"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

‘AKP, muhalefeti sindirmek istiyor’

14 Ağustos 2017, Pazartesi
CHP Cezaevleri İnceleme Komisyonu Üyeleri Veli Ağbaba ve Özgür Özel bir rapor yayınlayarak, “AKP kendisine muhalefet eden tüm toplumsal unsurları sindirmek istiyor ve toplumun geniş kesimlerine gözdağı veriyor” dedi.

CHP Cezaevleri İnceleme Komisyonu Üyeleri Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba ve Grup Başkanvekili Özgür Özel’in Silivri Cezaevi ve Bakırköy Kadın Cezaevinde tutuklu gazetecilerle görüştü. Hazırlanan raporda şu ifadeler yer aldı; “CHP Cezaevlerini İnceleme Komisyonu olarak, Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba ve Grup Başkanvekili Özgür Özel’den oluşan bir heyetle, 10 ve 11 Ağustos tarihlerinde Silivri ve Bakırköy cezaevlerinde tutuklu gazetecilerle görüşmeler gerçekleştirdik. Cumhuriyet gazetesi dâvâsından tutuklu Murat Sabuncu, Akın Atalay, Kadri Gürsel, Ahmet Şık ve Ahmet Kemal Aydoğdu ile tutuklu Sözcü gazetesi çalışanları Görkem Ulu, Mediha Olgun ve tutuklu DieWelt çalışanı Deniz Yücel ile görüştük. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL ile elde ettiği yetkileri kötüye kullanan Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, FETÖ ile mücadele amacından saparak, kendisine muhalefet eden tüm toplumsal unsurları sindirmek istiyor ve toplumun geniş kesimlerine gözdağı veriyor. FETÖ ile asla yan yana gelemeyecek olan Cumhuriyet ve Sözcü gazetelerinin çalışanlarına yönelik bu operasyonlar da bu sindirme girişiminin önemli bir parçasını oluşturuyor. 

En çok kitap ve  gazeteye erişimdeki zorluklar yıpratıyor

Tutuklu Cumhuriyet gazetesi çalışanları, heyetimizle yaptığı görüşmelerde, ilk duruşmada iddianamenin çöktüğünü, bunu mahkeme heyetinin dahi bazı ifadelerinde kabul ettiklerine işaret etti. CHP olarak gazetecilerin tutuksuz yargılanmalarının esas olduğu ilkesiyle hareket ediyoruz. Ancak her geçen gün cezaevlerinde tutuklu gazeteci sayısının giderek artması, ülkemizdeki demokratik standartların geriye gidişinin de en önemli göstergelerinden biri olarak kayıtlara geçiyor. Ayrıca, OHAL KHK’larıyla getirilen kısıtlamalar nedeniyle, telefon ve görüşme hakkı başta olmak üzere, cezaevlerinde tutulanların önceden sahip olduğu pek çok hakta geriye gidiş yaşandığı görülüyor. Özellikle, kitap ve gazeteye erişimde yaşanan zorluklar, tutuklu gazetecileri en çok zorlayan konuların başında geliyor.”

‘Basın özgürlüğünü temsil ediyoruz’

Cezaevlerinde yaptıkları görüşmlerden notlar aktaran heyet cezaevinde bulunan gazetecilerden de mesajlar aktardı. Tutuklu Cumhuriyet çalışanı Akın Atalay mahkemeden sonra dâvânın çöktüğünü belirterek, şu ifadeleri kullandı; “Cezaevinde kalanların burada tutulmasının hukuksal bir rasyonalitesi yoktu ve bir ara formül bulundu. Bazı arkadaşlarımız çıktı, bazılarımız burada tutulmaya devam ediyor. Biz, dâvâda sadece Cumhuriyet gazetesini değil, gazeteciliği ve basın özgürlüğünü de temsil ediyoruz.”

Mavi Marmara gemisindeki gazetecilerden biriydim

Sözcü gazetesi çalışanı Mediha Olgun, “Mavi Marmara gemisindeki gazetecilerden biriydim. O zaman da şimdi de hem mağdurların hem Türkiye’nin tarafındayım. Ölümü göze alıp yola çıkan bir gazeteci bu ülkenin kötülüğüne hiçbir şey yapmaz. Bir tane çocuğum var. Gökmen’in de var. Çocuklarımızı bırakıp hapse girmek, adliye koridorlarında onlardan ayrılmak çok ağrımıza gitti. Kısa zamanda ülkenin normalleşmesi gerekiyor. Tutuksuz yargılanma esas olmalı. Bu haberle nasıl tutuklandığımı halen anlayabilmiş değilim. Aile görüşü 35 dakika ile sınırlı, çok kısa. Açık görüş iki ayda, telefon hakkı iki haftada bir uygulanıyor. Ağırlaştırılmış müebbetle yatanlara ne uygulanıyorsa bize de aynısı uygulanıyor. İdam mahkumu muamelesi görüyoruz. Bizimle beraber ailelerimiz cezalandırılıyor.

 

Mahkeme bile savunamadı

İddianameyi savunamayan bir mahkeme heyetiyle karşı karşıya olduklarını bildiren Kadri Gürsel ise, “Bugüne kadar gerçekleri yazdık, gerçeklerin arkasında olduk. Bana yönelik hesaplaşmanın sadece Cumhuriyet gazetesiyle ilgili olmadığını, daha önceki televizyon programlarımın ve tüm duruşumun cezalandırılmak istendiğinin farkındayım” diye konuştu.

Bu kumpası kuranlar da yargılanır

Ahmet Şık ise organize bir suç örgütüyle karşı karşıya olduklarını ifade ederek, “Bu kumpası kuranlar da ilk kumpası kuranlar gibi yargılanır. Moralim çok yüksek. Ne zaman bilmiyorum ama buradan yine başım dik çıkacağımı biliyorum” dedi.

Bir inatlaşmanın mağduru olmayı hak etmiyorum

Deniz Yücel ise CHP heyetine haberlerindeki tırnak içi ifadeler dolayısıyla suçlandığını söyledi. Tırnak içi ifadelerin görüş verenleri bağlayacağını hatırlatan Yücel, “Bir inatlaşma var ancak ben bu inatlaşmanın mağduru olmayı hak etmiyorum. Tecrit altındayım, 178 gündür iddianameyi bekliyorum” diye konuştu.

Okunma Sayısı: 2673
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı