"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Van, Üstad’dan haber veriyor

21 Eylül 2018, Cuma 02:04
“Risale-i Nurlar’ın buralarda hazırlanıp ve bütün Âleme ilân edileceği yer” olan Van, Risale-i Nurlar’ı okuyanlar, haberdar olanlar ve dost olanlar için Üstad’ı anlatıyor.

Van, ziyareti ve bölge toplantısının ardından… - 1

GEZİ: RİFAT OKYAY

rifatokyay@hotmail.com

Tıklayınız:

Nurşin Camii hatıralarla dolu

Nurlu menzil Erek Dağı

***

Van, Üstad’dan haber veriyor 

Bediüzzaman Said Nursî küçüklüğünde Nurs Köyü’nün etrafındaki yakın köy, kasaba ve illerdeki medreselerde ilk tahsil ve medrese eğitimi denemelerinden sonra köyüne, Nurs’a döndükten sonra bir rüya görür. Rüyasında annesi de yanındadır.

Üstadın doğduğu Nurs Köyü’nden

Rüyada Ağrı/Ararat Dağı infilâk eder, patlar ve parçaları bütün dünyaya yayılır…Yanında bulunan annesine hitaben: “Anne korkma! Cenâb-ı Hakk’ın emridir; O Râhimdir ve Hakîm’dir” der. Anadolu’nun ve İslâm devletlerinin bulunduğu coğrafyada en yüksek dağ olan Ağrı Dağı’nın patlaması ve büyük parçalar halinde bütün dünyaya yayılması bizlere; İslâmiyet hakikatinin, imanın Nurlar’ının bütün dünyaya yayılmasına, neşrine ve ilânına sebep olacak ahirzaman müceddidi; vazifeli ve ateş-pareyi zekâ şarkın yalçın kayalıklarından; onüçüncü ve ondördüncü asrın sultanı Bediüzzaman Said Nursî’nin gelişini ve görevli olduğunu haber veriyordu…

Rüyada infilâk eden meşhur Ararat Dağı

Risale-i Nurlar’ın hazırlanması buralarda başladı

Kur’ân ve İslâmiyet hakikatlerinin, iman Nurlar’ını asrımızda ilân ve neşreden, izah ve ispat eden muhteşem Kur’ân tefsirleri Risale-i Nurlar’ın beyan ettiği kudsî iman hakikatlerinin mazi kıt’asındaki hazırlık safhası ve ilk telifleri Nurs’ta, Bitlis’te, Hizan’da, Van’da bütün âleme ilân edilmeye, duyurulmaya başlamıştır… İşte Burdur’un, Barla’nın, Isparta’nın, Kastamonu’nun, Emirdağ’ın, İstanbul’un; Bediüzzaman Said Nursî ve Risale-i Nur için: Dibacesi, çekirdeği, gençliğinde: Nurs, Tillo, Cizre, Hizan, Siirt, Bitlis ve Van’dır. Çünkü Bediüzzaman’ın telif edeceği ve neşredeceği Risale-i Nurlar buralarda pişirilecek, hazırlanacak ve bütün âleme duyurulacak ilân edilecektir… Nurs’tan, Van’a uzanan Bediüzzaman’ın serencamı, hayatı ve yaptıkları; yaşadığı, gittiği, geldiği yerler Risale-i Nurlar kadar Risale-i Nurlar’ı okuyanlar ve haberdar olup dost olanlar için önemlidir…

Mahalli Van evi

Mübarek mekanlar 

İşte yukarıda bir nebze bahsettiğimiz önemli noktalardan dolayı Van Bediüzzaman için mübarektir. Kendi ifadesiyle yirmibir küsûr sene yaşadığı Van onun vatanıdır. Van Bediüzzaman’ın fikir, düşünce, ideal ve iman, Kur’ân, İslâm dâvâsındaki hedefleri için çekirdeklerin düştüğü bir toprak olmuştur. Bu topraktan İslâmın, imanın, Kur’ân’ın muhatap olduğu her türlü meseleye meyveler fışkırmış, manalar, idealler ortaya ağaç olarak çıkmıştır… Risale-i Nurlar’ın pişirildiği, piştiği ve hazırlanarak âlem-i İslâma ve insanlığa sunulmaya hazır hale getirildiği mübarek bir mekândır.

Buralar Bediüzzaman’ı anlatıyor

Van; Horhor Medresesi’nden, Van Kalesi’nden, Nurşin Camii ve Medresesi’nden, Tahir Paşa Konağı’ndan, Abdülmecid Nursî’nin ikametinden, Cihan Harbi’nden, Rus istilâsından, Ermeni katliâmlarından ve gönüllü Milis Yarbayı; kahraman vatanperver, şehametli ve cesur Bediüzzaman Said Nursî’den haber verir; bizlere anlatır…

Nurs Kabristanı Bediüzzaman’ın annesi babası ve ağabeyinin kabirleri

Van Mevlidi tanışmaya vesile 

Van’da Bediüzzaman Said Nursî ve onun kahraman, aziz ve mübarek talebeleri adına her sene mevlid okutmak gelenek haline gelmiştir… Bizlerde, Van Mevlidi’ne çok katılmak isteyen eşim ve büyük kızımla birlikte Van’daki Nurlu mekânları ziyaret etmek üzere Van’a geldik… Burada Ahmet Yaprak, Halil Öngel, Salih Öztürkçü, Mustafa Yaprak, Fuat Öztürkçü ve Abdullah Öztürkçü Abilerin şu haklı serzenişlerini de dile getirmek isteriz. Van’lı bu kahraman ağabeylerimizin ısrarlı istekleri: “Ağabey, Anadolu’dan aileler ve çocuklar da Van Bediüzzaman Mevlidine katılsalar; Türkiye’den ve bölgeden aileler olarak bu şekilde mevlide iştirak etseler; bütün mahaller için hanımlar ve çocuklar arasında tanışmaya, şevke ve Üstad’ı tanımaya vesile olsa… 

Bediüzzaman Said Nursî’nin Van’da ve İstanbul’da giydiği Ankara’dan Van’a 1922’de geldiğinde terk ettiği mahalli kıyafeti ile

Herkes aileleriyle Üstad’ın memleketine gelmeli 

Genel olarak Üstad’la ilgili hatıralarla ve Üstad’la alâkalı; onun yaşadığı yerlerde bir gayrete, aşka, şevke gelinir… Ümitsizlikler kırılır, yeis ortadan kalkar, gaflet dağılır ve şevke medar bir faaliyet olur… Bu sebeplerle dünyanın her ülkesinden Anadolu’dan bütün abi ve kardeşlerimizi aileleriyle, çocuklarıyla ve yakın dost ve ahbaplarıyla birlikte mübarek ve Üstadımızın memkeletine, Üstad’ın ve talebelerinin hatıralarıyla dopdolu kudsî mekânların ziyaretine bekliyoruz… Çünkü Üstad Van için; yirmibir sene kaldığı bu vilayet için benim memleketim, vatanım diyor… Nurlu ve mübarek hatıraları yeniden canlandırmak için herkesi aileleriyle birlikte Nurlu Van’ımıza bekliyoruz inşallah…” Evet Van’lıların bu güzel dâvetine icabet etmek lâzım… Ailecek kalacak yerler için de Van’daki arkadaşlarımız yardımcı oluyorlar, Allah razı olsun…

Horhor Suyu kaynağı başında

‘Hor horlar’ bakımsız ve harap halde

Kalacağımız mekânımıza eşyalarımızı yerleştiriyoruz ve aynı gün içerisinde Van’ı gezmeye başlıyoruz… İlk ziyaret yerimiz Van Kalesi… Van Kalesi’nin etrafındaki Ermenilerin yakıp yıktıkları eski Van Şehri ve Üstadımızın Medresesi Horhor…

Horhor Medresesi’nin Ermenilerin yakıp yıktıktan sonraki hali

Horhor su kaynağı ve harap yakılmış, yıkılmış Horhor Medresesi kalıntıları Horhor suyu mevkiini ve Horhorsuyu kaynağını Üstad’ın çoğu zaman ders verdiği, tefekkür ettiği ve Cihan harbinden evvel mavzerlerle ateş talimi yaptırdığı Van Kalesi ve Van Kalesi’nden Horhor Suyu kaynağına doğru bakan, düştüğü ve inayet-i İlâhiye ile içeri çekildiği mağarayı ziyaret ediyoruz…

Üstadın, ayağı kayıp düştüğü mağara mevkii

Van Kalesi’nin güney-batı kısmında ve Bediüzzaman Hazretleri’nin talebelerine ders verdiği medresesinin bulunduğu yerin hemen arkasında yekpare bir dağ olan kalenin dibinde; Horhor Suyu kaynağının aktığı yerin hemen sol tarafından yirmi-yirmibeş metre aralıklarla “hor, hor, hor…” diye ses veren iki küçük su kaynağı bulunmaktadır… Her üç su kaynağı da şimdiki halinde bakımsız ve harap bir haldedir…

Yüksek hayaller ruhumuzu sarmıştı

Mekânların büyük insanların hayatlarında çok önemli yer tuttuğunu görürüz… Özellikle İslâm âleminde, Müslümanların büyük şahsiyetleri bulundukları ve çıktıkları, doğdukları yerler ile hatırlanırlar… Bu mekânlar adeta onların ilk habercileri, ilân edicileri ve tanıştırıcılarıdırlar… Cenâb-ı Hakk’ın yarattığı iklim şartları içerisinde kendilerine tesir eden havanın, suyun, yiyip içtiklerinin, dolaştıkları yerlerin hepsinin bu büyük insanlar üzerinde tesiri vardır… Van Kalesi ziyaretimizden ayrılırken o kadar yükseklikten düşerken Bediüzzaman’ın yalnızca “Dâvâm!...” diye bağırdığı zamanki sesini duyar gibi yüksek hayaller ruhumuzu sarmıştı…

Etiketler: van, bediüzzaman
Okunma Sayısı: 1792
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı