"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kâinata saygı, Yaratıcı'ya saygıdır

14 Kasım 2018, Çarşamba 01:00
Çevre aktivisti David Ligouy, “KÂİNATA saygı, Yaratıcıya saygı demektir. Çevreyi kirletmeyin, gelecek nesillere temiz bir tabiat bırakın” dedi.

Dünyadaki çevre sorunlarına dikkat çekmek, insanları harekete geçirmek adına David Ligouy kendi tasarladığı güneş enerjisi panelli bisikletiyle Fransa’dan yola çıkar. Rotası üzerinde birçok ülkeye ve şehirlerine uğrar. Oralarda insanlarla tanışır, sohbet eder. Dünyanın çevre sorunlarına dikkat çeker. Ligouy’un rotası üzerinde Türkiye de vardır. Türk insanına dair ilginç gözlemleri var. Ligouy ile sohbet ederken amacını ve bize dair izlenimlerini öğrendik. 

AMACIM İNSANLARI UYARMAK

David Ligouy kendini tanıtmasını istediğimizde, “Ben Fransa’dan geldim. 49 yaşındayım ve çevre sorunlarına karşı insanların duyarlılığını arttırmak istiyorum” şeklinde cevap verdi.

3 TEHLİKE VAR

Ligouy, dünya çapındaki tehlikeler ve çarelerine dair ise Müslümanca cevaplar veriyor. Buyrun dinleyelim:

“Dünya bazında üç tehlike var: 

1- Nükleer tehlike. 2- Kıyametin adeta yaklaşması.

3- Çeşitli sebeplerle insanların hastalık, açlık tehlikeleri ve kimyasal kirlilikleri.

Nükleer silâhlara harcanan paralar fakirlikle mücadeleye, istihdama, dünyanın kötü gidişatını düzeltmeye, açlığı gidermeye ve azalan su kaynaklarını temiz tutmaya ve bunun gibi hayırlı şeylere harcanmalı. 

Nükleer silâhları kullanmak ahlâka uygun değil. Aynı zamanda kanuna aykırı olmalı ve ortadan kaldırılmalı. Nükleer silâha harcanan para barış ve insanların mutluluğu için harcanmalı. Yıllık harcanan para 100 milyar euro. Nükleer silâh çılgınca bir şey hem insanları yok eder, hem de o ülkeyi yaşanmaz hale getirir. 

DİN ADAMLARINA GÖREV DÜŞÜYOR

Tek başına mücadelesinin harika olduğunu söylediğimiz Ligouy’un kurduğu cümleler de bir o kadar dikkat çekici oluyor. Bakın neler söylüyor:

“Evet, bir kişiyim. % 99 insanlar benimle aynı fikirde. Burada demokrasi önemli. İnsanların çoğunun istediği birşey. Bu konuda din adamlarına da büyük görev düşüyor. İnsanlara nükleer silâhlanmanın ahlâkî olmadığını ve yasaklanması gerektiğini anlatmalılar. İnsanlar gelecek nesillere ne bıraktığını düşünmeli. Ne yediğini ne içtiğini düşünmüyor. Çevrenin kirlendiğinin farkında  değil. İleride başına gelecekleri düşünmüyor. Bu insanları kim eğitiyor: Medya. İnsanın fıtratı temizdir, iyidir. Eğitimsizlik ve çevre konusundaki duyarsızlık, bilgisizlik devletin ve belediyelerin denetimsizliği, tedbirsizliği buna sebep oluyor. Yüzde bir, yüzde 99 adına karar veriyor.

Karikatür dikkatini çekti

Konuşmamız sırasında Yeni Asya’yı gösteriyor ve konuştuklarımızı burada yayınlayacağımızı söyledikten sonra o günkü karikatür dikkatini çekince, karikatürdeki BENZİN kelimesine parmağıyla işaret ediyor. Benzin yerine güneş enerjisi gibi faydalı enerjilere dikkat çekmek istiyor. Daha fazla bisiklet kullanmayı ve yürümeyi tavsiye ediyor. Türkleri sevdiğini, insanların temiz bir yapıya ve fıtrata sahip olduğunu, ancak kendilerine güvenmelerini, demokrasiye inanmalarını, sahip çıkmalarını tavsiye ediyor. Politikacıların insanları dinlemesi gerektiğini, iklim değişikliği, hava kirliliği, nükleer gibi konularda toplumun yönlendirmesine göre politika üretmeleri gerektiğine de dikkat çekiyor.

BU GİDİŞİ DEĞİŞTİRMEZSEK...

İslam ve demokrasi temelde birdir. Meselemize sahip çıkıp mesuliyetimizi bilmeliyiz. Evet, mesuliyet biz insanların dediğimizde, “Eğer kısa bir zamanda iyileşmeyi sağlayacak kararlar alıp uygulamazsak dünyanın sonu gelebilir. Dünya yaşanmayacak bir gezegen olarak devam etmez. Eğer biz bu gidişatımızı değiştirmezsek kıyameti bekleyebiliriz” sözleriyle cevap veriyor. Biz de “Yeni Asya olarak halkımızı her zaman bu konularda hassas ve dikkatli olmaya çağırıyoruz. Üzerimize düşeni her zaman yapıyoruz” diyerek bu güzel sohbetimizi nihayete erdiriyoruz.

KALBİMİ DİNLEDİM

Ligouy kendisini bu yolculuğa çıkaran sebepleri açıklarken şunları vurguladı: 

“Bu çok zor bir soru. Çünkü bu çok manevî bir duygudur. Kalbimi dinledim ve 4 senedir kalbim bana bunu diyor. Şimdi yapmaya karar verdim, çünkü zamanımız çok daralıyor. Dünya çevre kirliliği, iklim değişikliği ve nükleer tehlike ile karşı karşıya... Bir şeyler yapmak için dünyanın karar vermesi lâzım. Bu kötü gidişatı tersine döndürmemiz lâzım.” 

ÇARE İNSANLAR

Hedefini gayet net olarak ifade eden Ligouy’dan çare olarak neyi gördüğünü öğrenmek istediğimizde ise şu cevabı verdi: “Çare yine insanlar... Yani biz. Türkiye’ye geldim. İnsanlar güler yüzlü, insanlar dinliyor ve önemsiyor. Ancak kendine güvenmiyor, güçlerinin farkında değiller. Bunu düzeltmek sadece politikacıların işi değil. Çevre sorunlarını dile getiriyorum. Meselâ, Türkiye’nin en büyük çevre problemi nedir, çaresi nedir? Bunu sizler gündeme getirip bununla mücadele edeceksiniz. Siz bunu daha iyi biliyorsunuz.” 

FAKİRLERE HARCASAK...

Ligouy, çevre bilincine, geç kalmaya ve aç kalma problemine dair ise, “Asla geç değil. Geç bile olsa hiçbir şey yapmamaktansa biryerlerden başlamak lâzım. Nükleer silâh, silâh değil. Silâh insanın hücum etmesini veya savunma için kullanılır. Nükleer silâh dediğimiz şey toptan imha içindir. Açlıkla bir kısım devletler aşırı zengin iken bir kısım devletlerin insanları aç. 

Başta iklim değişikliği ve kötüye gidiş hızla ivme kazanıyor. Açlık ve savaş gibi sebeplerle yıllık 200 milyon insan yer değiştiriyor, sığınmacı oluyor. Belki yakın bir gelecekte oradan oraya devamlı sığınacaklar. Eğer sırf yıllık nükleer silâha harcanan paraları fakirlikle, açlıkla mücadeleye harcasak açlık kalmaz. Sığınmacı problemi azalır. 

GÜNEŞTEN YARARLANIN

“Türkiye’de güneş var, rüzgâr var. Bu avantajdan yararlanın. Bunlar zararsız enerjiler” diyen Ligouy, Türkiye’ye dair şunları aktarıyor:  “Türkiye geldiğim 7. ülke. Düşündüğüm, inandığım şeyleri burada anlatmaya başladım. Adeta herşey burada başladı. İnsanlar dinliyor. Okullarda çocuklara anlatıyorum. Kâinata saygı, Yaratıcıya saygı demektir. Çevreyi kirletmeyin, gelecek nesillere temiz bir tabiat bırakın, diyorum. Güzel bir kabul görüyor. Gerisi size kalmış. Ben kıvılcımı atıyorum, gerisi sizde. Her yörenin problemi farklı, çare ve tedbirleri de farklı.

HABER: HALİT OKUR - CİHAN CAMBAZ

 

Okunma Sayısı: 1598
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı