"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

En parlak mûcitler

Furkan Yüksel
15 Nisan 2018, Pazar
Mûcit, bir şeyler icat eden veya hayatı kolaylaştırıcı bir takım aletler yapma konusunda fikirlerini hayata geçirecek modelleri, prototipleri yapan ve yaptığı bir takım işlerine patent alarak bunların seri olarak üretilmesi ve insanlığın hizmetine sunulması için gayret gösteren kimsedir.

Peygamberler ise “mu’cizeler” ile mûcit olmuşlardır. Bundandır ki insanlığın terakkiyatında en parlak mu’citler, önderler Peygamberlerdir. Meselâ Nuh (as) gemi yapma mu’cizesine mazhar olmasıyla insanlığa deniz ulaşımının yolunu açılmıştır. Buradaki ilginç nokta ise peygamberlerin ahlâk, ubudiyet, fazilet, takva gibi konularda numune-i imtisal oldukları gibi, maddî terakki noktasından da bütün insanlığa yol gös- termeleridir.

Peki, Peygamberlere verilen bu mu’cizelerin hikmet ve gayesi nedir? Cevabı Hz. Bediüzzaman’da: “Terakkiyat-ı maddiye için lâzım olan örnekleri nev’-i beşere göstererek, o mu’cizelerin benzerlerini meydana getirmek için nev’-i beşeri teşvik ve teşci’ etmektir.” 

Bizlerin mu’cizat-ı enbiyadan alacağı dersi ise şöyle ifade ediyor İşârat’ül İ’caz eserinde: “Sanki Kur’ân-ı Kerîm, enbiyanın kıssa ve hikâyeleriyle terakkiyatın esaslarına, temellerine parmakla işaret ederek: ‘Ey beşer! Şu gördüğün mu’cizeler, bir takım örnek ve numunelerdir. Telâhuk-u efkârınızla, çalışmalarınızla şu örneklerin emsalini yapacaksınız’ diye ihtar etmiştir.”

Mu’cizat-ı enbiya ile açılan maddî terakki kapısından girmek, âyetten anlaşıldığı üzere, bilhassa Müslümanlara bir vazifedir ve bir emirdir. Bu emri önce Müslümanlar yerine getirmelidir. Fakat İslâmiyeti yaşamayan Müslümanlar, maalesef bu emri yerine getirmemiş oluyorlar. “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır” âyetini de kimlerin daha çok hayata geçirdiği dünyadaki ilmî gelişmelerden, ülkelerin bilimsel makale yazma oranlarından görülebilir.

Ayrıca, bu mu’cizelerden tevhid ve nübüvvete dair hisse almak da mümkün. Bediüzzaman’ın ifadesiyle, “Evet, şu terakkiyat-ı hazıra tamamıyla dinlerden alınan işaretlerden, vecizelerden hâsıl olan ilhamlar üzerine vücuda gelmişlerdir.” 

Yani insanoğlu gururlanmamalı. Teknolojik gelişmeleri, keşifleri çok çalışmasına binaen elde etse de, tamamının arkasında Cenâb-ı Hakk’ın ilham, işaret ve mu’cizeleri olduğu unutulmamalı. Zira mu’cizeler dahi kudret sahibi Allah’ın bir ikramıdır.

Okunma Sayısı: 1458
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı