"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

15 Temmuz Şehitler Köprüsü davasında gerekçeli karar açıklandı

07 Ağustos 2018, Salı 14:50
15 Temmuz darbe girişimi sırasında, 34 kişinin şehit edildiği 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ndeki olaylara ilişkin davada, çoğunluğu er ve öğrenci olan 44 sanık hakkında beraat ve 99 sanık hakkında mahkumiyet kararlarıyla ilgili gerekçe açıklandı.

15 Temmuz darbe girişimi sırasında, 34 kişinin şehit edildiği 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ndeki olaylara ilişkin davada, çoğunluğu er ve öğrenci olan 44 sanık hakkında beraat ve 99 sanık hakkında mahkumiyet kararlarıyla ilgili gerekçe açıklandı. 

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi, 133'ü tutuklu olan 143 sanıklı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü davasıyla ilgili yargılamaya, 12 Temmuz'da gerçekleştirdiği duruşmayla son vererek hükmünü açıkladı. Çoğunluğu er ve öğrenci olan 44 sanık hakkında beraat, 99 sanık hakkında ise "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım, öldürme ve öldürmeye teşebbüs" suçlarından mahkumiyet kararları veren heyet, bu hükümleriyle ilgili 371 sayfalık gerekçesini taraflara ve avukatlara dağıttı.

"Ölüm ve yaralanmaların sorumluluğunu kabul etti"

Gerekçeli kararda, olay tarihinde Kuleli Askeri Lisesi ve 2. Zırhlı Tugay'da görevli olan askeri personel ile Hava Harp Okulu'nda öğrenci olan sanıkların eylemleri, rütbe ve sorumlulukları ayrı ayrı değerlendirirken, isnat edilen suçlarla ilgili de ayrıntılı açıklamalar yapıldı. 

Kuleli Askeri Lisesi'nde görevli Yarbay Turgay Ödemiş, Binbaşı Ahmet Taştan, Yüzbaşı Sabri Gür ve Astsubay İsmail Bay'ın, "darbeden haberlerinin olmadığı, okul komutanı Mürsel Çıkrıkçı'dan terör saldırısı olduğuna ilişkin emir aldıkları" savunmalarına itibar edilmesinin olanaksız olduğu belirtilen kararda, "Olay yerindeki en üst rütbeli Turgay Ödemiş, eski okul komutanı Muammer Aygar için düzenlenen, az kişinin katıldığı Nakkaştepe'deki yemekte bulunmaktadır. Rütbesi itibarıyla özel bir ilişkisi yoksa eski komutanla böyle bir yemekte bulunması pek olası değildir. Kişisel ilişkilerini açıklayamamıştır. Darbe saatini bekledikleri açıktır. Sürekli Aygar'a rapor vermiştir. Köprü üzerinde askeri kamyon ile yolun kapatılması, askerlerin sevk ve idaresi bu sanık tarafından gerçekleştirilmiş, özellikle yoğun can kaybının yaşandığı gişeler bölgesindeki tüm eylemler bu sanığın gözetimi altında gerçekleşmiştir. Tank atışlarının emrini verdiğini de kendisi söylemiştir." denildi.

Gerekçeli kararda, saat 01.27'deki yaylım atışının öncesinde ve sonrasında, "tüm olayların tam merkezinde olan, bizzat masum halka ateş eden, olay yerindeki en üst rütbeli asker konumunda bulunan, yapılan her eylemi darbeci üstlerine rapor eden, sabah da aldığı talimat üzerine teslim olma emrini veren" sanık Ödemiş'in, Kuleli Askeri Lisesi öğrencilerinin okula çağrılmasından itibaren darbe kalkışmasına dair her türlü eylemin içerisinde bulunduğu da aktarılırken, bu sanığın "anayasal düzeni ihlal" suçu yönünden dosyanın birincil ve asli faili olduğu, sanığın mahkemedeki savunmasında yaşanan ölüm ve yaralanmalar nedeniyle sorumluluğu bizzat kabul ettiği bildirildi.

"Sanık erler darbe girişiminin başlangıcında her şeyden habersizdir"

Diğer rütbeli sanıkların eylemlerinin de anlatıldığı gerekçeli kararda, askeri kamyonlar ve itfaiye aracıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne intikal ettirilen sanık erlerle ilgili verilen beraat kararlarının nedenleri anlatıldı.

Darbenin planlanması aşamasında, asıl amacın deşifre olmaması, darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmaması amacıyla darbe girişiminde kullanılacak olan unsurların KOKTOD faaliyeti, terör alarmı, canlı bomba ihbarı, eğitim, tatbikat gibi gerekçeler gösterilmesine ve "bilinmesi gerektiği kadar" prensibinin uygulanmasına karar verildiğinin anlaşıldığı kaydedilen kararda, şu ifadelere yer verildi:

"Gerçekten de şu husus kabul edilmelidir ki sanık erler darbe girişiminin başlangıcında her şeyden habersizdir ve kasten yanlış bilgilendirilmişlerdir. Köprüye bir kısmının tatbikat amacıyla, bir kısmının ise canlı bomba, bombalı araç ihbarı gibi gerekçeler ileri sürülerek götürüldükleri, sanık erlerin soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki istikrarlı ve aksi sabit olmayan savunmalarından anlaşılmaktadır. Erlerin darbe girişimi sırasında bilgi edinmesinin önlenmesi amacıyla telefonları dahi toplanmıştır. Yaşları, eğitim durumları, emre itaate sorgusuz şartlandırılmış olmaları, yanlış bilgilendirilmeleri, bilgi kaynaklarından uzak olmaları gibi pek çok husus bir arada değerlendirildiğinde yaşadıkları karşısında ilk zamanlarda tam bir kafa karışıklığı içerisinde olmaları makul karşılanmalıdır. Ahmet Taştan komutasındaki unimog ve Sabri Gür komutasındaki itfaiye aracında bulunan ve Beylerbeyi'ndeki eylemlere şahit olan sanık erlerin, vatandaşlar tarafından uyarılsalar dahi komutanlarına inanacağının ve itaat edeceğinin, o aşamada bir darbe girişimi içerisinde bulunduklarının idrakine varamayacaklarının kabulü gereklidir.

"Erden vatandaşlarımızın safına geçmesi veya kaçması beklenmemeli"

Orduda silah altına alınan erlerin ilk eğitimlerini tamamladıktan sonra yaptıkları yemine de değinilen kararda, başlangıçta darbe girişimine dahil edildikleri konusunda fikir sahibi olmayan sanık erlerin, içinde bulundukları konum itibarıyla daha önce sadece şüpheye düştükleri ve kendileriyle temas kuran mağdur Safiye Bayat'ın beyanları üzerine bir darbe girişiminin içerisinde bulunduklarını anladıklarının kabulünde zorunluluk bulunduğu kaydedildi.

"Erlerin bir şekilde ateş ettiklerine dair görüntü ve rapor yok"

Askeri liseden köprüye intikal ettirilen 14 sanık erin, mağdurlar Safiye Bayat ve Hatice Tül Kübra Çiftçi'nin gelerek kendilerini açıkça uyarması anından sonra darbe teşebbüsü içerisinde bulunduklarını bildiklerinin kabul edilmesi gerektiği, bu andan itibaren er olarak, darbeci hain komutanlarının emirlerini mümkün olduğunca yerine getirmemeye gayret göstermek ve vatandaşlara zarar vermemeye çalışmak, onlara yönelik eylemlerden uzak durmak zorunda oldukları vurgulanan kararda, sanık erlerin, "hiçbir şekilde silah kullanmadıkları, havaya dahi ateş etmedikleri" beyanında bulundukları ve bu sanıkların bir şekilde ateş ettiklerine ilişkin ne bir kriminal rapor, ne de görüntü ya da beyan bulunmadığı, savunmalarına itibar edilmesi gerektiği ifade edildi.

"(Hapis cezası verilen erler) Olayların içinde bilerek ve isteyerek yer aldılar"

Köprüye intikal ettirilen 11 erle ilgili ise darbe teşebbüsü içerisinde bulunduklarını bilmedikleri ve başlangıçta bu saikle hareket etmediklerinin anlaşıldığı, mağdurların kendilerini uyarmalarıyla olayın darbe teşebbüsü olduğunu idrak ettiklerinin bilinmesi gerektiği belirtilen kararda, "Bunu öğrenmelerine rağmen, özellikle saat 01.27 itibarıyla başlayan ve devam eden süreçte çok sayıda vatandaşımızın şehit edilmesi ve yaralanması ile sonuçlanan eylemler içerisinde bilerek ve isteyerek bulunmuşlardır. Bu husus gerek sanıkların aşamalardaki savunma ve teşhisleri, kamera kayıtları ve kriminal raporlar ile sabit görülmüştür." denildi.

"Askerin vatandaşa ateş etmesini hiçbir tehdit mazur gösteremez"

Ellerini kaldırarak tek başına askerlerin bulunduğu alana doğru ilerleyen mağdur Halil Aslan'ın vurulmasıyla ilgili 01.26'daki yaylım atışının ilk başladığı ana ve sonrasına ilişkin kamera kayıtları izlendiğinde, sanıkların doğrudan masum vatandaşlara ateş ettiklerinin açıkça göründüğü belirtilen kararda, "Türk askerinin vatandaşımıza ateş etmesini hiçbir psikolojik durum, hiçbir tehdit mazur gösteremez. Ettiği yemine sadık kalarak, gerektiği taktirde ölümü göze alarak vatandaşlarımıza zarar verecek bir davranış içerisinde bulunmaması gereken bu sanık erler, darbe teşebbüsüne bilerek ve isteyerek katılıp, fikir ve eylem birliği içerisinde, 'anayasayı ihlal' suçuna iştirak etmişler ve bu suç yönünden cezalandırılmaları gerektiği yönünde mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmuştur." değerlendirmesi yapıldı.

"Darbe teşebbüsünü öğrenmelerine rağmen silah kullanan erler"

Köprüye intikal ettirilen 18 erle ilgili, bu sanıkların Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) düzenlenen, "müşterek faillik" ve "yardım etme" isnatlarıyla cezalandırıldığı bilgisi verilen gerekçeli kararda, bu erlerin kışladan çıkıp köprüye intikal edene kadar darbe teşebbüsü içerisinde bulunduklarını bilmedikleri, başlangıçta bu saikle hareket etmediklerinin anlaşıldığı, darbe teşebbüsünü sonradan öğrenmelerine rağmen komutanlarının emir ve talimatlarına uyarak havaya ateş ettiklerini kabul ettikleri ve silah kullandıkları saat itibarıyla silah kullandıklarında artık darbeyi bilmeden hareket ettiklerini kabule olanak bulunmadığı anlatıldı.

Gerekçeli kararda 2. Zırhlı Tugay'da görevli olup 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne intikal ettirilen erlerle ilgili beraat ve ceza, erlerin intikali ile olaylarda sorumluluğu bulunan rütbelilere ise hapis cezası verilmesine ilişkin benzer gerekçeler de sıralandı.

AA

Okunma Sayısı: 935
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı