"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Büyük musibetin, acı depremin 18. yıldönümü...

16 Ağustos 2017, Çarşamba 11:01
Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, devletin, milletle el ele vererek, 17 Ağustos Marmara Depremi'nin yaralarının sarılması, hayatın normale dönmesi konusunda örnek bir dayanışma ruhu sergilediğini ve olağanüstü gayret gösterdiğini belirtti.

Aksoy, merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos Marmara Depremi'nin 18. yılı nedeniyle yayınladığı mesajda, binlerce vatandaşın vefat etmesine ve on binlerce vatandaşın da yaralanmasına yol açan Marmara Depremi'nin milletin yaşadığı en acı felaketlerden biri olarak tarihteki yerini aldığını bildirdi.

Yaşanan bu felaketin ardından devlet ve milletin ele ele verdiğini vurgulayan Vali Aksoy, şunları kaydetti:

"Devletimiz, milletimiz ile el ele vererek, yaraların sarılması, hayatın normale dönmesi konusunda örnek bir dayanışma ruhu sergilemiş ve olağanüstü gayret göstermiştir. Devlet ve toplum olarak en büyük sorumluluğumuz, yaşanan felaketlerden ders çıkarmak, ülkemizin aktif bir deprem kuşağı üzerinde bulunduğu gerçeğini göz önünde bulundurarak, gerekli önlemleri almak, yaşadığımız yüzyılın bilimsel verileri ışığında sahip olduğumuz bilgi, birikim ve teknolojiyi kullanarak binaları depreme dayanıklı hale getirmektir. Bu süreçte, kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ile ortak hareket ederek, sorumluluk ve duyarlılık içerisinde, her zaman depreme karşı duyarlı ve hazırlıklı olarak halkımızı bilinçlendirmektir. Bu duygu ve düşüncelerle, böyle bir acının Türkiye'de ve dünyada bir daha yaşanmaması temennisiyle depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlara Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum."

***

Okumak için tıklayınız:

Deprem musibetine ne kadar hazırız ve Bediüzzaman 'depremler' için ne diyor?

7 milyon riskli konut

Felaketten ders almıyoruz

İnşaat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Cemal Gökçe, 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminin 18’inci yılı dolayısıyla Bursa’da basın toplantısı düzenledi. Bursa Akademik Odalar Birliği Salonu’nda düzenlenen toplantıda konuşan Gökçe, deprem riski ve kentsel dönüşüm çalışmalarını değerlendirdi. Türkiye'nin de üzerinde bulunduğu Kuzey Anadolu fay hattının dünyanın en tehlikeli faylarından biri olduğunu söyledi. Bingöl hizasından başlayıp Yunanistan'a kadar uzanan fay hattının herhangi bir noktasında yaşanabilecek depremin başka bir noktada yeni bir deprem riskini ortaya çıkarabileceğine işaret eden Gökçe, şöyle dedi:

"Bu nedenle 17 Ağustos Gölcük merkezli deprem, İstanbul'u deprem tehlikesi ile karşı karşıya bırakmıştır. Kuzey Anadolu fay hattının ürettiği tarihsel depremlere baktığımızda, yaklaşık 250 yıllık dönemlere denk gelen ve büyüklüğü 7 ve üzeri büyülükte olan depremlerin olduğunu görüyoruz. 1766 depremini dikkate aldığımızda 250 yıllık periyoda ulaştığı anlaşılmaktadır.”

Bu yıl Çanakkale, Manisa, Adıyaman, İzmir ve Bodrum yakınlarında görülen depremlerin  Türkiye’nin sürekli olarak deprem tehlikesi altında bulunduğunu ortaya koyduğunu kaydeden Gökçe, “Açıkçası ülke topraklarımızın yüzde 92 deprem tehlikesi altında; yüzde 66'sı ise birinci ve ikinci derecede tehlikeli deprem bölgesinde yer almaktadır. Nüfusu 1 milyonun üzerinde bulunan 11 büyük kent ve ülke nüfusumuzun yüzde 70'i deprem tehlikesi altında bulunuyor. Yine, büyük sanayi tesislerinin yüzde 75'i de deprem tehlikesi altındadır" dedi.

"Bu gerçek kabul edilmeli fakat bilimin ve mühendisliğin gerekleri de yapılmalıdır. Ülkemizi, kentlerimizi, yapılarımızı depreme karşı hazırlamanın 3 temel yolu bulunmaktadır; Mevcut yapı stokunun iyileştirilmesi, onarılması ve güçlendirilmesi, Yeni yapılacak olan yapıları; bilimin, tekniğin ve mühendisliğin ortaya koyduğu ilkeleri yapı üretim sürecinin içine sokmaktadır. Bu nedenle proje üretim sürecinden başlayarak yapı üretim sürecinin tüm evreleri sertifikalı mühendisler tarafından denetlenmelidir”

"KENTSEL DÖNÜŞÜM BÖLGELERİ RİSKLİ BÖLGELERLE ÖRTÜŞMÜYOR"

Olası yıkıcı depremlere karşı planlanan kentsel dönülüm projelerini de değerlendiren Gökçe, "Binanızı depreme karşı yenileyecek olan müteahhit için tek amaç ticari riske girmemektir" dedi.

Kentsel dönüşümün fiziksel, sosyal ve ekonomik yönden çöküntü ve bozulma sürecine girmiş kentsel alanları, içinde yaşayanlar için yaşam kalitesi daha yüksek olacak şekil de kente kazandırmayı hedefleyen bir plan stratejisi olduğunun altını çizen Gökçe, "Müteahhitler eliyle parsel bazlı yapılan Kentsel Dönüşüm alanları ile Bakanlar Kurulu tarafından ilan edilen Kentsel Dönüşüm proje alanları, İDMP haritalarında belirtilmiş olan risk bölgeleri ile örtüşmüyorö diye konuştu.

Bu durum riskin azaltılmasını engellediği gibi toplumsal adaleti ve güven duygusunu da ortadan kaldırdığını savunan Gökçe şöyle devam etti:

“Bakanlar Kurulu tarafından ortaya konan ve riskli alan olarak belirlenip ilan edilen alanlar riskin yüksek olduğu alanlar değildir. Daha çok kamu alanlarının oldukça fazla ve yoğunluğun düşük olduğu alanlardır. Can ve mal güvenliğinin öncelikli olduğu yerlere öncelik vermek yerine, ekonomik dinamikler öne alınarak deprem riski azaltılmadığı gibi başka risklere ve afetlere yol açılmaktadır. Ayrıca mühendislik mesleğinin ve bilimin dinamikliği yok sayılarak kestirme yoldan çözümler aranmaktadır."  

“ACI ÇEKMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Kentsel dönüşüm sürecinde en çok adı geçen kurum TOKİ’nin planlı ve ya plansız şekilde konut ürettiğini söyleyen Gökçe, şöyle konuştu:

"Yapıların yanı sıra İstanbul başta olmak üzere tüm kamu arazileri ve boş alanlar yapılaşmaya açıldı. Özelleştirilen KİT arazileri gökdelenlere ve alışveriş merkezlerine dönüştü. Var olan yapı stoğunun sorunlu olduğu bilinmesine rağmen 2012 yılına kadar bu yapılara dokunulmadı. Depreme karşı yapı stokunu güvenli hale getirmek iddiasıyla başlatılan kentsel dönüşüm uygulamaları, yeni sorun alanları yaratıyor. Daire alanlarının küçülmesi kat sayısı ve daire sayısının artmasına neden oluyor. Biz İnşaat Mühendisleri Odası'nın ve Odaya bağlı şube yöneticileri olarak geleceğe endişeyle değil, güvenle bakmak istiyor ve bu isteğimizin her zaman arkasında duracağımızı kamuoyuna duyurmak istiyoruz. Çünkü toplumsal duyarlılığımız, yaşamın kutsallığına olan inancımız, bilimsel ve mesleki gerçeklikler bunu gerektiriyor. Bunlar yapılmadığı sürece sürekli olarak acı çekmeye devam edeceğiz.

Deprem musibetine ne kadar hazırız?

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/yurt-haber/tedirgin-eden-gercekleri-acikladi-deprem-musibetine-ne-kadar-haziriz_424811

***

Endişe veren gerçekler...

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/yurt-haber/endise-veren-gercekler_427728

***

Tehlike büyük, tedbirler küçük

Uzmanlar kentlerin depreme hazır olmadığını vurguluyor ve her 10 konuttan sadece 4’ü deprem sigortalı olduğunu belirtiyor. Türkiye’deki 17 milyon 661 bin 690 konuttan sadece yüzde 42,10’unun Zorunlu Deprem Sigortası bulunduğunu açıklayan Doğal Afet Sigortaları Kurumu  Başkanı Murat Kayacı, “tehlike büyük önlem ve tedbirler küçük” uyarısında bulundu.  Çalışmalarını ‘Depreme hazır bir Türkiye’ için hayata geçirmeyi hedeflediklerini aktaran Kayacı, “Başlıca hedefimiz, depreme hazırlıklı olma ve sigortalılık bilincini artırarak sistemimizdeki konutların tamamını zorunlu deprem sigortası güvencesi altına almak.” dedi.

Devamını okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/gundem/acinin-17-yili-17-agustos_407127

***

Gözlemlediği ''asıl tehlike''yi açıkladı

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/bilim-teknoloji/gozlemledigi-asil-tehlike-yi-acikladi_425365

***

Endişelendiren 'deprem' açıklamaları

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/yurt-haber/endiselendiren-deprem-aciklamalari_440508

AA

Etiketler: deprem, kocaeli
Okunma Sayısı: 820
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı