"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Erken seçimin adını anmayalım

04 Eylül 2017, Pazartesi 00:11
Türkiye’nin, erken seçimin adını anmadan 18 ay boyunca hızlanarak koşması gerektiğini belirten TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, toplumsal ve siyasÎ uzlaşmaya ihtiyaç olduğunu söyledi.

TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, yapılan her seçimin, kendi ekonomisini de kendi atmosferini de beraberinde taşıdığını belirtti. Seçim atmosferiyle beraber bir reform atmosferinden bahsetmenin mümkün olmadığını ifade eden Bilecik, “O bakımdan bizim seçimi vaktinde yapıp, hiç olmazsa o döneme kadar biraz hızlanarak koşmamıza ihtiyaç olan bir süreç yaşıyoruz.” dedi. Sözcü’den Sayime Başçı’nın sorularını cevaplayan Bilecik, “Normal şartlarda siyaseti konuşmaktan çok, tamamen siyasetin dışında kalan parçaları tercih ettiklerini kaydetti. TÜSİAD’ın 46 yıllık geçmişinin tamamında böyle olduğunu dile getiren Bilecik, “Bu tip yapılarda, tamamen yarı yarıya bölünen değil daha dominant bir yapı ile seçimler neticelense şüphesiz daha sağlıklı olacağı şeklinde yaklaşılır. Ama buradan şunu söylemiş olalım. Bizim uzlaşma kültürümüz daha yoğunlaşmadı. Bizim bence en çok kaybettiğimiz noktalardan birisi de bu. Bu kültürün biraz daha yoğunlaşması gerekiyor. Yoksa kamuoyundaki insanlar kampın bir tarafında olacağım diye çok yorucu bir yolculuk yapıyorlar. Bugün iş dünyası olarak baktığımızda hak etmediğimiz bir tablo oluşuyor. Artık bizim en azından şu 18 ay başka bir iklim yaratmamız gerekiyor.” diye konuştu.

AB hedefi itici güç

Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyelik hedefi öyküsünün, yapılan reformlarla en itici gücü olduğunu belirten Bilecik, “Burada iki farklı nokta var bence. AB’deki üye ülkelerinin bir kısmının bu üyelik sürecini ötelemeye çalışan bir pozisyonları var. Bu resmin bir tanesi, ama bizim de biraz kendimize de bakıp, acaba demokrasi boyutunda, hukuk devleti boyutunda, son dönemler itibarıyla OHAL uygulamasına dönük olarak da ‘acaba nerelerde eksik yapıyoruz?’ diyebilmemiz lâzım. Altyapı kaynaklarımız yok, ticaretimizi bu anlamda özellikle gelişen ve gelişmiş ülkelerle daha fazla yapma zorunluluğumuz var. Avrupa çok çemberli bir yapıya gidebilir. Para birimi açısından olabilir, birden fazla çemberi olan bu anlamda konfederal bir yapı olabilir. Bu çemberlerden bir tanesinde kendi yerimizi bulabiliriz. Biz Osmanlı’dan bu yana yüzümüzü Batı’ya çevirmiş bir ülkeyiz, toplumuz” dedi.

Okunma Sayısı: 2457
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı