"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Devlet memurluğuna alımlarda "güvenlik soruşturması" birçok kişiyi mağdur ediyor

18 Temmuz 2018, Çarşamba 11:34
KHK ile devlet memurluğuna alınacaklar için aranan şartlara eklenen “güvenlik soruşturması” çok sayıda kişiyi mağdur ediyor.

Olağanüstü Hâl (OHAL) döneminde çıkarılan 676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile devlet memurluğuna alınacaklar kişiler için aranan şartlara "güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak” ibaresi eklendi. Bu ibarenin eklenmesinden beri söz konusu soruşturmalar neticesinde çok sayıda kişi devlet kurumlarında çalışamıyor ya da özel kurumlar tarafından işe alınmıyor. Soruşturma tamamlandıktan sonra kişinin işe alınıp alınmaması kurum inisiyatifine bırakılıyor. Ancak güvenlik soruşturmasından geçemeyenler arasında işe alınanların sayısı oldukça az.

Geçen sene tıp fakültesinden mezun olan ve ismini vermek istemeyen 26 yaşındaki genç doktor, aynı fakülteden mezun olduğu ve onun gibi atanamayan arkadaşlarının da olduğunu ifade ediyor. "Bizim okulda öğrenciler fişlenirdi. Fişlememizi yapan rektör ve polis memurları darbe girişimi sonrası işten atıldı ama biz onların raporlarıyla göreve başlatılmadık” diye konuşuyor.

"Amaç, devletin bekasının sağlanması”

Atanamayan bazı kişilerin devletle mahkemelik olmamak için dava açmadığını dile getiren genç hekim, atanmaması için bir neden olmadığından hareketle yürütmenin durdurulması talebiyle Mart ayında dava açmış. Mahkeme, güvenlik soruşturmasına dair emniyet ve istihbarat birimlerinden bilgi istemiş. Ancak gelen cevap kendisine "çok gizli” olduğu gerekçesiyle söylenmemiş. Dolayısıyla olumsuz neticelenen soruşturmanın gerekçelerini halen bilmiyor.

Sağlık Bakanlığı'nın gönderdiği savunmada, güvenlik soruşturmalarının amacı, "15.07.2016 tarihinde kalkışılan hain darbe teşebbüsünden anlaşıldığı üzere milli güvenliğimize tehdit oluşturan terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olan kimselerin devlet organlarında yer almasının önüne geçilmesi ve devletin bekasının sağlanması” olarak yer alıyor. Aynı savunmada, atanamayan doktor için de, "Elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi neticesinde davacının Bakanlığımız teşkilatına atanması uygun görülmemiş ve bu sebeble ataması yapılmamıştır” ifadesi yer alıyor.

"Soruşturmalar keyfi yürütülüyor”

Atanamayan doktorun avukatı Serdar Ataman, "Soruşturma içeriğine ‘devlet sırrı' denilerek ulaşmamız engelleniyor. İstihbari bilgi nedir ne değildir, bilmiyoruz” diyor. Ataman, güvenlik soruşturmalarında "Babası EMEP (Emek Partisi) üyesi” ya da "Terör ile irtibatı olan partinin (HDP) eylemlerine katılmış” gibi yasal eylemlerin gerekçe gösterildiğini dile getiriyor. "Maalesef mahkemeler de bu gerekçeleri kabul ediyor. Böylece muhalif kim varsa atamaları engelleniyor. Soruşturmalar keyfi yürütülüyor, hukuki dayanağı yok” diye konuşuyor.

"Soruşturma önemli ve gerekli”

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul, Memur-Sen olarak güvenlik soruşturmasının göreve başlama ve göreve devam etme noktasında veri olarak kullanılmasını hem hukuka hem de toplumsal beklentiye uygun bulduklarını dile getiriyor. "Güvenlik soruşturmasının kamu hizmetine alınma sürecinde millete aidiyet ve devlete sadakat noktasında kişiye dönük bir değerlendirme verisi oluşturmak yönüyle önemli ve gerekli olduğunu düşünüyoruz” diyor.

"Somut dayanak ve hesap verebilirlik yok”

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) uzmanı İlker Akcasoy, soruşturma sonuçlarının çoğunlukla muhataplarına sözlü olarak iletildiğini ifade ediyor. Soruşturmaların hiçbir hukuki niteliğinin olmadığını dile getiren uzman, somut dayanaklara da yer verilmediğini söylüyor. Keyfi bir şekilde çalışma hakkının insanların elinden alındığını söyleyen Akcasoy, "Şu suçlamadan ceza almıştır' değil, ‘Şu terör örgütü ile iltisaklıdır' ibaresi yer alıyor. Her şey fiili, ortada belge yok. Bu da devlet aklının nasıl işlediğini gösteriyor çünkü hukuksal zemin ya da hesap verebilirlik yok” diyor.

Güvenlik soruşturmalarının üniversitelerin talebi sonucu devletin güvenlik ve istihbarat birimleri tarafından hazırlandığını anlatan Akcasoy, "Kürt illerinde görev yapan çok sayıda sözleşmeli öğretmene bu şekilde olumsuz tebligat yapıldı” diyor.

"Hatalı değerlendirmelerin önüne geçilmeli”

Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul, hatalı değerlendirmelerin önüne geçilmesi için işlem yürüten personelin eğitilmesi, işlemlere katkı sağlayan kişilerin de hatalı ve keyfi bilgi paylaşımlarında bulunmasının önüne geçilmesine yönelik yaptırımların mevzuatta yer verilmesi gerektiğini söylüyor. "Terör örgütleriyle bağı olanların kamudan tasfiyesi, kamuya alınmaması noktasındaki işlemlerin mağdur üretmemesi noktasında hassas olunması talebimizi yetkili kurumlara ilettik” diyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Dairesi Başkanlığı ise "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemleri, şahsın ikamet ettiği il valiliğince kamu kurum ve kuruluşlarının yazılı talebi üzerine her aşaması gizlilik içerisinde yerine getirilmekte olup, talep eden kurum haricinde kişi ya da kurumlara bilgi verilmemektedir” yanıtını verdi.

Deutsche Welle Türkçe

Etiketler: OHAL, , soruşturma, KHK
Okunma Sayısı: 13879
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı