücudun bütün faaliyetlerini etkileyen karaciğer, bakımsızlık ve ihmaller sonucunda yorgun düşerek, savunma sistemlerinin fizyolojik çöküşüne sebep olur.

Karaciğere yerleşen mikroorganizmalarla meydana gelen, HEPATİT-B ve C türleri, hastalık tablosunu ağır durumlara taşır ve zaman içinde karaciğer iflâsına sebep olur. Bazı insanların taşıyıcı veya virüsü geliştirici olarak, belirtiler vermeden sosyal hayatta yer aldığı gibi, bazıları da bu hastalığı, SİROZ ve kronik (uzun süreli) karaciğer iflâsı yönünde geliştirir. Sağlıklı beslenme ve diyet kaidelerine uymayanların, zaman içinde karaciğer hücreleri yağlanarak, ana dokuyu tahrip etmeye başlar ve karaciğerin aşırı yağlanması sonucu, siroz yönünde ilerleyerek gelişir. Karaciğer hücreleri yavaşça zarar gördüğünden, ALBÜMİN ve kanı pıhtılaştıran maddeler gittikçe azalır.

Fizyolojik faaliyeti bozulan karaciğer, kandaki albümin (karaciğer tarafından üretilen ana protein) seviyesinin düşmesiyle, kandaki sıvılar bazı dokulara doğru sızar ve ulaşabildiği bütün boşlukları doldurmaya başlar. Özellikle de karın boşluğunu doldurarak, genişlemeye sebep olur. Hastalığa bu tablonun hakim olması, organizmanın verdiği ciddî sinyallerdir. Şayet bu sinyaller değerlendirilerek, alınacak tedbirler ve hastalığa yolaçan sebeplerin ortadan kaldırılmasıyla, tedaviye büyük destek sağlanır. Karaciğere sağlanan destek fırsatıyla, hücre ve dokularda hızlı bir tamirat başlar ve karaciğerde gelen destek ölçüsünde, başarılı bir iyileşme belirtileri kendini göstermeye başlar.

Karaciğer yağlanması ve siroz, geri dönülmez bir yol olarak biliniyorsa da, bu hastalıkların gelişimini yavaşlatmak ve tahribatını önlemek, alınacak tıbbî destekler ve sağlıklı beslenme diyetleriyle mümkün olabilmektedir. Bu arada en önemli tedbirin de, az tuzlu bir diyetin uygulanması olacağıdır. Çünkü karın boşluğuna toplanan sodyum (tuz), sıvıların toplanmasına ve vücutta tutulmasına sebep olmaktadır. Ayrıca çok önemli olan, bağırsakları zehirleyici maddelerden temizleyip, kabızlığı önleyerek, bağırsak faaliyetlerini düzenli hale getirmektir. Aynı zamanda grip enfeksiyonları ve soğuk algınlığı gibi, vücudun savunma sistemlerini zayıflatan ve basit gibi görünen hastalıklardan, titiz bir şekilde korunma hayatî önem taşımakta ve kilo almamaya dikkat edilmelidir.

Karaciğer yağlanması ve yetmezliği sonucu meydana gelen sirozdan, fitoterapinin nimetleriyle korunma ve sağlıklı beslenme kaidelerine uymak, büyük destek sağlayacağından, en önemlilerini belirtmeye çalışacağız. “Şeker, pasta, çörek, kolalı içecekler, meyve suyu, beyaz undan yapılmış gıdalar, çerezler, fast-food ve kızartmalar tüketilmemelidir. Omega-6’dan zengin olan soya, ayçiçeği, mısır yağları tüketimi yerine omega 3’ten zengin soğuk sıkım zeytin yağı tercih edilmelidir. Balık tüketemeyenler, balık yağı kapsüllerinden takviye almalıdır. İyi yapılan diyet ve egzersiz, karaciğer yağlanmasında metformin ve roziglitazon tedavisinden daha etkilidir. Meyve, sebze ve tam tahıllar bakımından zengin olan sağlıklı bir beslenme programı yapılmalıdır. Ancak bu besinleri tüketirken GDO’suz olmasına, yani genetiği değiştirilmiş organizma ihtiva etmemesine, mahalli tohumlardan organik olarak üretilmiş olmasına dikkat ediniz. Deve dikeni ekstresi preparatlarından, usul ve dozajına dikkat edilerek yararlanılır. Zerdeçal karaciğer hasarını önler. Günde iki tatlı kaşığı tüketilebilir. Zencefil, çemen ve enginar yaprakları, meyan kökü ve yeşil çay destek çağlar.”4

Karaciğeri destekleyip koruyan besinlerden “bazıları var ki, faydalı ve olumlu etkileri ile diğerlerinden daha ön plana çıkıyor. Enginar tam anlamıyla mu’cize bir bitkidir. Zeytinyağlı yapın, haşlayın, hatta haşladığınız suyu için, ama mutlaka daha fazla enginar tüketmeye çalışın. Karaciğer için son derece faydalı maddeler, LESİTİN ve KOLİN’dir. Bu maddeler de yumurtada bulunur. Diyetinizde yumurtaya yer vermeyi unutmayın. Kolin’den zengin bir sebze olan karnabahar, karaciğeriniz için harikadır. Yer fıstığı ve ay çekirdeği (GDO’su ile oynanıp, tahrip edilmeyen), kolin’den zengin besinlerdir. Zeytinyağında, hafif ateşte pişirilen kuşkonmaz, karaciğer için harikadır. Karaciğere, karaciğer de çok iyi gelir. Diyetinize ayda bir-iki defa ciğer eklemekte fayda olduğunu düşünüyorum. Pancar ve turp detoks etkili sebzelerdir, aklınızda olsun.”5 Özellikle vişne suyu da, karaciğer hücrelerini toksinlerden temizler. Planlı bir hayat programlaması ile hastalar, uygun bir diyetle uzun bir zaman hayatlarını az problemle sürdürebilirler.

Karaciğer hastalıklarından, korunma ve tedavi metotları hakkında, değerli bilgi ve tavsiyelerini tesbit ettiğimiz, dünyaca ünlü hekim İBN-İ SİNA’nın (Avicenna) görüşleri ise, güncelliğini korumaktadır. “Bilinmelidir ki, eğer yemek üzerine tekrar yemek yenirse ve bunlar muhteviyatıyla karaciğere zarar veriyorsa, perhiz yapmalıdır. Karaciğere kıyasla yapışkan olan her şey istiflenir, biriktirilir. Bu durumda, tarçın gibi güzel kokulu ilâçlar, RUH CEVHERİNE uygundur. Bunlar karaciğeri yıkar, cilâlar ve kötü iltihapları temizler. Bunları lezzetli maddelerle, meselâ kuru hurma, incir ve fındık gibi destekler, gerçekten karaciğere uygun olur. Hindiba da cidden yararlı bir sebzedir. Fındık ise, ilâç olarak dikkatle yendiğinde, tıkalı kanalları açar, yiyecek kanallarını temizler. Kereviz de, karaciğerdeki tıkanıklıkları, hızla nüfuz ederek açar. Kabak, pırasa, elma, maydanoz ve gülsuyu karaciğer şikâyetlerine yararlıdır.” 6

Karaciğer hastalıklarında, son derece faydalı olan, henüz bilim dünyasının araştırmadığı ve yalnız Mardin civarında yetişen, İKŞÛD bitkisinin tanıtılması da, başka bir yazının konusu olacaktır, İnşaallah.

SAĞLICAKLA KALIN

Dipnotlar:

4) Prof. Dr. Canfeza SEZGİN, Tam Şifa, s. 525 Hayykitap 2016.

5) Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU, Neyim var? Ne yapayım? s. 361 Hayykitap 2014.

6) İbn-i SİNA, El- Kânûn Fi’t- Tıbb, c. 3, s. 152, Ter. Prof. Dr. Esin KAHYA, Akm yayınları 2017.

Okunma Sayısı: 1501
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı