"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Düsseldorf’tan röportaj zinciri: Nur talebelerinin bayramı

14 Haziran 2017, Çarşamba
Almanya’nın Düsseldorf şehrinde gerçekleşen Avrupa Uhuvvet buluşmasına katılanlar şevke medar buluşmanın bir nevi Nurcuların bayramı olduğunu ve program vesilesiyle Türkiye’de olan bitenlerden de haberdar olduklarını söylediler.

Almanya’nın Düsseldorf şehrinde gerçekleşen Avrupa Uhuvvet buluşmasına katılan konuşmacılar “Muhabbet ve Uhuvvet” ile ilgili konulardaki konuşmalarını bitirirken, buluşmaya katılan bazı ağabeylerle röportaj yapma fırsatı bulduk. “Risale-i Nur’u Gurbete Taşıyanlar” sıfatıyla orada bulunanlar, bu uhuvvet buluşmasında yeni hizmetler için enerji topluyordu.

Programın haberi 14 Mayıs 2017'de Yeni Asya'da yer almıştı. Programda "Bütün insanların kardeşliğe ihtiyacı var” ve “Dinin temelinde sevgi ve muhabbet vardır” gibi mesajlar verilirken Türkiye, Fransa, Hollanda, İsviçre, Avusturya ve Almanya’nın çeşitli yerlerinden gelenler de fiilen bu muhabbet ve sevgiyi göstermek için hali hazırda orada bulunuyordu.

Mehmet Halit Udun / DÜSSELDORF

“Nurcuların bayramı oluyor”

İlk röportajımızı Mehmet Halit Udun ile gerçekleştiriyoruz. Bize 1973’den beri Almanya’da olduğunu söylüyor. Mardinliymiş Mehmet Halit Ağabey. 20 sene çalıştıktan sonra emekli olmuş. Şimdi emekliliğinde hizmetler için koşturuyor. Nasıl tanıştınız diye soruyoruz Risale-i Nurlar ile Mehmet Halit Ağabey’e. “Risale-i Nurlar’ı 1975’te tanıdım. Üstadı duymuştum daha evvel, Almanya’ya gelmeden önce. Burada tanımak nasip oldu” diye anlatıyor. Zaten böyle bir şey arıyormuş. Bir arkadaşının da dershaneye götürmesiyle Risale-i Nurlar ile tanışmış. 1975’ten bu yana da Risale-i Nurlar ile iç içe. Her yıl katılmaya çalıştığı bu uhuvvet buluşması için ne düşündüğünü sorduğumuzda da konuşmaya gelenlerin insanı aydınlattığını söylüyor ve “İnsanları bir araya getiriyor. Elhamdülillah Nurcuların bayramı oluyor” diyor.

Hüseyin Yılmaz / Osnabrück

“Uhuvvet Muhabbet bütün insanlığı kapsamalı”

Bir sonraki görüştüğümüz kişi Hüseyin Yılmaz oldu. Hüseyin Ağabey, “Aslen Denizli’liyim. Takriben 35 yılı aşkın Almanya’da yaşıyorum. Almanya’da üniversitemi bitirdim. Şu anda da 5 yıldan beri doktorum. Almanya’nın kuzeyinde Osnabrück’te çalışıyorum” diyor kendini tanıtırken. Risale-i Nurlar ile tanıştığında Giessen Üniversitesinde tıp okuyormuş. “Yılmaz isimli bir arkadaşımız vesile oldu. O günden bugüne… Başlangıçlarda tabi biraz zor oldu. Anlama bakımından, Risalelerin kendisini açma bakımından olsun… Biraz zorlandık. Elhamdülillah 4-5 yıldan sonra çok şükür içindeyiz. Hizmetimizi kuzeyde devam ettiriyoruz” diye anlatıyor Dr. Hüseyin ağabey Risale-i Nur’lar ile nasıl tanıştığını. Şimdi Kuzeyde Osnabrück şehrinde. Programın konuşmacısı Dr. Martin Kellner ile de Hüseyin Ağabey irtibata geçmiş davet esnasında. İhlas ve samimiyetin önemine dikkat çekiyor. Bu programların da samimiyetle yapıldıkça gerçekleşeceğini söylüyor. “Enaniyet benlik kıskançlık ortaya girdiği vakit bazı aksamalara neden oluyor” diyerek Uhuvvet ve Muhabbetin bütün insanlığı kapsaması gerektiğini ekliyor. “Devamını nasip etsin Allah” diyor bu programlar için.

Abdullah Kuşe / PARİS

“Bize şevk veriyor bir araya gelmek”

Bir kaç ay önceki Paris seyahatimizde tanışmıştık Abdullah Ağabey ile. Risale-i Nurlar için koşturduğuna şahit olmuştuk bir miktar ancak hiç de sormamıştık Risale-i Nurlar’ı nasıl tanıdığını. Ödemiş’te Mehmet Özkan Ağabey aracılığıyla tanışmış bu hizmetlerle. 2 yıl orta okul yıllarında dershanede kalmış. Bugün için de “30 küsur yıldır Fransa’da kalıyorum. Orada hizmetlerle uğraşıyorum” diye ekliyor. İşte Risale-i Nur’u gurbete taşıyan bir ağabeyimiz daha. “2000 yılından bu yana devamlı gidip geliyoruz. İrtibat içindeyiz (Almanya ile.)” Muhabbet ve Uhuvvet buluşması için ne düşündüğünü sorunca da Abdullah Ağabey, “Her yıl geliyorum. En azından Avrupa içerisinde arkadaşlarla tekrar böyle buluşabiliyoruz. Görüşebiliyoruz. Bize şevk veriyor devamlı bu şekilde bir araya gelmek. Avrupa’nın bir çok yerinden geliyorlar arkadaşlar” diyor.

Başta da söylemiştik Fransa, Hollanda, İsviçre, Avusturya ve Almanya’nın bir çok yerinden bir araya geldiler bu program için.

Afyon, Emirdağlı Adalet Aksoy Ağabey ile tanışıyoruz orada ve soruyoruz: “Nasıl tanıştınız Risale-i Nurlar ile?” Adalet Ağabeyin Almanya’ya taşınması 30 seneyi bulmuş ondan önce de Türkiye’de tanışmış Risale-i Nurlar ile. “Türkiye’de eniştem tanıştırdı beni. O Üstadı tanıyormuş. Üstadın Tarihçe-i Hayat’ını alıp gelmişti” diyor Adalet Ağabey ve bu buluşma için de, “Bu tür toplantılar cemaatin kaynaşmasına vesile oluyor. Cemaatin baharda bir bayramı gibi algılıyorum ben. Güzel oluyor. Hizmetler açısından bir şevk oluyor” diyor.

Şendoğan Erdoğdu / AHLEN

“Avrupa’da da yapılması gerekiyor”

Biraz ileriye baktıktan sonra Şendoğan Erdoğdu Ağabeyimizi görüyoruz ve yanına ilerliyoruz. “Memleketim Karadeniz Ereğli. 1976 senesinden beri Almanya’dayım. 1983 senesinin 11’inci ayının 11’inden itibaren de bu hizmetlerle meşgulum” diye tanıtıyor kendisini bize. Risale-i Nurları nasıl tanıdığını sorunca da “Risale-i Nurlar’ı, 1983 yılında Köln medresesinde Fırıncı Abiler, Birinci abilerle tanışarak, Necmettin Şahiner'ler ile birlikte o tarihte tanıdım” diyor. Her sene bu programa katılmaya çalıştığını söylüyor bize. Bir araya gelip irtibatı sürdürmeye çalışıyorlar. Avrupa’da böyle bir programın öneminden bahsederek, “Gerçi her sene bir araya gelip toplantılar yapıyoruz, ama bu Avrupa’da, bütün dünyada yapılan bir olay” diyor ve “Avrupa’da da yapılması gerekiyor” diye ekliyor.

Alaaddin Göneş / AHLEN

“Türkiye’de olanlardan haberdar oluyoruz”

Şendoğan Abiyle görüşmemizi bitirdikten sonra “artık geleneksel hale geldi” diyor Alaaddin Göneş Ağabey. Kendisinden bahsederken de “1967 doğumluyum. 1977 yılından beri Almanya’da bulunmaktayım. Kendim Meslek Yüksek Okulu mezunuyum. Tekniker olarak çalışıyorum ve 3 çocuk babasıyım” diyor. Kütahya’dan geliyormuş. 40 senedir de Almanya’da ikamet ediyormuş. 1977’den bu yana… Risale-i Nurlar’ı nasıl tanıdınız diye sorunca, “Risale-i Nurlar’ı 1987 yılında tanıdım. 20 yaşımdaydım. 30 seneden beri bu hizmetin içerisindeyim. Türkiye’de Risale-i Nur’la hiçbir alâkam olmadı, ama buraya geldiğimde bir kardeşimizin vesilesiyle bu Risaleleri tanımış olduk. Mehmet Özcan kardeşimden Allah razı olsun. O sebep oldu” diyor. Program hakkında konuşunca Alaaddin Ağabey, “Gelen abilerden, Türkiye’de olan bitenlerden haberdar oluyoruz. Bizi son derece bilgilendiriyorlar Risale-i Nur noktasında olsun, siyasî noktada olsun. Böyle geleneksel yapılan toplantıların her zaman olması gerekir” diyor.

RÖPORTAJ: MUSTAFA SAİT ÖNAL

Etiketler: mustafa sait önal
Okunma Sayısı: 1202
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı