"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

'Çukurova'nın Ayasofyası' da ibadete açılacağı günü bekliyor...

24 Eylül 2017, Pazar 13:01
Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde yaklaşık bin 800 yıllık tarihinde manastır ve cami olarak hizmet veren, 1924'ten bu yana ibadete kapalı olan Ala Cami, restore edilmesinin ardından ibadethane ve müze olarak yeniden hizmete açılacak.

Roma İmparatorluğu döneminde ikinci yüzyılda manastır olarak inşa edilen cami, yaklaşık 300 yıl sonra Bizans İmparatorluğu döneminde ilaveler yapılarak kiliseye çevrildi. 1147 yılındaki depremde zarar gören yapı, tamir edilmesinin ardından hizmete devam etti.

Anadolu'nun fethiyle bölgeye yerleşen Dulkadiroğlu Beyliği döneminde ise Dulkadiroğlu Alaüddevle Bozkurt Bey'in oğlu, "Sarı Kaplan" namıyla anılan Kasım Bey, kiliseyi babası adına camiye çevirerek buraya "Alaüddevle Mescidi" adını verdi.

1924 yılında ibadete kapatılan cami, önceki yıllarda Vakıflar Bölge Müdürlüğüne devredildi. Yıllardır cami içi ve civarında devam eden kazı çalışmalarında çok sayıda mozaik ve tarihi esere rastlandı.

Kazı çalışmaları sonrası ibadete açılması için hazırlanan restorasyon projesinin Koruma Kurulunca kabulünün ardından tarihi camide çalışmalara başlandı. 

Yaklaşık 1,5 yıl sürecek restorasyon çalışmaları sonunda Ala Cami hem ibadete açılacak hem de müze olarak hizmet verecek.

Ala Cami'de restorasyon çalışmalarına başlandığını söyledi.

Caminin yıllardır kapalı kaldığını, son yıllarda aslına uygun olarak hizmet vermesi ve tarihi dokusunun çıkarılması için gerekli girişimlerde bulunduklarını dile getiren AKP Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu, şunları kaydetti:

"Bu konuda geçtiğimiz hafta restorasyon projesi, Koruma Kurulunda onaylanarak çalışmalara başlandı. Çukurova'nın Ayasofyası durumundaki camimiz için gerekli girişimlerde bulunmuştuk. İnşallah 1,5 yıl içinde aslına uygun olarak halkımızın ibadetine açacağız. Dulkadiroğlu Beyliği zamanından bu yana ayakta duran bu cami adeta ağlıyordu. Bir süre önce çalışmalarımız sonucu camimizden ezan ve sela okunmaya başlanmıştı."

İl Kültür Turizm Müdür Yardımcısı Burhan Torun da restorasyonuna başlanan caminin Anadolu tarihi açısından özel öneme sahip olduğunu ve turizme kazandırılması için çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini söyledi.

Caminin restorasyonunun tamamlanmasıyla hem ilçenin hem Osmaniye'nin hem de bölgenin tanıtımı için önemli bir adım atılacağını ifade eden Torun, "Bin 800 yıllık camimiz, yaklaşık 1,5 yıl sürecek çalışmalar sonucunda aslına uygun olarak hem halkımızın ve ziyaretçilerin ibadetini yapabileceği bir ibadethane olacak hem de kazı çalışmalarında ortaya çıkan tarihi eserlerin sergilendiği bir müze olacak." değerlendirmesinde bulundu.

Restorasyon çalışmalarını gerçekleştirecek yüklenici firmanın sahibi Muzaffer Erim de çalışmalar kapsamında çatı bölümü yıkılan alanın üzerinin kapatılacağını söyledi.

Çalışmalar kapsamında ayrıca cami ve çevresindeki kazılarda bulunan mozaik ve tarihi eserlerin üzerilerinin camla kapatılıp sergi alanına çevrileceğini ifade eden Erim, bu sayede Ala Cami'nin hem ibadethane hem de müze olarak hizmet vereceğini sözlerine ekledi.

***

Okumak için tıklayınız:

Ayasofya ne zaman gündem olur?

'İbadete açılacak mı?' sorusu üzerine Kurtulmuş'tan Ayasofya açıklaması

Kutlu Fetih; mahzûn Ayasofya

Hazret-i Sultan Mehmed Fatih'in emaneti: Ayasofya’da namaz kılabilecek miyiz?

''Bu vakfiyesindeki cümlelerin her bir kelimesi ilgi çekicidir:

“İşte bu benim Ayasofya vakfiyem dolayısıyla kim bu Ayasofya’yı camiye dönüştüren vakfiyemi değiştirirse, bir maddesini tebdil ederse, onu iptal veya tecile koşarsa, fasit veya fasık teville veya herhangi bir dalâvereyle Ayasofya Camii’nin vakıf hükmünü yürürlükten kaldırmaya kastederse aslını değiştirir, füruuna itiraz eder ve bunları yapanlara yol gösterirlerse ve hatta yardım ederlerse ve kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkarlar, camilikten çıkarırlar ve sahte evrak düzenleyerek mütevelli hakkı gibi şeyler ister yahut onu kendi batıl defterine kaydeder veya yalandan kendi hesaplarına geçirirlerse ifade ediyorum ki huzurunuzda, en büyük haram işlemiş ve günahları kazanmış olurlar! Bu sebeple bu vakfiyeyi kim değiştirirse, Allah’ın, Peygamber’in, meleklerin bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen lâneti onun ve onların üzerine olsun, azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakılmasın. Kim bunları işittikten sonra hâlâ bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene olacaktır. Allah’ın azabı onlaradır Allah İşitendir, Bilendir.”3

Günümüzde Ayasofya’nın konumu ilginçtir. Ayasofya camilikten çıkarılmış ve şu anda müze olarak hizmet vermektedir. Ayasofya, İstanbul’un fethinin sembolü olmaktan çıkarılmış, fetih sembolik bir hale getirilmiştir. Dolayısıyla Ayasofya şu anda fethin sembolü konumunda değildir.

Hadise tekrar baktığımız zaman, sanki İstanbul’un ikinci bir fethine ima vardır. Birinci fetihte İstanbul’u fetheden kumandana dikkat çekilirken, ima edilen kısımda ise ikinci fethin askerlerce yapılacağı anlaşılabilir. Çünkü o komutanın askerlerinden başka mutlak olarak “o ordu ne güzel ordu / o asker ne güzel askerdir” denmektedir.''

Devamını okumak için tıklayınız:

İstanbul’un ikinci fethi

AA

Etiketler: ayasofya, osmaniye, kadirli
Okunma Sayısı: 1421
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı