"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

''e-oruç'' da tutalım

12 Mayıs 2018, Cumartesi 03:00
RAHMET VE MAĞFİRET AYI RAMAZAN’A YAKLAŞIRKEN, PROF. DR. İLHAN KILIÇ’TAN ÖNEMLİ BİR UYARI GELDİ. KILIÇ, RAMAZAN ORUCUYLA BİRLİKTE, İBADETLERİMİZE ENGEL OLMAMASI İÇİN SOSYAL MEDYA ORUCU TUTULMASINI DA HATIRLATTI.

E-ORUÇ

Diyanet’ten Müslümanların ramazan ayında aynı zamanda “e-oruç” tutarak, sosyal medyada zaman öldürmek yerine aile ve arkadaşlarıyla zaman geçirmesi teklif edildi.

Diyanet İşleri Başkanlığınca yayımlanan aylık dergide, Ramazan orucuyla “e-oruç”un birleştirilmesi önerilerek, internette harcanan vaktin aile ve yakınlarla geçirilmesi tavsiyesinde bulunuldu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Kılıç, Diyanet İşleri Başkanlığı Dinî Yayınlar Genel Müdürlüğünce yayımlanan “Diyanet” dergisindeki “e-Oruç” başlıklı yazısında, teknolojinin hayata yenilikler getirdiğini belirtti. Kılıç, bu gelişmelerin insan hayatına kolaylıklar sağladığı gibi birtakım zorlukları da beraberinde getirdiğine dikkati çekerek, özellikle son yıllarda televizyon, internet ve cep telefonu gibi iletişim alanındaki teknolojilerin sosyal ilişkileri şekillendirdiğini ifade etti. Cep telefonunun internete girme ve oyun oynama gibi birçok amaçla kullanıldığına işaret eden Prof. Dr. Kılıç, hızlı bir şekilde gerçekleşen işlemlerin hayatı kolaylaştırdığını kaydetti.

NASIL OLACAK?   

- Kılıç, teknolojiye karşı gelme ve tamamıyla reddetmenin anlamlı olmadığını da vurgulayarak, “İşte tüm bu kaygı verici gelişmelerin öncelikle farkında olmak ve daha sonra da buna bir tavır almak gerektiğini düşünmekteyiz. Peki bu nasıl mümkün olabilir? Kanaatimce bu e-oruç’la mümkün olabilir.” değerlendirmesinde bulundu. İlhan Kılıç, yazısında “e-oruç”u şöyle tarif etti: “Öncelikle elâlemin yediği yemeği ya da gezdiği yerleri layklamakla zaman geçirmek yerine, yemek yiyemeyenleri düşünmek veya maddî imkânsızlıktan  dolayı gitmesi gereken ya da gitmek istediği yerlere gidemeyenleri dikkate almak. Diğer taraftan yüzlerce ya da binlerce kilometre ötede hayatta hiç tanımadığımız ve görüşmediğimiz bir kişi ile saatlerce vakit geçirmek yerine, her gün karşılaştığımız insanlarla ya da komşumuzun haliyle hemhal olmak. Oynamaktan artık beynimizin uyuştuğu oyunlarda bir üst levele nasıl çıkacağım kaygısından ziyade, halihazırdaki nefsimizin seviyesini nasıl bir üst makama çıkaracağımızı düşünmek. Oyun sitelerinde saatlerce kalarak onlarca insan öldürmek yerine, kendi çocuğumuzla, kardeşimizle ya da komşunun yalnız çocuğuyla oyun oynamak ve ona yaşamı ve yaşatmayı öğretmek.”

 

AA

Okunma Sayısı: 1613
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı