"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Uçmak ‘Martı’nın hakkı

16 Mart 2019, Cumartesi 00:49
Keçeli’nin Kitaplığı - Fethiye Akay - fsakay47@gmail.com

Gökyüzüne ve hayata gereksiz sınırlamalar koyanlara, Jonathan “Martı” kitabıyla cevap veriyor: “Uçmak bir martının en tabiî hakkı, hürriyet onun tabiatında var ve bu hürriyeti engelleyecek ne varsa bir kenara bırakılmalıdır.”

Bu yazıda dikkati ‘okumak’ kavramı üzerine çekmek istiyorum. Meselâ, karın üzerinde yürüyen bir kedinin ayak izlerini okumak… Okumanın, harfleri okumaktan ibaret olmadığını hatırlatmak istiyorum aslında. Kitabımızı da bu bakış açısıyla ele alacağız inşaallah.

Kitaplığımızda “Martı” kitabı var. Martı Jonathan Livingston. Asıl mesleği pilotluk olan Amerikalı yazar Richard Bach, diğer bütün kitaplarında olduğu gibi Martı kitabında da ‘uçmak’ metaforunu kullanmış. Uçmak, hürriyet, gökyüzü, hayata gereksiz sınırlar koyan gereksiz kurallar gibi konular üzerinde duruyor Bach. 1970 yılında yazılan kitapta on binden az kelime bulunuyor. Kitabın içinde birçok siyah-beyaz fotoğraf yer alıyor. Bu da şu demek oluyor ki; kitabı okurken sadece kelimeleri anlamak yetmiyor. Resimleri okuyabilmen ve sana ne anlattığını anlaman için çabalaman gerekiyor. Kitap toplamda beş bölümden oluşuyor. Dördüncü ve Son Bölüm kitaba 2013 yılında eklenmiş. Bu yüzden kitabı, 2013 ve sonrası baskılarından okuman daha iyi olabilir. Kitaptaki fotoğraflar Russell Munson’a ait.  

Öfke ömrü kısaltıyor

Kitapta altını çizdiğim bölümlerden şunlar: “Bütün sürü için istediği, bütün sürüye mal etmeyi arzuladığı her şeyi ne yazık ki yalnızca kendisi için elde edebilmişti. Uçmayı öğrenmişti ve bunun için ödediği bedel onu hiç üzmüyordu. Martı Jonathan bezginliğin, korkunun ve öfkenin bir martının ömrünü kısalttığını, bunları zihninden uzaklaştırdığında ise hoş ve uzun bir yaşam sürebileceğini de fark etmişti.”

Nereden geldik, nereye gidiyoruz?

Bu kitap zihnimde derin muhasebelere götürdü: “Bildiğim tek cevap, senin milyonda bir rastlanan ender kuşlardan olduğun Jonathan. Yola çıkanlarımızın çoğu çok yavaştı. Nereden geldiğimizi hemen unutup nereye gittiğimizi merak bile etmeden, günübirlik yaşayarak çoğu kez birbirinin aynısı olan şeyi yaptık; bir dünyadan gelip diğerine gittik. Yemekten, birbirimizle mücadele etmekten, sürüye gücümüzü cevaplamaya çalışmaktan daha başka yaşama sebepleri olduğunu öğrenmek için kaç hayattan geçmek zorunda kaldık, bir fikrin var mı Jonathan? Binlerce Jon, on binlerce!”

Okunma Sayısı: 415
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı