"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu zulümlerin hesabını nasıl vereceksiniz?

12 Ekim 2017, Perşembe
Adalet Bakanı’na seslenen Genel Yayın Müdürümüz Kâzım Güleçyüz, “Siz bu keyfîliklerin, zulümlerin hesabını nasıl vereceksiniz? Bunları düşünerek, size yapılan çağrılara kulak verin” dedi.

Genel Yayın Müdürümüz Kâzım Güleçyüz, dünkü scope yayınında Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e bir kez daha seslendi. “Adalet Bakanı ilk göreve geldiği zaman da bir açık mektup yayınlamıştım” diyen Güleçyüz, “bu mektup 25 Temmuz’da yayınlandı, bu programda da okuduk ve dedik ki; Adalet çok yara aldı, yargı çok yıprandı. Bu olağanüstü halden yargının çıkarılması, normalleşmesi lazım. Sizden beklediğimiz, bu normalleşmeyi sağlayacak adımları seri şekilde atmanız. Selefiniz gibi yapmamanız” şeklinde konuştu. Güleçyüz şöyle devam etti; “Aslında çok şey beklediğimizden değil, yapıyı ve işleyişi üç aşağı beş yukarı biliyoruz. Bakanlar ne kadar muktedir olabiliyorlar? Ama buna rağmen yine de orada oturuyor olmanın getirdiği bir inisiyatif olmalı diye düşünerek ve bu tabloya rağmen önyargıyla yaklaşmadığımızın da bir ifadesi olarak bu çağrıyı yaptık. Bunu beklemeye devam ettik.

Nur’un cezaevine Yeni Asya hâlâ sokulmuyor

Cezaevlerindeki haksız tutuklamalara maruz kalan insanların gördüğü muamele de çok problemli. Nur’da bunun örneklerini yaşamaya devam ediyoruz. Nur özgürlüğünden mahrum edilişinin 225. gününde ve biz bu süreçteki skandalları kamuoyuna paylaştık. İstediği halde gazetesi verilmiyor kendisine. Birçok cezaevinde buna benzer şeyler var. Bir kısmında gerçi kısmen bir gevşeme oldu, almaya başladılar, ama Nur’un cezaevine Yeni Asya hâlâ sokulmuyor. Ne hakkınız var?

Biz bunun cevabını veririz

Bakan kanundaki ifadeyi geçen hafta içinde hatırlattı. Kurum güvenliğini tehlikeye sokmayan ve müstehcen olmayan yayınlar verilir. Yeni Asya’da böyle bir şey mi var? Eğer böyle bir itham varsa bunun cevabını veririz. Ama bu da söylenmiyor. Müstehcenlik zaten Yeni Asya’da asla söz konusu olamaz. Buna rağmen Yeni Asya cezaevine sokulmuyor. Artı mektup gönderiliyor, kayıtlarımızda böyle bir isim yoktur diye iade ediliyor. Böyle birşey olabilir mi? Kayıtlarınızda yoksa Nur nerede? Eşi doğum gününde gül göndermek istiyor, ona da izin vermiyorlar. Aynen üç dal papatya hikayesi. Üç yaşlarındaki çocuğun hasret kaldığı babasına götürdüğü üç dal papatyaya izin vermeyen hoyratlık burada da güle izin vermiyor. Bu nasıl bir vicdansızlıktır?

İstediği kitabı vermemek eziyettir, hak ihlâlidir

Emek mahsulü olan, imzasını taşıyan bir kitabı ona ulaştırmayarak yeni bir suç daha işliyorsunuz. Bunun için Adalet Bakanı’na bir çağrıda daha bulunuyoruz. Diyoruz ki, siz daha yeni bir açıklama yaptınız, gazetemize de koyduk: “2010’dan 2017 Mayıs’ına kadar 2 bin 600 küsur cezaevi görevlisi hakkında kötü muameleden işlem yapıldı.” İstediği kitabı ve gazeteyi vermemek, kendisine gönderilen gülü vermemek de eziyettir, hak ihlalidir. Bunların üstüne niye gitmiyorsunuz?  Yani cezaevinde olması size bu hakları gasp etme yetkisi vermez. Hakkındaki haksız iddia sebebiyle bu insan içeride. Diyor ki, ben gazetemi takip etmek istiyorum, imzamla çıkan kitabı görmek istiyorum. Ve siz vermiyorsunuz.

Bu keyfîliklere, hoyratlıklara müdahale edin

Cezaevindeki bu keyfiliklere, hoyratlıklara müdahale edin. Yoksa bunlar sizin de başınızı ağrıtır. Bunun siyasî faturası zaten ödenir, bundan kaçamazsınız. Bunun yanında İlahi adalet diye bir şey var, Mahkeme-i Kübra var. Üstad Afyon Hapsinde 1948-49 senelerinde tutuklu olarak yargılandığında, ki çok büyük eziyetler görmüş, mahkeme reisine diyor ki, “Senin kanunsuzluğunu mahkeme-i temyize, zulmünü de Mahkeme-i Kübra’ya şikayet edeceğim.” Sapsarı kesiliyor adam. Şimdi benzer haller hem bu davalara bakan hakimler, hem de cezaevleri yönetimleri açısından hala devam ediyorsa Üstadın bu sözü onlar için de geçerlidir.

Mahkeme-i Kübrâ’ya şikâyet ediyoruz

Gazete yasağını Anayasa Mahkemesine götürdük. Diğer mahkemelerden netice alamadığımız için. AYM de bugüne kadar çok iyi bir imtihan veremedi, ama bizim hukuktan ümidimizi kesmek gibi bir şeyimiz söz konusu olamaz. Temenni edelim ki, bu duyarsızlığı daha fazla devam ettirmesinler. AYM’nin beklenen bir kararı daha var. Başkanı 25 Nisan’da “Uzun tutuklularla ilgili olarak bir ilke kararı açıklayacağız” dediği karar Ekim sonuna kadar açıklanacakmış. bakalım oradan ne çıkacak? AYM’nin bu hukuksuzluklara fren koyması gerekirdi bugüne kadar. Koyamayarak siciline eksi puan yazdırmış oldu. Öbür taraftan bu zulümleri de Mahkeme-i Kübra’ya şikâyet ediyoruz, oradan nasıl kaçacaksınız, nasıl kurtulacaksınız? Hepimiz oraya çıkacağız ve bu dünyada yaptıklarımızın hesabını vereceğiz. Siz bu keyfîliklerin, zulümlerin hesabını nasıl vereceksiniz? Bunları düşünerek, size yapılan çağrılara kulak verin.” 

HABER: H. KÜBRA ÖRNEK

 

Okunma Sayısı: 6035
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı